{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK  MİLLETİ  ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>DOSYA NO: 2021/1847 <br>KARAR NO: 2022/233<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/06/2021<br>NUMARASI: 2020/30 (E) 2021/427 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 08/02/2022<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/03/2016 tarihinde, davalı sigorta şirketine ZMM sigorta poliçesi ile sigortalı, müvekkilinin oğlu ...'in sevk ve idaresindeki, ... plakalı araç ile seyir halindeyken gerçekleşen tek taraflı trafik kazası sonucunda hayatını kaybettiğini, ...'in  ölümü ile babası davacı ...’in onun desteğinden yoksun kaldığını belirterek, belirsiz alacak davasının kabulü ile şimdilik 5.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 19/03/2021 tarihli dilekçesi ile talep miktarını 46.932,71 TL'ye arttırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile 46.932,71 TL'nin 22/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili mahkemece hükmedilen tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasının hukuka aykırı olduğunu, davaya konu kazada müteveffanın ehliyetsiz biçimde araç kullandığını ve alkollü araç kullanma şüphesinin bulunduğundan tazminattan % 20 indirim yapılması gerektiğini, aynı şekilde emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle de  % 20 indirim yapılması gerektiğini, müteveffanın eşi ve çocukları tarafından açılmış derdest davalar bulunduğunu, işbu davalar birleştirilerek tüm hak sahipleri yönünden tek bir rapor alınarak garame hesabı  yapılması gerekirken sadece davacı yönünden hesaplama yapıldığını, garame hesabı yapılmadan tazminata hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:  Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, 20/03/2016 tarihinde, davalı nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı araç ile gerçekleşen tek taraflı trafik kazası sonucunda davacının desteği ...'in vefat ettiği,  kazanın meydana gelmesinde davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır.  Davacının talebinin doğrudan kendisi üzerinde doğan destekten yoksunluk  zararına  ilişkin olması, bu zararın oluşumundaki desteğin kusurunun davacıya yansıtılamaması, desteğin müterafik kusurlu olması halinde tazminattan indirim yapılamayacak olmasına göre davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Mahkemece karara dayanak yapılan 08/03/2021 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde, davacı ve dava dışı hak sahiplerine poliçe limitinin garameten paylaştırıldığı, raporun HMK'nın 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlendiği, dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken  3.205,97 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 801,50 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 2.404,47 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle sarfettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.08/02/2022</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8308cf110b52a26f","SID":"7834e6e8c18cb0d0"}}