{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>7. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İncelenen Kararın<br>Mahkemesi: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>Tarihi: 07/04/2021<br>Davanın Türü: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesi) (Antalya 4. İcra ... E.)<br><br>Mahalli mahkemenin kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olmakla, Dairemiz Üyesi tarafından hazırlanan rapor incelendi. Yapılan müzakere sonucu,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>Davacı vekili açtığı dava ile, davacı ile davalı şirketin, davalıya ait otelin  inşaatında yapılacak olan VRF MULTİ V3 sisteminin montajı ve tesisat boruları işi konusunda 14/12/2012 tarihli sözleşme düzenlediklerini, davacının sözleşme gereği tüm edimlerini eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen, davalı tarafın borcunun bir kısmını ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan takibe de haksız olarak itiraz ettiğini  ileri sürerek davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevabında, taraflar arasındaki 14/12/2012 tarihli sözleşme kapsamında davacının edimini tam olarak yerine getirmemesi nedeniyle dava konusu olan 26.393,53 TL'nin ödenmediğini, işin davacının tamamlamadığı kısmını dava dışı başka bir şirkete tamamlattırıldığını, ödemeninde bu şirkete yapıldığını ileri sürerek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>İlk derece mahkemesi, yapılan işin miktar ve değerini ispat yükünün yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini ispat yükünün ise iş sahibinde olduğu, davacı tarafından düzenlenen davaya konu 2 adet faturanın davalıya ulaştığı, davalı şirketin ticari defterlerine hiçbir ihtirazı kayıtta bulunulmadan kaydedildiği ve bu faturalar ile  faturanın içeriğine sekiz gün içinde itiraz edilmediği gibi iade de edilmediğinin anlaşıldığı, bir faturayı alan kişinin, faturayı aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahip olduğu, aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılacağı, sekiz günlük sürenin, hak düşürücü süre veya zaman aşımı süresi olmadığı, sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşıdığı, sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu  ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfetinin faturayı alan tarafa ait olduğu, faturayı alanın her türlü delille  bu külfeti yerine getirebileceği, bu açıklama karşısında da faturayı aldığını kabul eden davalının sekiz gün içinde faturaya itiraz ya da faturayı iade etmediği sabit olduğundan  fatura muhteviyatı hizmeti almadığını ispat külfetini üzerine almış olduğu, bunun yanında Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre, eser sözleşmesi fesih ya da başka bir nedenle ortadan kaldırılmadıkça, sözleşme imzalandıktan sonra, sözleşme kapsamında yapılan işlerin yüklenici tarafından yapıldığının karine olarak kabul edilmesi gerektiği, ancak bu karinenin aksinin savunulup ispat edilmesinin mümkün bulunduğu, sözleşme konusu işin tamamlandığı ihtilaf konusu olmadığından yerinde bilirkişi marifetiyle yapılan incelemelerin bu iddia bakımından değerlendirilemeyeceği, tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğinin anlaşıldığı, davalı işveren işlerin yarım bırakıldığını ileri sürmüş ise de, işin hangi tarihte bırakıldığının açıklanmadığı gibi, bırakıldığı zamanda herhangi bir tespit yaptırıldığı, nama ifaya izinle ilgili talepte bulunduğu ya da ihtar gönderildiğinin de iddia edilmediği, eksik işlere ilişkin bir rapor ya da tutanak ibraz edilmediği, açıklanan nedenler karşısında davacının icra takibine konu ettiği cari hesap ekstresi bedelinden 8.290,80 Amerikan doları alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddedildiği,   davaya konu sözleşmede ödeme zamanı ile ilgili özel bir düzenleme yapılmadığından ve davalının dava tarihinden önce temerrüte düşürülmediğinden  takip tarihinden önceki faiz talebinin reddedildiği, yine uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklanması ve iddiaların yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı borçlunun Antalya 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasındaki borca yönelik itirazının kısmen iptali ile takibin 8.290,80.-USD (23.157,03.-TL karşılığı) asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle dava dilekçesinde belirtilen faiz miktarının avans faizini aşmamak şartıyla devamına, davacının icra inkar tazminat talebinin reddine, davacının fazlaya dair isteminin reddine karar verildiği, iş bu kararın taraf vekilleri  tarafından istinaf edilmesi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin  04/06/2020 tarih, ... esas ve ... karar sayılı kararı ile mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına karar verildiği, yeniden yapılan yargılama sırasında, davalı vekiline yemin deliline dayanıp dayanmayacağı hususunda kesin süre verildiği, verilen kesin sürede davalı vekilinin bu aşamada yemin deliline dayanmayacağını bildirir dilekçe sunduğu, davacının icra takibine konu ettiği cari hesap ekstresi bedelinden 8.290,80-USD alacaklı olduğu, davalının dava tarihinden önce temerrüte düşürülmediğinden takip öncesi faiz talebinin ve fazlaya dair taleplerinin reddi gerektiği, uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı ve iddiaların yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, davalı borçlunun Antalya 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki borca yönelik itirazının kısmen iptali ile, takibin 8.290,80.-USD asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranını uygulamak suretiyle dava dilekçesinde belirtilen faiz miktarının avans faizini aşmamak üzere devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin ve fazlaya dair isteminin reddine karar vermiş, iş bu karar davalı vekili tarafından yazılı gerekçelerle istinaf edilmiştir.<br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire ve ortaya koyduğu gerekçeye ve ayrıca davalı vekilinin yemin deliline başvurmayacaklarını ifade etmiş olmasına ve sözleşmenin ayakta olduğu dönemde işin yüklenici tarafından yapıldığının kabulüne yönelik karinenin aksinin kesin delillerle ispat edilememiş olmasına göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı HMK 355. maddesi kapsamında yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla,  davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>SONUÇ<br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, alınması gerekli 1.581,85 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 395,46 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.186,39 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 14/12/2021 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7c00708a8eebeb0e","SID":"81aacabb858fa16f"}}