{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2019/1380 <br>KARAR NO: 2021/1951<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/03/2019<br>NUMARASI: 2018/671 Esas 2019/280 Karar <br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2021 <br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; 31 Ocak 2015 tarihinde davalı ...Hava yollarının ... numaralı seferi ile yaptığı seyahatinde teslim ettiği bavulunu Hava Limanında teslim alamadığını ve \"Kayıp Bagaj\" müracaatı yaptığını, müracaatı üzerine rapor tutulduğunu, kayıp valizin bulunamadığını kaybolan eşyalar arasında değerini tespit edebildiği toplam 1.941,33-Euro (5.940,46-TL) değerinde hediyelik ve özel eşyalarının bulunduğunu, 5.940,46-TL) maddi tazminatın ihtar tarihi olan 02/04/2015 tarihinden itibaren faiz işletilerek, değerini belgeleyemediği eşyaları için  şimdilik  5.000-TL lik kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte, 30.000-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; müvekkili şirketin davacının kayıp olan bagajına ilişkin sorumluluğunun 1999 tarihli Montreal Konvansiyonuhükümlerine tabi olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sınırlı olduğunu, bagajın fiili ağırlığı 15 kgX17 SDR üzerinden hesaplandığını, bagaj içinde taşınması yasak eşyalardan söz edildiğini yasak eşya taşınması halinde müvekkilinden tazminat istenemeyeceğini,davacının ne gibi manevi zarara uğradığını ispat etmesi gerektiğini, manevi tazminatın zenginleşmeye yol açacak miktarda olmaması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini  savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın davacıya ait bagajın içerisindeki eşyaları ile birlikte davalıya ait 31.01.2015 tarihli Almanya-Stutgard seferi sırasında kaybolmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası olduğu,taraflar arasında Montreal Konvansiyonunun uygulanması gerektiği, davacı tarafından davalı havayolu şirketine teslim edilen bagajın yolculuğun sonunda davacıya teslim edilmediği,Konvansiyonun 17/2 ve 22/2 maddesinde hava taşıyıcısının sorumluluğun 1131 SDR ile sınırlı olduğu,bagajda bulunan eşyaların değerinin 831,23-Euro olarak belirlendiği,belgesiz olarak 885-TL değerinde eşya bulunduğu,TBK 50 maddesi gereğince bagajda bulunması makul olan eşyalar yönünden değerin 818,25-Euro ve belgelendirilmeyen 885,00-TL'lik taleplerinin toplam olarak 1.171 SDR ye tekabül ettiği ancak konvansiyonun 22/2 maddesi gereğince 1.131 SDR  talep edilebileceği  1.131 SDR nin karşılığının dava tarihi itibarı ile 4.640,49-TL olacağı bu miktara dava tarihinden itibaren yasal faiz iletilerek davalıdan tahsilne fazla istemin reddine, koşulları olmayan  manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; müvekkil şirketin sorumluluğunun sınırlı olduğunu, davacı tarafın kaybolduğunu iddia ettiği eşyaların değerine ilişkin olarak ispata elverişli herhangi bir fiş veya fatura sunamadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun 15 kg x 19 SDR ile sınırlı olduğunu, davacı tarafından sunulan belgelerin fiş veya fatura olmadığını belgelerin yabancı bir dille yazıldığını ve fotokopi olduğunu, birtakım eşyaların bagajda taşınmasının yasak olduğunu,bagajda temel olarak giysi taşınabilececeğini,taşınması mutad olmayan eşyalardan dolayı müvekkil şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, eğer bu eşyalar için özel fayda beyanında bulunulup ek sigorta bedeli ödenseydi müvekkil şirketin sorumluluğuna gidilebileceğini, maddi tazminat talebinin mümkün olmadığını, kararın kaldırılarak davanın maddi tazminat talebi yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava; davacının davalı hava yolu taşıyıcısına ait  uçak ile, Almanya- Türkiye arası yaptığı iş seyahati sırasında , Almanya'da davalıya uçuştan önce  teslim ettiği bagajının kayıp edildiği iddiası ile, davacının maddi zararına  karşılık (değeri tesbit olunan 1.941,33-euro = 5.940,46-TL ile değerini tesbit edemediği eşyanın değerinin 5.000-TL lik kısmı) kısmının ve  30.000-TL manevi tazminatın  davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Yolculuğun güzergahı ve her iki tarafın akit ülke olması nedeniyle 28.05.1999 tarihli Montreal Konvansiyonu uygulanacaktır. Somut olayda ; davacının 31.01.2015 tarihinde Almanya'da teslim ettiği valizini Sabiha Gökçen Hava Limanında teslim alamadığı, davalı nezdinde kayıp bagaj müracaatında bulunduğu,Hava Limanında rapor tutulduğu, değerini tespit edebildiği eşyaları için davalıya başvurduğu ancak davalı tarafça 301,28-euro ödeme teklifinde bulunulduğu belirlenmektedir. Davalı vekili tarafından  Montreal Protokolü m. 22 uyarınca yük için kg başına 19 SDR özel çekme hakkı ile sınırlı sorumlu olduğu, 15 kgx 19 SDR hesaplaması yapılması gerektiği ileri sürülmüş ise de;  bu sınırlı sorumluluk hesaplanma  yöntemi -yük taşıması için olduğu ,bagaj kaybında yolcu başına maksimum 1131 SDR sınırlı sorumluluk limiti  geçerli bulunmaktadır. Yapılan hesaplamaya göre bagajda, hayatın olağan akışı gereği ortalama bir iş seyahatinde taşınması makul, mümkün olan ve bir kısmı belgeli olan 1.171-SDR değerinde davacının kaybının bulunduğu belirlenmiş, TBK m.50 hükmü dikkate alınarak  davacının varlığını ileri sürdüğü belgesi sunulamayan mutad kişisel eşyanın değeri de nazara alınarak hükmedilen tutar kadri maruf bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle,hesaplanan değerin üst sınırı aşması nedeniyle ilk derece mahkemesince  Konvansiyonun 23/1 maddesine göre  1131-SDR karşılığı ile sınırlı olmak üzere  hüküm verildiği anlaşılmakla davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken  316,99-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 80-TL harcın mahsubu ile bakiye 236,99‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından  sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/12/2021 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9d63503ef957fc21","SID":"6633c0d5b749907e"}}