{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2021/1030 <br>KARAR NO: 2022/102<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/10/2020<br>NUMARASI: 2018/394 E - 2020/524 K<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ: 19/01/2022<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin adresinde kartlı su saati uygulaması olduğunu, bu sistem uyarınca karta düzenli olarak ödeme yapıldığını, yapılan ödeme kadar su kullanımı sağlandığını, kartta paranın bitmesi halinde su kesintisi yapıldığını, sistemin uzun zamandır bu şekilde işlediğini, davacıya  2017/09 dönemli fatura gönderildiğini ve bu fatura uyarınca davacının  35.430,00 TL borcunun olduğu görüldüğünü, fatura incelendiğinde 7 günlük olduğu, 7 gün gibi kısa bir süre için bu derece fahiş ve fazla bir su tüketiminin olmasının mümkün olmadığından davalıya başvuru yapıldığını, sonuç olarak davalı tarafça yapılan yazışmaların tamamından anlaşılacağı üzere davacı  şirketin yaşanan hadiselerde hiçbir kastı, kusuru veya ihmalinin bulunmadığını beyanla   davacının 2017/09 dönemine ait   35.430,00 TL'lİk borçtan borçlu olmadığının tespitine  karar verilmesini talep ve dava  etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... mukavelede kayıtlı bulunan ... numaralı kartlı sayaca 10/04/2017 tarihine kadar düzenli olarak kontör alımı yapıldığını, 29/08/2017 tarihine kadar herhangi bir şekilde kontör alımı yapılmayarak 29/08/2017 tarihinde 509,89 TL kontör alımı yapıldığının tespit edildiğini, 29/08/2017 tarihinde kontör alımı esnasında sayacın eksi kullanımda olduğu, eksi kullanım karşılığının 370,00 TL olarak faturalandırıldığını, 05/09/2017 tarihinde tekrar kontör alımına gelindiğinde ise kullanımın tamamına karşılık gelen 35.427,00 TL tutarında eksi kontör karşılığı tamamlanarak faturalandırıldığını, davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin reddinin gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme İSKİ Abonelik Tarife ve Uygulama Yönetmeliği, Ölçü ve Ölçü Aletleri Muayene Yönetmeliği, İSKİ Abone Hizmetleri Uygulama Yönergesi ve taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; söz konusu raporun mevzuat ve dosya kapsamına göre denetime elverişli olduğu bu sebeple hükme esas alınması gerektiği kanaati ile \"Davanın kabulü ile davacının \"İSKİ ... mukavele numaralı, 2017/09 dönemi, 35.430,00-TL tutarlı fatura\" sebebiyle borçlu olmadığının tespitine\" karar vermiştir. Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; ... nolu mukavelede kayıtlı bulunan ... numaralı kartlı  sayaca 10/04/2017 tarihine kadar düzenli olarak kontör alımı yapılırken, 29/08/2017 tarihine kadar herhangi bir kontör alımı yapılmadığının  tespit edildiğini, 29/08/2017 tarihinde kontör alımı esnasında sayaç eksi kullanımda olduğundan eksi kullanım karşılığı 370.00-TL olarak bir kısmın  faturalandırıldığını,abone tarafından  05/09/2017 tarihinde tekrar kontör alımına gelindiğinde ise kullanımına tamamına karşılık gelen 35.427,00 TL tutarında eksi kontör karşılığının  tamamlanarak faturalandırıldığını, 10/04/2017 tarihinde yapılan kontör alımında sayacın 657 m3'te olduğu, 21/07/2017 tarihinde şube müdürlüğü personelince ... nolu sayaç kontrol iş emri ile yapılan kontrolde sayacın 2253 m3, 11/08/2017 tarihinde yapılan kontrolde ise, sayacın 2978 m3'e ilerlediğinin  tespit edildiğini,dolayısıyla 10/04/2017-29/08/2017 tarihleri arasında abone tarafından kontör alımının yapılmadığı, sayacın suyu kesmediği ve sayacın tüketiminin de hızlı bir şekilde arttığının  görüldüğü,10/04/2017 tarihinde 657 m3 olan su sayacının tüketim işareti, 29/08/2017 tarihinde abone kontör alımına gidildiğinde 3783 m3'e ilerlediğinin  sistem tarafından tespit edildiği, ikinci kontör alımına geldiğinde 3783 m3-657 m3 3126 m3'lük kullanımı yapılan ancak bedeli ödenmemiş 35.427,00 TL'lik su bedelinin  aboneye otomatik olarak fatura edildiğini,kullanımı yapılan ancak bedeli ödenmeyen suya ilişkin 26/09/2017 son ödeme tarihli 35.427,00-TL tutarındaki faturanın ödeme tarihi geçtiği halde abone tarafından ödenmediğini, 08/11/2017 tarihinde sayacın  sökülerek dijital kısımda kullanılan kontör ve mekanik kısımda bulunan kullanılan m3 verilerinin karşılaştırması yapıldıktan sonra çıkan faturaya ilişkin tahakkuklarının doğru olduğu, bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi oluşan tüketim miktarının abone kullanımından ve sorumluluğunda olan dahili tesisatta suyun açık unutulması, kayıp, kaçak, arıza , WC rezervuar arızası v.s kaynaklı olabileceğinin  tespit edildiğini,oluşan tüketimin abonenin sorumluluğunda  ve  tesis edilen işlemin  mevzuata uygun olduğunu, bilirkişi raporunda somut gerekçeye dayanmadan davalı  idarenin kusurlu olduğu kanaatine varılarak “sayaç otomatik olarak suyu kesse idi veya durumdan abone uyarılsa idi” şeklinde  davalı idarenin sorumlu olduğu görüşüne dayanak bulunmaya çalışıldığını, 08/11/2017 tarihinde sayacın İSKİ tarafından sökülerek dijital kısımdaki kontör ve mekanik kısımda kullanılan m3 verilerinin karşılaştırılması yapıldıktan sonra faturaya ilişkin tahakkuklarının doğru olduğunun görüldüğü ve “Borçtan İptal' işlemi ile sayaç sökülerek aboneliğin  iptal edildiğini,borçtan iptal edilen sayaca 20/11/2017 tarihinde ilgilisi tarafından itiraz dilekçesi verildiği,sayacın  04/12/2017 tarihinde incelenmek üzere tutanak ile Abone İşleri Koordinasyon Şube Müdürlüğü'ne gönderildiği, Ölçü ve Ölçü Aletleri Muayene Yönetmeliği'nin 32. Maddesinin (a) bendinde “Sayaç damgası gözden geçirildikten sonra ve hiçbir müdahale yapılmadığı kanaatine varıldıktan ve nitelikleriyle endeksinin tespitinden sonra deney tertibatına bağlanır” hükmü gereğince sayacın yapılan ön kontrolünde mührünün kopuk olduğu gerekçesiyle Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü personelince ilgili yönetmelik gereği yapılamayacağının  belirtildiği, kartlı sayacın mekanik kısmındaki veriler dijital ekranın pili bitse, buğulansa veya arızalansa bile veri kaydetmeye devam ettiğini,gerek dijital gerekse mekanik kısımda bulunan tüketim verilerinin yapılan kontroller sonucunda doğru olduğunun  tespit edildiğini,ayrıca İdare Kaçaksu ve Alacak Takip Şefliği personellerince ... Mahallesi ... Caddesi No:.. adresinde yapılan kontroller neticesinde; yerinde keşif ve bahse konu işletmenin beyanına da istinaden, kuyu sözleşmesine ait sayacı devre dışı bırakarak tankerle su alınıp depoya doldurulduğu 03/03/2021 tarihli ... sayılı Kaçaksu ve Usulsüz Su Kullanım ile Mühürleme Tutanağı ile kaçak su kullanıldığı ve 7.462,50-TL kaçaksu bedeli  tespit edildiği, davacı tarafından sayaç devre dışı bırakılarak su kullanılmasının tekrar eden davranış niteliğine dönüştüğü davalı  idare tarafından yapılan tespitlerin ve tahakkuk ettirilen bedellerin uygun olduğuna, davacı iddialarının doğru olmadığına delil teşkil ettiği beyanla davanın reddine karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmişmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Davada, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan f2017/09 dönemine ait 35.430,00-TL'lik  fatura bedeli konusunda  menfi tespit  istenilmiştir. Yargılama sırasında alınan bilirkişi heyet raporunda, davalı abonenin sayacın arızalı olduğu ve fazla tüketim gösterdiği  iddiası ile  sayaç muayenesi  talebi sonrası  davalının söktüğü  sayacın davalı kurumda   5 ay kaldığı, sayaç üzerinde devlet mührü bulunmadığının anlaşılmasından sonra  davalı tarafça  muayeneye gönderilmeden bu kez  mekanik endeks üzerinden hesaplanma ile davaya konu fatura tahakkukunun yapılması karşısında ,sayaçtaki  mührün, sayaç sökülme anında mı, yoksa idarede sayacın bulunduğu süreçte mi  koptuğunun tespitinin dosya kapsamındaki belge ve bilgilerle mümkün olmadığı, sayacın mührünün kopuk olmasının sayaca davacı tarafından müdahale edilmiş olduğuna karine oluşturmayacağı, sayaç üzerinde mekanik ve fiziki muayene de yapılarak deney tertibatına bağlanarak bilim sanayi teknoloji i müdürlüğü yada TÜBİTAK-İTÜ gibi tarafsız akredite kuruluşlardan birinden sayaç gönderilerek alınacak sonuçlara göre tahakkuk yapılması gerektiği belirtildiğinden,bu bilirkişi heyet raporunun taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli, ilgili yönetmelik ve mevzuata uygun  olduğu anlaşılmıştır. Sayacın mühür kısmının kopuk olduğun tespiti yapıldıktan sonra mührün ne zaman koptuğunun tespit edilemediği,sayacın sökülme yada sonrası mühür kopma hususunun belirlenememesi nedeniyle sayaç üzerinde ilgili laboratuvar  tarafından inceleme yapılamadığı,başka bir kurumdan da bu konuda rapor alınmadan davalı tarafça bu  kartlı sayacın mekanik ve dijital kayıtları ile davacının alınan kontörleri bazında hesaplama yapılarak işbu dava konusu tahakkukun yapıldığı,davacının  sayaca müdahale ettiğinin ispatlanamadığı,ayrıca bu  sayacın doğru tüketim kaydettiğinin de yine davalı tarafça belirlenemediği gözetilerek, davalının bu tahakkuka yönelik  ekstra su tüketimini ispatlayamadığı anlaşılmıştır.<br>Buna karşın davacının davasının ispatlandığı görülmekle,mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur. Bu itibarla,ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 2.420,22 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 605,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.815,12 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.19/01/2022</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bfe77984954e60aa","SID":"4e3a9b8653ca19bf"}}