{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2019/4332 <br>KARAR NO: 2022/362<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/05/2019<br>NUMARASI: 2018/88 (E) 2019/530 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 01/03/2022<br>Taraflar arasında görülen davada verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; re’sen dikkate alınabilecek hususlar ayrık olmak üzere istinaf talep ve gerekçeleri ile tarafların ilk derece mahkemesinde ileri sürdükleri iddia ve savunmalar esas alınmak sureti ile  dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalı sigorta şirketi tarafından trafik sigortasıyla teminat altına alınan ... plakalı aracın, müvekkili ...’a ait ... plakalı araca, 26/02/2017 tarihinde, tam kusurlu bir şekilde çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini belirterek şimdilik 4.250.00 TL hasar bedeli ile 250,00 TL değer kaybı bedelinin 08/07/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talebinde bulunmuştur. Davalı vekili, aracın kilometresinin yüksek olması nedeniyle hasarlanan araçta değer kaybı oluşmayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davanın kabulü ile 25.069,51 TL hasar tazminatı, 250,00 TL değer kaybının temerrüt tarihi olan 28/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili, davaya konu hasar dosyasında 04/04/2017 tarihinde 13.768,00 TL hasar ödemesi yapıldığını, ancak bilirkişi raporunda bu ödemenin hesaplanan tutardan düşülmediğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf aşamasında ödeme itirazında bulunmuş ise de, ne yargılama aşamasında ne de dava öncesinde sigortaya yapılan müracaat sonrasında gerçekleşen temerrüt aşamasında buna ilişkin bir savunmada bulunmadığı gibi ibraz edilen ödeme dekontunda ödeme yapılan kişinin, hasarlanan aracın maliki olan davacıdan bir başka kişi olduğu görülmektedir.  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 357. maddesi gereğince, bölge adliye mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenilmez, yeni delillere dayanılamaz. Başka bir ifadeyle, yargılama sırasında ileri sürülmeyen bir hususun istinaf  aşamasında ileri sürülmesi mümkün değildir. Davalı vekilinin başkaca istinaf itirazı bulunmadığına ve kararda da kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hususa rastlanılmadığına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-6100 sayılı  Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1. maddesi  hükmü  uyarınca davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf  başvurusunun esastan reddine, 2-Alınması gereken 1.759,58 TL istinaf karar harcından peşin alınan 432,39 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.327,19 TL istinaf karar harcının davalı sigorta şirketinden tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin  kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider ve delil avansının  karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda dava değeri (25.319,51 TL) göz önünde bulundurulmak sureti ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a maddesi gereğince her iki taraf yönünden kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 01/03/2022</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a68d14200877bba6","SID":"196e09b1497d80d2"}}