{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/935 <br>KARAR NO: 2022/695<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/04/2022<br>NUMARASI: 2022/327 Esas-2022/385  Karar<br>DAVA: Tazminat <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/06/2022<br>İlk derece mahkemesince verilen davanın usulden reddine yönelik hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine  dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ... Anonim Şirketi'nin ortağı olduğunu, 30.10.2013 tarihinde yapılan genel kurul toplantısı ile ... Tic. A.Ş.'nin yönetim kurulu üyeliğine ve yönetim kurulu başkan vekilliğine, davalı ... Tic. A.Ş. müvekkilinin muhalefetine rağmen oy çokluğu ile seçildiğini, Yönetim kurulunda ... adına ...'ın hareket ettiğini, Yönetim kurulu üyeliğine getirilen ... Tic. A.Ş. de aynı sektörde faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, ... markalarını kullanarak üretim yaptığını, bu sebeple derbi olarak bilinen ayakkabı ve türevi yapıştırıcılarının üretiminden asıl karın davalı ... tarafından elde edildiğini, markanın ve üretim hakkının sahibi olan ... ortakları bu üretimden sembolik bir gelir elde ettiğini, bu şekilde yönetim kurulu üyelerinin fiilleriyle ... ortaklarının zarara uğradığını, davalıların, kendi menfaatlerini şirketin menfaatlerinin önüne koyarak sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandıklarını, davalıların, rekabet yasağı kuralını ihlal ettiklerini beyan ederek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile, öncelikle dava dışı ... Tic. A.ş'ye kayyım atanmasına, şimdilik 1.000-TL'nin ticari avans faizi ile davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>CEVAP: Davalılara dava dilekçesinin tebliğ edilmediği görülmüştür. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; 7155 Sayılı Kanun ile 6102 TTK.'nın 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/a maddesi uyarınca bu kanunun 4. maddesinde belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın alacak ve tazminatları hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmuş olmasının dava şartı olduğu, belirtilen kanunun 23. maddesi ile 6325 Sayılı Kanunun eklenen 18a/2. madde de ise arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması durumunda bir işlem yapılmaksızın usulden reddine karar verilir düzenlemesi bulunduğu, davanın 06/04/2022 tarihinde harcı ödenerek açıldığı, davanın açıldığı tarih itibari ile arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olmasına rağmen davacı tarafça belirtilen yükümlülüğünün yerine getirilmeden davanın açılmış olduğu gerekçesiyle davacı tarafça açılan davanın arabulucuk dava şartının yokluğu nedeni ile HMK.'nın 114/2. ve 7155 Sayılı Kanunun 20. ve 23. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf yoluna başvuran davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; UYAP sistemi üzerinden açılan davalarda, dava şartı olarak arabuluculuk görüşmelerinin zorunlu olduğu hallerde UYAP sistemi arabulucu dosya numarasının sisteme girilmesini zorunlu tuttuğunu, yani ticari davalarda arabulucu dosya bilgilerinin sisteme girilmemesi halinde davanın açılamadığını, müvekkilinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi'nin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava; yöneticilerin eylem ve işlemlerinden zarar gören davacı ortak tarafından  açılan sorumluluk davasıdır. Mahkemece  davanın   arabulucuya  başvurma  dava şartı  yokluğu nedeniyle usulden reddine ve  karar verilmiş, bu karara karşı  davacı  vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava  açılırken  davac vekilinin dava dilekçesi   eki olarak arabuluculuk son tutanağının suretini  sunduğu görülmüştür. İstinafa gelen uyuşmazlık, arabuluculuk tutanağı aslının dosyaya sunulmasının gerekip gerekmediği noktasındadır. 7155 sayılı Yasanın 20. maddesi ile 6100 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesinde; konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki  ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olarak düzenmiştir. 7155 sayılı Yasanın 23. maddesi ile 6325 Sayılı Kanuna eklenen 18/A maddesinde ise; davacının, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceği, ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Somut olayda; mahkemece davacıya  arabuluculuk son tutanağının aslı ya da arabulucu tarafından onaylanmış suretinin sunulması için usulüne uygun  kesin süre verilmeden  davanın reddine  karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından, arabuluculuk son tutanağının suretinin dava dilekçesi ekinde dosya sunulduğundan verilecek kesin süreye rağmen arabuluculuk tutanağı dosyaya sunulmasa dahi  arabuluculuk belgeleri ve son tutanağına UYAP sisteminde kayıtlı asıllarına erişilebilecek olmasına göre mahkemece  yargılamaya devam olunarak taraf delilleri toplanıp davanın esasının incelenmesi gerekirken, 7155 sayılı Yasanın 23. maddesi ile 6325 Sayılı Kanuna eklenen 18/A maddesinde düzenlenen yasal zorunluluğa  rağmen davacı vekiline usulüne uygun kesin süre de verilmeden yazılı gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi  doğru bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunu kabulü ile derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-4 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)g. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 02/06/2022</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f975a5575f7d8fed","SID":"8b4a3f0060a19196"}}