{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t<br>ESAS NO\t: 2021/1060 <br>KARAR NO\t: 2021/1228<br><br>DAVA\t: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))<br>DAVA TARİHİ\t: 14/12/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 22/12/2021<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10/01/2022<br>Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından alacaklı kısmı boş olarak düzenlenmiş 22.07.2021 tarihli 300.000 TL bedelli senedin kaybolduğunu, dava konusu senet hakkında öncelikle ödeme yasağı mahiyetinde tedbir kararı ve senedin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle TTK 651 .maddesi uyarınca   zayi nedeniyle senet  iptali isteğine ilişkindir.<br>TTK 651 . Maddesi uyarınca  hamil  senedi   zayi edilmesi halinde   iptal davası açabilecek ve aynı yasanın  652 maddesine göre  iptal karar ile hamil hakkını senet  olmadan ileri sürebilecek ya da borçludan yeni bir senet tanzim edilmesini isteyebilecektir.<br>\tSenet  iptali davası sonucunda verilen karar borçluya ibraz ile borçludan senet  bedelinin tahsili imkanını sağlamaktır.  Bu davayı açma hakkı hamile aittir. TTK 648.maddesi uyarınca devir için çiro ve zilyetliğin geçirilmesi yeterli olup,son cironunun  tam ciro olması da zorunlu değildir.<br>\t\"...Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, zayi nedeniyle iptal davasının hamilin senetten kaynaklanan haklarını korumasına ve haklarını temin etmesine yönelik olduğu,  ilgili maddeden tahsil ettiği seneti kaybeden hamilin bu dava açacağı anlamı çıkmadığı, dava hasımsız dava niteliğinde olduğundan, 3. kişiler açısından kesin hüküm doğurmadığından, mahkemece iptal kararı verilse dahi yasal çerçevede seneti elinde bulunduran kişi keşideci, lehtar veya kendisinden önceki cirantalara müracaat edebileceği, alınan iptal kararının senetten kaynaklanan meşru hamilin haklarını sona erdirmeyeceği, ayrıca iptal kararı verilmemiş olması da, davacıyı ileride gerçekleşmesi muhtemel haksız takipte menfi tespit davası açmasına engel olmayacağı, yasa koyucunun iptal davasına gerek duymasının en önemli nedeninin iptal kararı sonrası hakkın hamil tarafından senetsiz tahsilini veya yeni bir senet düzenlenmesini sağlamak olduğu ve iyi niyetle, iptal kararı getiren hamile ödeme yapan borçluyu, seneti ele geçiren üçüncü kişilere karşı senetten kaynaklanan borç nedeniyle sorumluluktan kurtarmak olduğu, davacının dava açmasında hukuki yararı bulunmadığı, davacının ileride karşılaşabileceği ihtimali dava ve takiplerin, bu davayı açmasında hukuki yarar olarak görülemeyeceği gerekçesiyle davacının bedelsiz kaldığını kabul ettiği senedin iptali için TTK'nın 757 vd. maddeleri gereğince iptal davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı  vekili temyiz etmiştir.  Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA..\" T.C. Yargıtay .... Hukuk Dairesi, ....Esas,  ... Karar.<br>Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; davacı keşideci her ne kadar zayi nedeni ile senedin iptalini talep etmiş ise de TTK 651 . Maddesi uyarınca  hamil  senedi   zayi edilmesi halinde   iptal davası açabilecek ve aynı yasanın  652 maddesine göre  iptal karar ile hamil hakkını senet  olmadan ileri sürebilecek ya da borçludan yeni bir senet tanzim edilmesini isteyebileceğinden  T.C. Yargıtay ... Hukuk Dairesi, ...Esas, ... Karar sayılı ilamında da açıklandığı gibi dava hasımsız dava niteliğinde olduğundan, 3. kişiler açısından kesin hüküm doğurmadığından, mahkemece iptal kararı verilse dahi yasal çerçevede seneti elinde bulunduran kişi keşideci, lehtar veya kendisinden önceki cirantalara müracaat edebileceği, alınan iptal kararının senetten kaynaklanan meşru hamilin haklarını sona erdirmeyeceği, ayrıca iptal kararı verilmemiş olması da, davacıyı ileride gerçekleşmesi muhtemel haksız takipte menfi tespit davası açmasına engel olmayacağı, yasa koyucunun iptal davasına gerek duymasının en önemli nedeninin iptal kararı sonrası hakkın hamil tarafından senetsiz tahsilini veya yeni bir senet düzenlenmesini sağlamak olduğu ve iyi niyetle, iptal kararı getiren hamile ödeme yapan borçluyu, seneti ele geçiren üçüncü kişilere karşı senetten kaynaklanan borç nedeniyle sorumluluktan kurtarmak olduğu, davacının dava açmasında hukuki yararı bulunmadığı, davacının ileride karşılaşabileceği ihtimali dava ve takiplerin, bu davayı açmasında hukuki yarar olmadığından talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>Açılan Davanın HMK'nun 114/1-(h) ve 115/2 maddeleri uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava şartı noksanlığından  USULDEN REDDİNE, <br>1-Peşin harcın mahsubu ile bakiye harç tayinine yer olmadığına, <br>2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>3-Karar kesinleştiğinde davacı tarafından yatırılan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine<br>Dair davacının yokluğunda HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/12/2021<br><br>Katip ...<br>  E-imza<br> <br> <br>Hakim ...<br> E-imza <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e09d5de3d59bfdc5","SID":"a924e8b0f3c39d3c"}}