{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>....<br>                     T.C.<br>                ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       27. HUKUK DAİRESİ       <br><br>....<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>.....<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/10/2021<br>NUMARASI\t\t:.....<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 15/02/2022<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 15/02/2022<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın usulden reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; <br>\t GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili; Taraflar arasında Ankara İli,...... parsellerinin her ölçekte imar planlarının ve parselasyon planlarının yapılması ile bu konularla ilgili olarak müvekkil şirket tarafından müşavirlik danışmanlık hizmetleri verilmesi konusunda 22.06.2015 tarihinde sözleşme imzalandığını, müvekkili şirketin, sözleşme gereğince üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, davalının ise sözleşmenin 4. maddesinin (A) fıkrasının (a) bendine göre müvekkili şirkete hizmet bedeli olarak vermesi gereken imarlı net arsayı vermediği gibi arsanın verilmemesi durumunda sözleşmenin 5. maddesinin (b) fıkrasında belirtilen hizmet bedeli tutarını da ödemediğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla, 5.284.605,00 TL alacağın 11.07.2016  tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı  tarafa tebligat yapılmamıştır.<br>\tİlk Derece Mahkemesince; Davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu,  TTK.'nın 4. maddesi uyarınca, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile bu maddede öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu, TTK.'nın 5/1 maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına  bakılmaksızın, Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu,  somut uyuşmazlıkta, davalı tarafın ...... olup, eser sözleşmesinden kaynaklanan davalara bakan Yargıtay 15. Hukuk Dairesi uygulamalarında ..... Kooperatifleri tacir olarak kabul edilmediği gibi, eser sözleşmesi mutlak ticari dava olmadığından HMK'nın 114/1-c, 115/1-2 maddeleri uyarınca, davanın, görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Kararın gerekçesi yönünden açıkça yasa ve usule aykırı olduğunu, karardaki gerekçenin aksine planlama hizmeti sunan davacı şirket ile iş sahibi müvekkili arasında akdedilen 22.06.2015 tarihli \"Planlama Hizmet Sözleşmesinde\" kararlaştırılan ve \" planlama ücretinden kaynaklanan\" uyuşmazlığın çözümünde mahkemelerin görevli olmadığını, .....atayacağı hakem kurulunun görevli olduğunu, uyuşmazlığın çözümünde mecburi tahkim kuralı nedeniyle mahkemenin kararının gerekçesi yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\t6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için  uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın  o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.<br>\t6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.<br>\tBu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir.<br>\tGöreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf ile temyiz incelemesi aşamasında re'sen incelenir. <br>\tDava konusu somut olayda davacı davacı limited şirket olup tacir olduğu anlaşılmakla birlikte davalı da yapı kooperatifidir.<br>\tMahkemece karar verilmesinden sonra yapı kooperatiflerinin hukuki niteliği konusunda12/11/2021 tarih ve 2020/2 Esas sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Genel Kurulu kararı ile yapı kooperatiflerinin tacir olduğuna karar verilmiştir.<br>\tYargıtay İçtihatı Birleştirme Kararları bağlayıcı olup, bu durumda davada her iki taraf da tacir olduğundan uyuşmazlığı inceleme görevi Asliye Ticaret Mahkemesine ait olması nedeniyle mahkemece yargılamaya devamla davanın esası hakkında sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle usulden red kararı verilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.3 maddesi gereğince kaldırılmasına dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.      <br>\t HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-)\t Davalı  vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,<br>\t2-)\tAnkara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  04.10.2021 gün ve 2021/555 E-2021/618 K sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.3 maddesi gereğince kaldırılmasına,<br>\t3-)\tDavanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece  mahkemesine  gönderilmesine,<br>\t4-)\tDavalı tarafından yatırılan 1.322,00 TL peşin istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, <br>\t5-)\tDavalı tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>\t\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın  353/1-a maddesi gereğince  KESİN olarak 15.02.2022  tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t \t\t<br>  <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"93daeae3b86dbae3","SID":"d424456db30ece56"}}