{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2022/1389 <br>KARAR NO: 2022/1140<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/03/2022<br>NUMARASI: 2022/123 Esas, 2022/181 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 02/06/2022 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili,  davalı ile müvekkili şirketin kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılması için görüşerek ilk önce projenin hazırlanması ve akabinde sözleşmenin tamamlanmasıyla projenin hayata geçirileceği hususunda anlaşmaya varıldığını, devamla müvekkil şirket anılan projenin hayata geçeceği düşüncesiyle emlak vergisi ve kültür varlıkları payı ödemelerini gerçekleştirdiğini, davalının bu anlaşmaya aykırı hareket ederek projeden vazgeçmiş olduğunu, müvekkil şirket tarafından yapılan ödemelerin de bir karşılık bulamadığını, bunun üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nde ... E. numarası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun  takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu,  yapılan arabuluculuk görüşmelerinde de bir sonuç alınamadığını belirterek,  itirazı iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki davanın mutlak ticari davalardan olmadığı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün  25.02.2022 tarihli müzekkere cevabında; davalı ...'ın gerçek kişi  ticari işletme kaydının  bulunamadığı, son sicil kayıtlarına göre ... Ltd. Şti.nin ortağı olduğunun tespit edildiğinin bildirildiği; İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin  03.02.2022 tarihli müzekkere cevabında,  davalı ...'ın esnaf odasına kayıtlı olduğu ancak bu kaydın  09.11.1998 tarihinde  kapatıldığının bildirildiği; Sarıgazi Vergi Dairesi Müdürlüğünün 01.03.2022 tarihli müzekkere cevabında,  Davalı ...'ın  mükellefiyet kaydının bulunmadığı, ... A.Ş. de 06.01.2016  tarihinden itibaren kanuni temsilci olarak  devam ettiği, gayrimenkul sermaye iradı mükellefi olduğunun bildirildiği, davaya konu uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen mutlak ticari dava anlamında bir uyuşmazlık niteliğinde olmadığı gibi, davalının tacir sıfatının bulunmadığı, davalı tarafın  limited şirketin yetkilisi, ortağı olmasının, kira gelirlerinin olmasının davalıya tacir sıfatı kazandırmayacağı, dolayısıyla   nispi ticari dava ölçüleri yönünden de ilgili şartların oluşmadığı, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi mümkün olmayıp 6100 sayılı Hukuk  Muhakemeleri Kanunu'nun 2/2 maddesi gereğince  görüm ve çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varıldığı gerekçeleriyle mahkemenin görevsizliğine, 6100 sayılı HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine, dosyanın İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece davalının birinci sınıf tacir olduğu, bir çok taşınmazının bulunduğu, geçimini bu kiralar üzerinden sağladığının göz ardı edildiğini, davalının dava konusu işi ticari faaliyet kapsamında yaptığının değerlendirmeye dahi alınmadığını, görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın asliye ticaret mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme tarafından davalının tacir olup olmadığı yönünde yapılan araştırma kapsamında yazılan yazılara; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün  25.02.2022 tarihli cevabında, davalı ...'ın gerçek kişi  ticari işletme kaydının  bulunamadığı, son sicil kayıtlarına göre ... Ltd. Şti.nin ortağı olduğunun tespit edildiği; İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin  03.02.2022 tarihli müzekkere cevabında,  davalı ...'ın esnaf odasına kayıtlı olduğu ancak bu kaydın  09.11.1998 tarihinde  kapatıldığının tespit edildiği; Sarıgazi Vergi Dairesi Müdürlüğünün 01.03.2022 tarihli müzekkere cevabında,  Davalı ...'ın  mükellefiyet kaydının bulunmadığı, ... A.Ş. De 06.01.2016  tarihinden itibaren kanuni temsilci olarak  devam ettiği, gayrimenkul sermaye iradı mükellefi olduğunun tespit edildiği bildirilerek cevap verildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu maddede sayılan dava ve işlerin asliye ticaret mahkemelerince incelenerek karara bağlanacağı hükme bağlanmıştır. Davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacı şirket tacir ise de dosya kapsamına göre davalının tacir olmayıp, davanın da TTK'nın 4. maddesinde sayılan dava ve işlerden olmadığı anlaşılmaktadır.  Eser sözleşmelerinden kaynaklanan dava ve işlere asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılacağına dair özel bir düzenleme de bulunmamaktadır. Bu nedenle, davayı görüp sonuçlandırma görevi asliye hukuk mahkemesine ait olduğundan, mahkemece davanın usul yönünden reddi ile dosyanın asliye hukuk mahkemesine  gönderilmesine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur.  Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden; 1-İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/03/2022 tarih ve 2022/123 esas, 2022/181 karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-İstinaf  harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından  vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02/06/2022\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"53c46e6d012be4cc","SID":"1985552d0f883cfe"}}