{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K   M İ L L E T İ   A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>DOSYA NO\t: 2021/4113 <br>KARAR NO\t: 2022/390<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 28/09/2021<br>ESAS NO \t: 2021/107<br>KARAR NO\t: 2021/9   <br><br>MAHKEMESİ : KUŞADASI 3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ <br>TARİHİ \t: 10/09/2021 <br> ESAS NO \t: 2020/130<br>KARAR NO \t: 2021/326<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ : 25.1.2022<br>GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 25.1.2022<br><br>Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi  ve Kuşadası 3.Asliye Hukuk Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi Aydın Asliye Ticaret  Mahkemesi tarafından talep edilmekle dosya kapsamı  incelendi.<br> <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ  :<br>Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.<br>Kuşadası 3.Asliye Hukuk Mahkemesince, dava konusu uyuşmazlığın ticari dava olduğu gerekçesiyle  Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir.<br>Aydın Asliye Ticaret Mahkemesince, davacının ... Yönetmeliğinin 16.maddesi uyarınca zarar görene  ödediği tazminatın davalılardan rücuen tahsilini istediği, davalıların gerçek kişi olup, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, uyuşmazlığın genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde sonuçlandırılması gerektiği gerekçesi ile karşı görevsizlik kararı verilmiştir.<br>TTK'nun 1472.maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nun 1472.maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E., 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir.17.01.1972 tarih ve 1970/2 E. - 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün defilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44. maddesine (TBK m.52) de dayanabileceği;doğal olarak sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.<br>Diğer taraftan, 3 Temmuz 1944 tarihli ve 5746 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay  İçtihadı  Birleştirme  Genel  Kurulunun  22.03.1944 tarih ve 37 E. - 9 K. sayılı kararına  göre de \"Sigortacının sigorta  poliçesinden  münbais  olmayıp  kanundan  aldığı bir salâhiyete istinaden ve haksız fiil sebebiyle alacaklı yerine kaim olarak hareket ettiği dâvada hukuk mahkemesine başvurması gerekir.\" şeklindedir.<br>Somut olayda; Davacı, dava dışı zarar görene ödediği tazminatın zarar verenden  rücuen tahsili için eldeki davayı açmıştır. Dava, sigorta poliçesinden kaynaklanmamaktadır. Bu durumda, dava dışı zarar gören ile zarar veren arasındaki ilişkiye ve sıfatlarına bakmak gerekir. Dava dışı zarar gören ve davalının sıfatları gözetildiğinde haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerekir. <br>Açıklanan nedenlerle, Kuşadası 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR  :  Gerekçesi  yukarıda  izah  edildiği   üzere;<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 21 ve 22. maddeleri gereğince Kuşadası 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin  YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,<br>Dosyanın yargı yeri belirlenmesini talep eden mahkemesine iadesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-c maddesi uyarınca temyiz kanun yolu kapalı olmak üzere 25.1.2022 günü oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b70e2d421f908d4c","SID":"d2fbb58dddaed496"}}