{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2022/558 Esas 2022/463  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2022/558<br>KARAR NO\t\t: 2022/463<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 02/02/2022<br>NUMARASI\t\t:  2022/48 Esas (Ara Karar)<br>İHTİYATİ TEDBİR <br>TALEP EDEN DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:  <br>ALEYHİNE TEDBİR <br>TALEP EDİLEN <br>DAVALI\t:<br>DAVA\t: Genel Kurul Kararının İptali <br>TALEP\t: İhtiyati Tedbir <br>TALEP TARİHİ\t: 24/01/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 11/04/2022<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 11/04/2022<br><br>\tTaraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. <br>\tTALEP<br>\tDavacı vekili dava ve talep dilekçesinde özetle; davalı şirkette kaç pay olduğu, bu paylara kimlerin sahip olduğu, müvekkilinin kaç adet paya sahip bulunduğu ve bu payların itibari değerinin ne olduğu ile TTK'nın 434.maddesine uygun olarak hangi nisapta oy kullanabileceği gibi hususların tespit edilmesine, 24/12/2021 tarihli davalı şirketin genel kurul toplantısı ile bu toplantıda alınan kararların açıkça hukuka aykırı olması sebebiyle iptaline ve davalı şirketin gayrimenkullerinin satımının engellenmesi amacıyla gayrimenkuller üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; 02/02/2022 tarihli ara kararı ile davacının HMK'nun 389 ve devamı maddelerine dayalı olarak mevcut yöneticilerin şirkete ait taşınmazların satımını tedbiren önlenmesini talep ettiği, HMK'nun 389 ve devamı maddelerine dayalı tedbir talebinin kabulüne karar verilebilmesi için iddianın yaklaşık olarak da ispat edilmesi gerekeceği, davacının sunduğu delil ve belgeler ile açtığı davada iddiasını yaklaşık olarak ispat etmesi gerekirken sunmuş olduğu genel kurul kararları sicil gazetesi suretleri göz önünde bulundurulduğunda davacının belirtilen iddialarını yaklaşık olarak ispat ettiği kabul olunamayacağından davacı vekili tarafından açılan genel kurul kararının iptali davasında talep edilen şirkete ait gayrimenkullerin yöneticiler tarafından satımının engellenmesi amacıyla tüm taşınmazların kaydına ihtiyati tedbir konması talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br>\tDava  dilekçesinde belirtilen miktarların ispatı için Ankara Ticaret Odası tarafından TTK'nın 36.maddesine uygun olarak ilan edilen gazete suretleri ile şirketin tescilinin şirket genel kurul kararlarının örneklerinin dosyaya kazandırıldığını, bu kayıtlar incelendiğinde gerçekten şirket kayıtlarında bilerek veya bilmeyerek usulsüzlükler yapıldığını, 24/12/2021 tarihli genel kurul kararı incelendiğinde ise şirketin pay ve adetlerinin bile doğru gösterilmediğini, hisse dağılımlarına göre oy çokluğu ile karar alınmadığı halde oy çokluğu ile karar alındığının belirtildiğinin açık bir şekilde ortada olduğunu, şirket genel kurulunun usulsüz bir şekilde toplandığını, davacının toplam payının şirket paylarının %50'si olduğu halde oy çokluğu ile karar alındığını ve ... ile ...'ın kendilerini şirket yöneticisi olarak atamış olmalarının kanıtlanmasının nasıl mümkün olacağının izahı gerektiğini, bu nedenle tedbir talebinin kabulü yerine yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesine karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. <br>\tHMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, <br>\tHMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.<br>\t6102 sayılı TTK'nın kararın yürütülmesinin geri bırakılması başlıklı 449.  maddesinde; genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği, bu hükme göre yapılacak değerlendirmede HMK'nın 389/1 maddesindeki;  mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, yaklaşık ispat koşulu da gözetilerek uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği kıstası göze alınacaktır. Öte yandan kanun koyucu şirketler hukukunda genel kurul kararlarına karşı ayrı bir prosedür öngörmekle (TTK'nun 449. maddesi) tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilirken şirketler hukukunun kendisine özgü yapısının gözetilmesi gerektiğine işaret etmektedir.<br>\tİhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. <br>\tİhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. <br>\tSomut olayda, davalı şirketin ortağı olan davacı yanca davalı şirketin diğer ortakları olan ... ile ...'ın 24/12/2021 tarihli genel kurulda usulsüz olarak şirket yönetim kuruluna seçildiğinden 24/12/2021 tarihli genel kurulda alınan kararların iptali ile şirketin gayrimenkullerinin satımının tedbiren durdurulması talep edilmiştir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nun 389.maddesi gereğince dosyadaki bilgi belgelere göre açılan davanın mahiyeti de gözetildiğinde ihtiyati tedbirin şartları oluşmadığından davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik  ilk derece mahkemesinin ara kararı usul ve yasaya uygundur. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-İhtiyati tedbir talep eden davacıdan alınması gerekli olan 80,70 TL harçtan peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, \t\t\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi.11/04/2022<br><br><br><br><br>Başkan- ...             Üye - ...                     Üye - ...\t                 Zabıt Katibi -...<br><br><br>    Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"23daf59e625825cb","SID":"87950211d961a4e9"}}