{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/668 <br>KARAR NO: 2022/566<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/12/2021<br>NUMARASI: 2021/32 Esas - 2021/1391  Karar<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ: 12/02/2020<br>BİRLEŞEN: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ   2021/117 Esas- 2021/560 Karar   SAYILI DOSYASI<br>DAVA: Şirketin İhyası\t  <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/04/2022<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün Davalı Tasfiye Memuru ... tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA:Asıl ve birleşen dava da davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı borçlu şirketin ... abone no ... sicil no ile müvekkili idarede su abone  kaydı bulunduğunu, 2007/8,2007/11,2007/12,2008/3 dönemlerine ait tahakkuk edilen su borcu  ödenmediğinden davalı şirket hakkında 15.582,22 TL borç tahakkuk ettirildiğini, davalı borçlu şirket hakkında Gebze ...İcra Müdürlüğünün ... Esas numara ile  yapılan icra takibine 26/09/2012 tarihinde itiraz ettiğini ve işbu icra takibinin durdurulduğunu, müvekkili idarece mahkememize açılan ... Esas sayılı itirazın iptali  davasında yapılan yargılama neticesinde müvekkili idarenin lehine karar verildiğini, ancak İstanbul BAM 2019/199 Esas, 2019/1907  Karar sayılı kararında yapılan değerlendirmede  davalı şirketin 2003 yılında unvan değişikliği yaptığı,  2008 yılında ise tasfiye edildiği, bilançonun onaylanıp ibra edildiği ve tasfiye ile şirketin kapatıldığı bu durumun dava şartlarından olan husumete aykırı olduğunun belirtildiğini, Mahkememizin  derdest olan 2020/64 Esas sayılı davalarının devamı için  ve belirtilen istinaf kararı gereği davalı şirketin ticaret sicilden yeniden tescilinin tasfiye amaçlı ihya edilmesi bu durum ile davalı şirketin pasif husumet ehliyetinin  canlandırılarak tüzel kişiliğinin kazandırılması gerektiğini beyanla davalarının kabulü ile davalı şirketin tasfiye sürecinin (Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/477 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere)  iptali ve şirketin ihyasına karar verilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece  şirketin tasfiyesinin kapandığı ancak davacının davaya konu şirket hakkında açtığı Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/64 (öncesi 2017/477. )  Esas sayılı itirazın iptali davasının  derdest olduğu , bu nedenle TTK 547 maddesi uyarınca  devam eden dava yönünden geçerli olmak üzere, bu dava sonuçlanıp kesinleşme ve infazına kadar geçerli olmak üzere şirketin  ihyasına, ticaret siciline tesciline, bu işlemleri yürütmek üzere son tasfiye memuru ... münferiden tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın ticaret sicilinde tescil ve ilanına  karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı Tasfiye Memuru ... istinaf dilekçesinde özetle; şirketin tasfiye sürecine girerek “Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi” unvanı altında tasfiye edilmiş olup,  Tasfiye sürecinde ilanlar yapılmış ve alacaklıların başvurularının istendiğini, bu süreçte Davacı İzmit Su Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünden Va Davacı Kocaeli Büyükşehir Belediye Su Ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müd. den, 15,582.22 TL alacak talebinde bulunulmadığını, Şirketin yasal kurallara uyularak tasfiye edildiğini, şirketin kapatma tarihinin 2008 yılı olduğunu,  Gebzede açılan itirazın Iptali davası, Tasfiyeden sonra açılmış olup Kararı kaldırılmasına Karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Asıl ve birleşen dava  TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın  kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru  tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. TTK'nın 547. maddesi gereğince \" (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde \" şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir\" hükümleri   düzenlenmiştir. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran   fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda   bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına  olacaktır. Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp,tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına  imkan sağlayarak   tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir. Somut olayda ihyası talep edilen ... Ltd.Şti'nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı iken  tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru davalının, 23/09/2008  tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği, davacı tarafından ihyası istenen şirket  hakkında başlatığı takibe itiraz üzerine açılan  Gebze  Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/64 (öncesi 2017/477. )  Esas sayılı itirazın iptali davasının  derdest olduğu , bu hale göre anılan dava dosyası  nedeniyle  şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki  hukuki yararı bulunduğu ve terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmakla  davalı tasfiye memuru vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve  şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde  ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Buna göre mahkemece asıl ve birleşin davanın kabulü ile derdest davadaki işlemlere hasren davaya konu şirketin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde ve  tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan  tasfiye memurunun  HMK 326 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olması ve  yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmamasına göre yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı tasfiye memurunun  istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli istinaf karar harcı başlangıçta peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca  kararın taraflara tebliğinden itibaren  iki hafta içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ YASA  YOLU açık olmak üzere oybirliği ile  karar verildi. 28/04/2022</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"187f4482a463a439","SID":"e59fb4d5968c1cc0"}}