{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1042 <br>KARAR NO: 2022/771<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/03/2022 (Ek Karar)<br>NUMARASI: 2022/102 Esas-2022/102 Karar<br>İHTİYATİ HACİZ<br>TALEP: İhtiyati Hacze İtiraz <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/06/2022<br>İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına yönelik 30/03/2022 tarihli ek kararın ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>TALEP: İhtiyati haciz talep eden vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile borçlu şirket arasında İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/133 Esas sayılı dosyasıyla görülmüş olan tazminat davası sonucunda mahkemece 21/03/2022 tarihinde müvekkilinin davasının kısmen kabulüne karar verildiğini, müvekkili şirketin mahkeme kararıyla birlikte muaccel hale gelmiş söz konusu alacağı herhangi bir teminata bağlı olmadığını, borçlu şirketin borçlarından kurtulabilmek için şirketin içini boşaltarak kaçma ve mallarını kaçırma hazırlığı içerisinde olduğu öğrenildiğinden borçlu şirketin menkul, gayrimenkul ve 3. kişiler nezdindeki her türlü hak, istihkak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; 28/03/2022 tarihinde  talebin kabulü ile; alacağın %15 oranında teminat karşılığında İİK.nun 257/1 maddesi gereğince  10.598.654,40-TL alacak yönünden borçlunun  taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yeter miktarı  üzerine ihtiyati haciz konulmasına  karar vermiştir.<br>TALEP: İhtiyati hacze itiraz eden vekili İİK 265, maddesi uyarınca ihtiyati hacze itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla  30/03/2022 tarihli dilekçesinde; ihtiyati haciz kararı tesis edilmesinin yargı organları eliyle hakkın kötüye kullanımına davetiye çıkardığını ve istinaf ve icranın geri bırakılması kurumlarının etkisiz bırakılması sonucunu yarattığını, müvekkili şirketin kanunen sahip olduğu hakların mahkemenin ihtiyati haciz kararı ile etkisiz hale getirildiği ve müvekkili şirketin icra baskısı altında kaldığını, ... tarafından yatırılan teminatın müvekkili şirketin zedelenen ticari itibari ve uğradığı maddi manevi zararlar karşısında hiçbir tazmin vasfı taşımadığının aşikar olduğunu, ...'nin  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sasyılı dosyasından ihtiyati haciz kararını infaz etmiş olmakla, karşı tarafa tebligat yapılmasından ve duruşma açılmasından sarfınazar edilerek ihtiyati haiz kararının kaldırılıp ihtiyati haciz tutarı olan 10.598.654,40-TL'yi karşılayacak tutarda müvekkili şirket tarafından sunulacak banka teminat mektubu üzerine kaydırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>EK KARAR: Mahkemece; 30/03/2022 tarihli ek kararı ile takibin ihtiyati haczin yerine  yerine getirilmesinden ibaret olduğu, bu hale göre  İİK'nın 266. maddesi uyarınca  ihtiyati haciz kararı veren mahkeme olarak yetkili oldukları talebin kabulü ve takip dosyasına konu alacağın tüm ferileriyle birlikte tamamının, takip dosyasına depo edilmesi veya aynı miktarda banka teminat mektubu ibraz edilmesi halinde ihtiyati haciz kararının  kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>İTİRAZ: İhtiyati hacze itiraz eden vekili 04/04/2022 tarihli dilekçesinde ;  müvekkili şirket aleyhine verilmiş kesinleşmiş bir karar olmadığını, vadesi gelmiş bir alacaktan söz edilmesinin mümkün olmadığını, ihtiyati haciz kararının haciz baskısı ile müvekkili şirketin yargı yoluna başvuru ve icranın geri bırakılmasını talep etme hakkının ihlal ettiğini, müvekkili şirketin ülkenin en köklü ve itibarlı reklam ajanslarından birisi olup  ...'nin dayanaksız kaçma şüphesi iddiasının, açıkça yalan beyan olduğunu, bu yalan beyanın ...'nin müvekkili şirketi yargı eliyle taciz etme gayesinin bir tezahürü olduğunu, ihtiyati haciz kararında hükmedilen teminatın müvekkili şirketin zararlarını tazmin edebilecek nitelikte olmadığını, hal böyle olmakla ...'nin hem yalan hem de aşkın ve kötü niyetli haciz talepleri ile müvekkili şirketin hem maddi hem de manevi zarara uğramış olup müvekkili şirketin iş hacmi düşünüldüğünde uğradığı ve uğrayacağı zararların %15 teminat ile karşılanamayacağının ortada olduğunu, hükmedilen teminat miktarının en az %50 oranında belirlenmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Talep, davanın kısmen kabulüne ilişkin mahkeme  kısa kararı uyarınca  teminat karşılığı kabul edilen ihtiyati haciz kararının İİK 265 maddesi uyarınca itirazen kaldırılması istemine  ilişkindir. Mahkemece 28/03/2022 tarihli ihtiyati haciz kararı ile ihtiyati haciz talebinin %15 teminat karşılığında  kabulüne karar verilmiş, borçlu vekillinin 30/03/2022 tarihinde  teminat karşılığı ihtiyati haczin kaldırılmanın talep etmesi  üzerine mahkemece aynı tarihte  ek karar ihtiyati haczin teminat karşılığı kaldırılmasına  istinaf yasa yolu açık olarak karar verilmiştir. İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin 04/04/2022 tarihli itiraz  dilekçesi ile ihtiyati hacze itiraz etmesi üzerine mahkemece  08/04/2022 tarihli duruşmada ek karara  karşı yasa yolunun  istinaf olduğu gerekçesiyle borçlu vekilinin  04/04/2022 tarihli dilekçesinin istinaf dilekçesi olarak kabulü ile, gerekli incelemenin yapılabilmesi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine gönderilmesine karar verilmiştir, Bu karara karşı borçlu vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. 2004 sayılı İİK'nun 265/1. maddesinde, borçlunun kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebileceği düzenlenmiştir.İİK.'nın 266. maddesi hükmü uyarınca, davalı borçlunun talebi doğrultusunda teminat karşılığında ihtiyati haczin kaldırılmış olması durumunda, ihtiyati haciz hükümden düşmez; ihtiyati haciz teminat olarak gösterilen malvarlığı değeri üzerinde devam eder. Dolayısıyla somut olayda ihtiyati haciz gösterilen teminat üzerine kaydırılmış olur.  6100 sayılı HMK'nın 341/1. maddesine, ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilineceği şeklindeki açık düzenleme karşısında, ara kararların, istisnalar hariç olmak üzere istinafı mümkün değildir. İlk derece Mahkemesinin teminat İİK 266 maddesi uyarıınca ihtiyati haczin teminata kaydırılmasına ilişkin 30/03/2022 tarihli ek kararı, itiraza tabi olmayan  ara karar niteliğinde olup,İİK 266 maddesi uyarınca verilen kararların istinaf edilebileceğine ilişkin Kanunda  bir düzenleme bulunmamasına göre  talebe konu ek karara  karara karşı  istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı gibi esasında bu karara yönelik istinaf yada itiraz talebi de bulunmadığı görülmüştür. Ancak İİK.'nın 266. maddesi uyarınca, borçlunun talebi doğrultusunda teminat karşılığında ihtiyati haczin kaldırılmış olması durumunda, ihtiyati haciz hükümden düşmez; ihtiyati haciz teminat olarak gösterilen malvarlığı değeri üzerinde devam eder. Dolayısıyla somut olayda ihtiyati haciz gösterilen teminat üzerine kaydırılmış olup devam etmektedir. Buna göre  HMK 341. maddesine göre, yüze karşı verilen bir ihtiyati haciz  kararı bulunmadığından HMK 394. maddesi gereğince ihtiyati haciz  kararına karşı itiraz yolu açık olup, mahkemenin.28/03/2022 tarihli ihtiyati haciz  kararına karşı borçlu vekili tarafından itiraz edilmesi ve duruşma açılmasına rağmen ihtiyate hacze itirazın karara bağlanmaması ve dilekçenin istinaf başvurusu olarak değerlendirilmesi  doğru bulunmamıştır. Bu durumda ilk derece mahkemesince öncelikle itiraz eden vekilinin ihtiyati hacze  itirazının  karara bağlanması ve gerekçeli kararın  taraflara tebliği ile bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması halinde dosyanın istinaf  mahkemesine gönderilmesi gerekmekte olup, açıklanan nedenlerle itiraz eden  vekilinin herhnagi bir istinaf başvurusu bulunmadığından dilekçenin usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 1-İstinaf yoluna başvuran ihtiyati hacze itiraz eden  vekilinin 04/04/2022 tarihli  dilekçesinin HMK'nın 341/1 ve 346/1. maddesi uyarınca REDDİNE, 2-İstinaf yoluna başvuru sırasında alınan istinaf karar harcı ile istinaf başvuru harcının istemi halinde yatırana  iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.16/06/2022</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7c6b297ea48b5658","SID":"fceeeeceae2ebd8c"}}