{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br>...<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK<br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/10/2021<br>NUMARASI\t\t:....<br><br>DAVANIN KONUSU\t:  YİDK Kararının İptali <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/10/2021 tarih ve 2019/116 E. - 2021/357 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin “...” <br>ibareli  marka başvurusuna, dava dışı  ... <br>... isimli şirketin itiraz ettiğini, bu itirazın ... Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, anılan şirketin daha önce ileri sürmediği gerekçelerle bu karara karşı yaptığı itirazının dava konusu YİDK kararıyla kabul edilerek başvurunun reddine karar verildiğini, oysa ... arasında benzerlik bulunmadığını,  davalı Şirketin, başvuruya itiraz eden yabancı şirketin Türkiye'de bulunan merkez şirketi olduğunu, davalı Şirkete husumet  yöneltilmesinin sebebinin usul ekonomisinin gereği olduğunu ileri sürerek YİDK'ın 2018-M-11914 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.<br><br>Davalı ... vekili, husumetin marka başvurusuna itiraz eden  ... <br>... işimli şirkete yöneltilmesi gerektiğini, davalı Şirketin anılan şirketten farklı tüzel kişiliği bulunduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markaların benzer olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br>Davalı Şirket vekili, dava konusu başvuruya müvekkili tarafından itiraz edilmediğinden müvekkiline husumet yöneltilemeyceğini, ayrıca dava konusu başvuru ile redde menset marka arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava dışı mesnet markaların sahibi olan itiraz sahibi firma\" ... ... ...\" açısından  zorunlu dava arkadaşlığı şartının yerine getirilmesi konusunda davacıya ihtar yapıldığı, buna rağmen davacı tarafça dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemenin 16/06/2021 ara kararı gereği 05/07/2021 dilekçe ile  dava konusu başvuruya itiraz eden ve redde menset marka sahibi şirketin davaya dahil edilmesinin talep edildiğini, bu dilekçenin mahkemece yeterli görülmemesinin açıkca  hukuka aykırılık oluşturduğunu, aksinin kabulünde de HMK'nın 24/2 maddesi gereğince kimsenin dava açmaya zorlanamayacağını, dolayısıyla mahkemenin başka bir dava açmak için ihtarat yapıp kesin süre vermesinin hukuka aykırı bulunduğunu, diğer taraftan davanın esası yönünden haklı olduklarının bilirkişi raporu ile sabit olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br> <br>GEREKÇE\t: Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali <br>istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, marka başvurusunun, itiraz üzerine 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi gereğince  reddine dair YİDK kararının iptali istemiyle açılan işbu davada; davalı Kurum ile marka başvurusuna itiraz eden ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu, Yargıtay 11. HD.'nin 09/12/2019 tarih ve 2019/995 E.- 2019/7953 K sayılı ilamında da aynı tespitlere yer verildiği, mahkemece verilen kesin süreye rağmen husumet eksikliği giderilmediğinden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi ilke olarak dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen bir kişinin <br> sonradan herhangi bir şekilde dahili davalı veya benzeri tanımlamalarla davaya katılmalarının usulen mümkün olmadığı anlaşılmakla  davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gereken 80,70.TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, istinaf başvurusunda peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 14/04/2022 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/05/2022  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"49e39b672bfe0cc5","SID":"d8dc2c4c0c374e4b"}}