{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2022/563 <br>KARAR NO: 2022/672<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/12/2021<br>NUMARASI: 2018/66 E - 2021/1016 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)  <br>KARAR TARİHİ: 04/03/2022  <br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ... sitesi  No:... blok Bayrampaşa  adresindeki işyerinde 07/11/2013 tarihinde yapılan kontrolde kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini ve tutanak düzenlendiğini, tahahhuk eden alacağın tahsili için icra takibinde bulunduğunu, davalının takibe itiraz ettiğini, yapılan itirazın haksız olduğunu, alacağın belirlenmesi ile faiz ve %20 icra inkar tazminatı ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı asil cevap dilekçesinde özetle; tutanağın düzenlendiği adreste oturmadığını, kendisine iki adet kaçak elektrikten dolayı takip yapıldığını, ... nolu tutanak borcunu ödediğini belirterek makbuzlarını dosyaya ibraz etmiş,  davanın reddinin savunmuş,  ön inceleme duruşmasında,  tutanak düzenlendiğinde orada olmadığını, tutanaktaki TC numarasının kendine  ait olduğunu, kurumdan borcum olmadığına dair belge aldığını , tutanak tutulan adresin kendi  benim adresi  olmadığını, özdericiler sitesi .. blok no ...'te faaliyet gösterdiğini belirtmiştir.İlk derece mahkemesince; \"davanın reddine \" kararı verilmiştir. Söz konusu kararı davacı  vekili istinaf etmiştir. Dava dosyası istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiş ise de, 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunununda Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair 6763 sayılı yasa ile, HMK 341. madde 2. fıkrasında \"Miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir\" şeklinde yapılan yasa değişikliği 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Karar tarihi itibarıyla, kesinlik sınırı ise 5.800,00 TL'dir. Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından istinaf edilen davanın değeri 3.443,92 TL olup, karar tarihinde davacı yönünden miktar itibarıyla karar kesindir. Bu itibarla, istinaf konusu kararın HMK 341. ve 346. maddelerine göre kesin olması sebebiyle, davacı istinaf dilekçesinin HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi  gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı istinaf dilekçesinin, HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca karar kesinlik sınırı altında kaldığından reddine, Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04/03/2022</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5183dfe2b0432be9","SID":"30787968bea5f5d6"}}