{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F MAHKEMESİ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2019/1785 <br>KARAR NO\t: 2021/2172<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t: 2018/847 Esas 2019/100 Karar<br>KARAR TARİHİ    : 12/02/2019<br>DAVA TARİHİ: 13/11/2017<br>DAVA TÜRÜ: Rücuen tazminat( ZMMS içe rücu)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ      : 30/12/2021<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı sigortalının maliki  bulunduğu ... plaka nolu aracın olay yerini terk eden ve kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olan firari sürücü sevk ve idaresindeyken 01/02/2017 tarihinde yapmış olduğu kaza neticesinde ... plaka nolu aracın hasara uğradığını, ekspertiz incelemesiyle tespit edilen hasar miktarı ve değer kaybı olarak toplam 26.585,38-TL'nin müvekkili şirket tarafından karşı tarafa ödendiğini, müvekkilinin sigortalısına rücu hakkının doğduğunu ileri sürerek 26.585,38-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline  karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Karayolları Mecburi Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının B-4/f maddesini dayanak almış ise de, sürücünün olay yerini terk etmiş olmasının tek başına rücu gerekçesi olamadığını, sigortacının, zararın teminat dışı kaldığını veya limiti aştığını ispatla mükellef olduğunu, hasar gören aracın tamir ve değer kaybı masrafının fahiş olduğunu belirerek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''... Davacı araç maliki davalıdan yapmış olduğu hasar ödemesini rücuen talep etmiş olup, davacının sigortasını yapmış olduğu ... plakalı aracın kaza tarihinde uzun süreli olarak Sarıyer Belediyesi'ne kiralanmış olduğu, Sarıyer Belediyesi Ulaşım Hizm. Müdürlüğü'nün vermiş olduğu cevabı yazıdan anlaşılmış olduğundan davacının ödemesini yaptığı hasar bedelinin araç işleteni davalıdan talep edemeyeceği ve davalıya husumet yöneltemeyeceği'', gerekçesiyle,  Davacının davasının husumet nedeni ile REDDİNE, karar verilmiştir.<br>Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf nedenleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...işleten sıfatı taşımamasının onun kiracısıyla arasındaki iç ilişkiye ait bir sorun olduğunu, aracın gerçek işleteni kim olursa olsun trafik sigortacının sadece akidi olan sigortalısından 3. kişi için ödediği bedelin rücuen tahsili isteyebileceğini, davanın husumet yokluğundan reddinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, İstinaf edenin sıfatına, istinafın kapsam ve nedenleriyle sınırlı olmak kaydıyla yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda; <br>Dava, davacı ... şirketinin sigortalısına karşı açtığı kaza yerini terk sebebine dayalı rücuen tazminat davasıdır.<br>Bu tür davalarda sigortacı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 95/2. maddesi ve zorunlu mali  sorumluluk   sigortası  genel  şartlarının B-4 .maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Somut olayda; dosya kapsamında bulunan poliçe örneğine göre sigorta sözleşmesinin tarafı olarak davalı ...ismi yer almaktadır. Buna göre taraflar arasında sigortalılık konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı, davacının sigortalısı olup,  sigorta sözleşmesinin tarafı olduğundan  ve ZMMS tarafından açılacak rücu davaları da akide karşı açılacağından yerel mahkemece; işin esasına girilerek  toplanmış ve toplanacak tüm deliller bir arada değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. (Bknz. Yargıtay 17.HD'nin 2016/19441 Esas,2017/295 Karar sayılı ilamı)<br>Bu itibarla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının  HMK 353/1.6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına,  dosyanın belirtilen şekilde işlem ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>HÜKÜM               : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun  KABULÜ ile, İstanbul  5 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/02/2019  tarih ve 2018/ 847 Esas, 2019/100 Karar sayılı kararının HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA,<br>2-Dosyanın belirtilen şekilde işlem ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine  GÖNDERİLMESİNE,<br>3-Davacıdan tahsil edilen  istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından yapılan  istinaf yargılama giderlerinin ise ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sonucunda verilecek hükümde dikkate alınmasına,<br>5-Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda ve HMK.m. 353/1-a hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile  karar verildi. 30/12/2021<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b83f6924257c2f1e","SID":"a91176484edb4da7"}}