{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ARA KARAR TARİHİ: 23/09/2021<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 11/03/2022<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Başkanın inceleme raporu okundu.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>İLK DERECE MAHKEMESİNE AÇILAN DAVADA<br>A-)Açılan dava ve iddia :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle \"...müvekkili ... Şti.'nin ortağı olduğunu, davacının şirket müdürü olarak da 2009 tarihinden itibaren şirketi temsil ve ilzam yetkisi bulunduğunu, şirketinin merkezinin Antalya olduğunu, şirketin Beşiktaş'ta da şubesinin olduğunu, şirketin \"enerji üretimi ve güneş sistemlerinin kullanılmasına\" yönelik olarak faaliyet verdiğini, müvekkilinin işi gereği bazen Almanya bazen de Türkiye'de olduğunu, davalının müvekkilinin yaptığı işin niteliğini ve hangi alanda faaliyet gösterdiğini bilmediğini, müvekkilinin işlerin aksamaması için davalıya güvenmesi sebebiyle ...'ya şirkette işlere yönelik olarak işlemler yapması yönünde vekaletname çıkardığını, her iki taraf arasında güvene dayalı bir iş ilişkisinin mevcut olduğunu, davalının davacının hukuki olarak olmasa da fiili ortağı olarak çalıştığını, davacının bu vekaletnameyi iptal edilmesi için Münih Başkonsolosluğuna gidip iptal işlemlerine başladığını, davalının bu vekaleti kötüniyetli olarak müvekkili aleyhine işlemler yaptığını, davacı haricen kendi hisselerinin davalıya verilen vekalete dayanarak satıldığını öğrendiğini, davalının hisselerin satılması sonucu elde edilen parayı da müvekkile vermeyerek kendi  hesabına geçirdiğini, davalının kötü niyetli olarak hisselerin satışını yaptığını, bu nedenle haksız yere ve hukuka aykırı olarak devredilen hisselerin (%51 hisse) taraflarına iadesine, aksi halde olay tarihinden itibaren hesaplanacak en yüksek ticari faizi ile hisse bedelinin belirlenerek şimdilik 10.000 TL'nin davalıdan tahsiline, uğranılan zararın tazmini amacıyla 10.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsil edilmesini...\" talep ve dava etmiştir.<br>B-)İlk Derece Mahkemesi Ara Kararı :<br>İlk Derece Mahkemesi tarafından \"..Davacı vekili, davalının mal varlığı üzerine alacağı karşılayacak şekilde ihtiyati tedbir konulması talebinde bulunmuştur.  Davalının tüm mal varlığı uyuşmazlık konusu olmadığından, dava para alacağına ilişkin olduğundan, ihtiyati tedbirin yasal şartları mevcut olmadığından, talebin reddine.......'  karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Kararı davacı yan istinaf etmiş ve dilekçesinde \"...Yasal olarak somut durum dikkate alındığında, ileride davanının lehimize sonuçlanması halinde davanın geldiği aşamada dikkate alınarak tahsil kabiliyeti zorlaşacağı gibi, yine davalı tarafın kötüniyetli olarak kendi adına olan malvarlığını muvazaalı olarak devir etmesi kuvvetle ihtimaldir. Kaldı ki ; kanunda da belirtildiği üzere ihtiyati tedbir ; mevcut durumda gelebilecek bir değişme nedeni ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelmesi gibi bir durumun varlığı yeterlidir. Dava açıldığı tarih dikkate alınırsa yaklaşık 7 yıl geçmiş olup esasa dahi geçilememiştir. davada sunmuş olduğumuz tüm yazılı beyanlarımızın incelenmesi ile, hem usul hem de esas yönünden müvekkilin mağdıriyetinin bir an önce giderilmesi talebimizi tekrar ederiz....\" denilerek kararın kaldırılması ve ihtiyati tedbir talebinin kabulü talep ve istinaf edilmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE :<br>Dava; hisse devrinden kaynaklanan hisselerin veya bedelinin tazmini istemli bir  eda davasıdır.<br>İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>İhtiyati tedbir ; dava konusu hakkında verilebilen bir geçici koruma olup, eldeki davada davalının malvarlığı dava konusu olmadığından ihtiyati tedbir talebiriin reddi yerinde görülmekle  davacı yanın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br> H  Ü  K  Ü  M  :Yukarıda açıklanan gerekçe ile <br>1 -Davacı yanın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE <br>2- İstinaf eden taraftan alınması gereken 80,70    TL karar ve ilam harcından peşin alınan  59,30    TL harcın mahsubu ile bakiye    21,40  TL harcın   davacıdan alınıp HAZİNEYE GELİR KAYDINA  ,buna ilişkin harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince yazılmasına <br>3- Davacı  tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA <br>4- İstinaf incelemesi duruşmasız olarak yapılmış olmakla ücreti vekalet tayin ve takdirine YER OLMADIĞINA <br>5- İstinaf incelemesi için yatırılan ve artan istinaf gider avansının yatıranına İlk derece mahkemesince  İADE EDİLMESİNE <br>Dair; dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucu HMK'nun  362/1-f  maddesi gereğince KESİN  olmak üzere  11/03/2022    tarihinde ve oy birliğiyle karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f3003292ac937d8a","SID":"64cb09cf8d0f246f"}}