{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F MAHKEMESİ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2019/3285 <br>KARAR NO: 2022/861<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/07/2019<br>NUMARASI: 2018/876 Esas 2019/675 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Kasko Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/06/2022 <br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait, davalı ... Sigorta A.Ş 'ye kasko sigortalı ... plaka sayılı aracın,   02.12.2017 tarihinde ... plakalı araç ile çarpışması sonucunda hasarlandığını, meydana gelen kazadan sonra müvekkilinin davalı sigorta şirketine kazayı ihbar ettiğini ancak davalı sigorta şirketi hasar bedelini tam olarak ödemediğini, davalı sigorta şirketinin 03.01.2018 tarihinde davacıya aracında meydana gelen hasardan dolayı 25.000,00.-TL hasar bedeli ödediğini, davacının aracında meydana gelen hasarın onarımı için ödenen tutardan çok düşük olduğunu, davacı tarafından aracın onarımı için harcanan tutarların faturalı olduğunu, davacı aracında meydana gelen hasar için Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müracaat ettiğini, bağımsız eksper tarafından 55.593,34.-TL KDV dahil tamir onarım masrafı tespit edildiğini, davalı sigorta şirketine 15.01.2018 tarihinde düzenlenen eksper raporu ile müracaat edildiğini ve bakiye hasar onarım bedelinin ödenmesini istendiğini ancak cevap verilmediğini ileri sürerek davalı tarafından ödenmeyen 30.593,34-TL bakiye hasar onarım bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde 30.07.2017-31.07.2018 başlangıç ve bitiş tarihli ... nolu Genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından araç hasarı için davacıya 29.500,00.-TL ödeme yapıldığını, davalı şirketin başkaca bir sorumluluğunun kalmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; ''...Davacı maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle hasar gören aracın tamir onarım masrafı bedelinin  kasko sigorta poliçesi şirketi olan davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş davalı  araç hasarı için davacıya 29.500,00.-TL ödeme yapıldığını, davalı şirketin başkaca bir sorumluluğunun kalmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda araç tamir bedeli olarak 13.676,51.-TL ödenmesinin gerektiğini belirtildiği ve  genişletilmiş kasko sigorta poliçesi hükümleri nazara alındığında 13.676,51-TL alacağın 26.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal  faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,(Davalının  poliçe limitiyle sorumlu olmasına) dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edildiği'' gerekçesiyle; Davacının KISMEN  KABULÜNE,  13.676,51- TL alacağın 26.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal  faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,(Davalının  poliçe limitiyle sorumlu olmasına) Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar verilmiştir. Karara karşı  davacı  vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. <br>İstinaf nedenleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, ancak itirazları karşılanmadan, ek rapor yada başka bilirkişiden rapor alınmadan eksik inceleme ile karar verildiğini,  müvekkili tarafından ödenen tamir fatura bedellerinin dosyaya sunulduğunu, faturaların bilirkişi raporunda değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunda işçilik ve parça fiyatlarının düşük belirlendiğini, ayrıca bilirkişi raporunda parça fiyatlarının  tek tek belirtilmediğinden ve işçilik ücretlerinin hangi kriterlere  göre takdir edildiği belirtilmediğinden hükme esas alınmaya elverişli olmadığını, bilirkişinin görevlendirme amacını aşarak %15 tenzili muafiyet uygulanması gerektiğini belirtmesi  de hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, İstinaf edenin sıfatına, istinafın kapsam ve nedenleriyle sınırlı olmak kaydıyla yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda; Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan bakiye tazminat istemine  ilişkindir. Dosya kapsamından, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinde ... plakalı aracın 10 koltuklu minibüs niteliğinde bir araç olarak tanımlandığı anlaşılmış olup, bu nedenle görev yönünden davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nce  bakılıp sonuçlandırılmasında bir hata görülmemiştir. Ancak, somut olayda yerel mahkemece hükme esas alınan ve davacı tarafça itiraza uğrayan 25.02.2019  tarihli raporda, davacı aracının hasarlı parçaları ve tutarları tek tek belirtilmemiş, hangi verilerden yararlanıldığı, hasarın nasıl tespit edildiği, işçilik ücretinin nasıl belirlendiği net bir şekilde açıklanmamış, hasar gören toplam parça tutarı,  işçilik ücreti ile  ödenmesi gereken bakiye tutara nasıl ulaşıldığı belirtilmeden, 29.12.2017 tarihli ekspertiz raporunun incelendiğinin belirtilmesi ile  yetinilmiş olup, bu nedenle eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir. O halde, yerel mahkemece yapılaca iş; İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü Genel Müdürlüğü gibi kurum ve kuruluşlardan seçilecek, araç hasarı konusunda uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulundan, davaya konu kaza sebebiyle davacı aracında hasar gören parçaların tek tek hasar tarihindeki  değerlerinin ve buna göre araçta oluşan toplam hasar miktarı ile   işçilik ücretinin ( KDV dahil)  davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları, ekspertiz raporu, faturalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek  belirlenmesi için ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık yeni bir rapor alınması, ondan sonra davalının kısmi ödemesi de  nazara alınarak dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, kararın HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçe uyarınca; 1-Davacı vekilinin  istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/07/2019 tarih ve 2018/876 Esas, 2019/675 Karar sayılı kararının HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın belirtilen şekilde işlem ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine  GÖNDERİLMESİNE, 3-Davacıdan tahsil edilen peşin harcın istek halinde kendisine  iadesine, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sonucunda verilecek hükümde dikkate alınmasına, 5-Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda ve HMK.m. 353/1-a hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile  karar verildi.16/06/2022 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"454be09cbba9e6cc","SID":"99c44cf80ebf8445"}}