{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t<br>ESAS NO\t: 2022/185 Esas <br>KARAR NO: 2022/358<br>DAVA\t: Yönetim Kurulu Kararının İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 14/03/2022<br>KARAR TARİHİ: 12/05/2022<br>Mahkememizde görülmekte olan Yönetim Kurulu Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREKÇE\t: Davacı vekili, dava dilekçesiyle, müvekkilinin davalı şirketin iki hissedarından biri olduğunu, davalı----- da diğer hissedar olduğunu; davalı hissedarın şirketin son yöneticisi olduğunu ancak görev süresinin sona erdiğini, yeniden yönetici seçilmediğinden dolayı da şirketin yöneticisiz kaldığını bildirmiş; buna rağmen şirket yönetiminin ---- tarihinde karar aldığını belirterek bu kararın TTK 391 madde gereğince batıl ve yok hükmünde olduğunun tespitiyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Dava mahkememiz esasına kaydedilmiş, dilekçelerin teatisi işlemine başlanmış iken, taraf vekillerinin mahkememize verdiği dilekçeler ile davacı hissedarın davalı hissedara tüm hissesini devrettiği, böylece davacının hissesinin kalmadığı; hal böyle olunca, davacının, davacı sıfatının da kalmadığı anlaşılmıştır. <br>Her ne kadar taraflar \" davacı ve davalı sıfatı birleşti, davadan feragat ettik ( davacı taraf ) dava konusuz kaldı \" gibi beyanlarda bulunmuşlar ise de; <br>Dava esnasında mevcut olan davacı sıfatının hisse devriyle birlikte sona erdiği; bilindiği üzere, dava açılırken gerekli olan davacı sıfatının yargılama boyunca da korunması gerektiği; hissesini devreden davacının, davacı sıfatını koruyamadığı; hisse devrinden sonra şirkette bir hakkı kalmadığı için ortada feragat edebileceği bir hakkının da bulunmadığı; dolayısıyla davadan feragatin imkansız olduğu, bu yüzden feragat beyanına itibar edilemediği; davanın konusuz kalma halinin ise, davacı ve davalı sıfatı devam ederken söz konusu olabileceği; davacının, davacı sıfatı kalmadığından dolayı davanın konusuz kalmasından da bahsedilemeyeceği nazara alınarak, mahkememizce sıfat yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmiş; hal böyle olunca dava açıp da davacı sıfatını muhafaza edemeyen davacı üzerinde yargılama giderleri bırakılıp davalı lehine de bu nedenle vekalet ücreti taktir edilmesi gerekiyor ise de; davalı vekilinin de masraf ve vekalet ücreti istemediğine dair beyanı nazara alınarak herhangi bir vekalet ücretine hükmedilmeksizin aşağıdaki karar tesis olunmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; <br>İş bu dosyada davacı tarafın dava açıldıktan sonra davacı sıfatı kalmadığından davanın REDDİNE,<br>Dava maktu harca tabi olup, maktu harçta karşılandığından yeniden harç alınmasına mahal olmadığına, <br>Yargılama giderlerinin yapanlar üzerinde bırakılmasına, karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının davacıya iadesine, <br>Davalı vekili vekalet ücreti talep etmediğini bildirdiğinden lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliğiyle verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.12/05/2022</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aa7f4641ab867f9c","SID":"2e6b0e88edb5c2b4"}}