{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 07/12/2021<br>DAVANIN KONUSU: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 29/03/2022<br><br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Başkanın inceleme raporu okundu.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>Dava tazminat isteminden ibarettidr.<br>Dava, Kaş  Asliye Hukuk Mahkemesinde ( Ticaret Mahkemesi sıfatı ile) açılmış, anılan mahkemenin  27/10/2021 gün ve .... E. ....K. sayılı kararı ile Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 07/07/2021 tarihli 608 sayılı kararı kapsamında \"Mahkememizin Ticaret Mahkemesi sıfatının kalmaması nedeniyle Mahkememizin görevsizliğine, dosyanın yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Antalya Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi  07/12/2021 tarih ve  .... Esas -  .... Karar sayılı karar ile  davanın açıldığı tarih itibari ile görevsizlik kararı verilemeyeceğini gerekçe yaparak görevsizlik kararı vermiş ve iş bu karar davacı vekilince, davanın ticari mahiyeti nazara alınarak Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle istinaf edilmiştir.<br>Öncelikle;  davaya Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile bakan Asliye Hukuk Mahkemeleri ile  Asliye Ticaret Mahkemeleri arasında bir görev uyuşmazlığı bulunmadığı; zira Asliye Hukuk Mahkemesinin kararının teknik anlamda ve HMK daki dava şartı olarak düzenlenmiş görevsizlik kararı niteliğinde olmadığı, karar niteliğinin “ devir”  “ gönderme” niteliğinde bulunduğu kabul edilmelidir.<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1'inci maddesi uyarınca mahkemelerin görevi ancak yasa ile belirlenebilir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir.<br>Anayasa'nın 37'nci maddesinde \"Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.\" denilerek görev ve kesin yetki kurallarının gücü, tabii hakim ilkesi olarak ifade edilen evrensel bir ilkenin anayasa hükmü haline getirilmesi suretiyle ortaya konmuştur. Tabii hakim ilkesi gereği yargılanacak olan uyuşmazlığın gerçekleşmesinden önce, yürürlükte bulunan yasalar aracılığıyla görevi, yetkisi ve işleyişi belirlenmiş olan mahkemede görülmesi gereklidir.<br>Dava açmanın maddi hukuk ve yargılama hukuku bakımından birtakım sonuçları vardır. Dava açmanın yargılama hukukuna ilişkin en önemli sonuçlarından biri davanın açılması anında görevli ve yetkili olan mahkemenin artık sabit hale gelmesidir (perpetuatio fori). Bu ilkeye göre sonradan ortaya çıkan değişiklikler görevi ve yetkiyi etkilemez. Bu çerçevede ortaya çıkan ikinci önemli sonuç da mahkemenin davayı inceleme zorunluluğunun doğmasıdır. Nitekim yasa değişikliklerinde dahi ayrı ve açık bir geçiş hükmü yoksa mahkemeler görevsizlik kararı vererek ellerinde derdest bulunan dosyaları yeni kurulan mahkemeye gönderemezler; bunlara bakıp sonuçlandırmak zorundadırlar. <br>6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'nun 4/1-a ve 7/2-f düzenlemelerine göre Adalet Bakanlığının bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlamak, Kurul Genel Kurulunun görevleri arasındadır. <br>Ancak yargı çevresi bir mahkemenin hangi coğrafi alandaki davalara bakacağıyla ilgili olup, bir görev kuralı niteliğinde değildir. Bu karar ancak bundan sonra o yerde görülecek davaların yargılamasını yapacak mahkemeyi belirlemek maksatlıdır.<br>Nitekim karar 07.07.2021 günü alınmış, ancak yürürlük tarihi 01.09.2021 olarak belirlenmiştir. Kurul'un yargı çevresi belirlemeye ilişkin kararı, sadece bu kararın yürürlük tarihinden sonra açılacak davaları ilgilendirir. Aksi fikrin kabulü halinde Kurul'un tabii hakim ilkesini çiğneyerek derdest davaları dilediği mahkemede inceletme yetkisinin bulunduğu yolunda, Anayasa'ya aykırı bir sonuca varılacaktır.<br>Açıklanan bu gerekçe ile ; ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararı yerinde olup, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM  :Yukarıda açıklanan gerekçe ile <br>1 -Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE <br>2- İstinaf eden  davacı  taraftan alınması gereken  80,70  TL karar ve ilam harcından peşin alınan  59,30    TL harcın mahsubu ile bakiye 21,40  TL harcın  davacıdan alınıp HAZİNEYE GELİR KAYDINA  ,buna ilişkin harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince yazılmasına <br>3- İstinaf eden davacı  tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA <br>4- İstinaf incelemesi duruşmasız olarak yapılmış olmakla ücreti vekalet tayin ve takdirine YER OLMADIĞINA <br>5- İstinaf incelemesi için yatırılan ve artan istinaf gider avansının yatıranına İlk derece mahkemesince  İADE EDİLMESİNE <br>Dair; dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucu HMK'nun  362/1-c  maddesi gereğince KESİN  olmak üzere    29/03/2022  tarihinde ve oy birliğiyle karar verildi.<br> <br><br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8ac20faf99ecf6d4","SID":"ed8b8da6e1516259"}}