{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2019/647 <br>KARAR NO: 2021/2394<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/10/2018<br>NUMARASI: 2014/1544 Esas, 2018/754 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İstirdat<br>KARAR TARİHİ: 15/12/2021<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, taraflar arasında 26.09.2014 tarihinde imzalanan sözleşme gereğince davalının  davacı uhdesindeki İstanbul İli,Kadıköy İlçesi, .. Mahallesi,.. pafta ,... ada, ...parselde yer alan arazi içerisinde yapılacak inşaat kapsamındaki iksa  işlerine ait zemin çivisi, ankraj ve püskürtme beton imalatlarının yapılmasını yüklendiğini, sözleşmenin 7. maddesine göre  sözleşmenin imzalanmasını  müteakiben işyeri teslimi ile  davalı yüklenici şirketin  makine ve ekipmanlarını sahaya getireceği, iş başında 25.000,00-TL miktarlı ve bir ay vadeli çekin avans olarak davalı tarafa verileceği ve ayrıca bu avans miktarının hakedişten düşürüleceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalının sözleşmeye ait taahhütlerini yerine getirmediğini, bu sebeple 13.10.2014 tarihli ihtarname ile sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenlere dayalı olarak feshedildiğini, davacının mağdur olmaması bakımından, davacıya  ait  ... Ataşehir  Şubesi/İstanbu ...Bankası  ... çek nolu  25.000,00- TL meblağlı  çekin bankaca ödememesi için ihtiyati  tedbir kararı verilerek bankaya bildirilmesini, davalı şirkete avans amaçlı  olarak  verilen  çek nedeniyle  davacı müvekkili şirketin davalıya  25.000,00-TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında düzenlenen sözleşme uyarınca yapılması gereken işlerin sözleşmenin  6. maddesinde belirtilen birim fiyatlar üzerinden üstlenildiğini, ayrıca sözleşmenin 2. maddesinde işverence projede değişiklik yapıldığı durumda bu sözleşmede fiyatı bulunmayan ve yaptırılacak ek işlerde  mutabık kalınacak birim fiyatların uygulanacağının da  belirtildiğini, bu şekilde müvekkilinin  10. maddede belirtildiği şekilde kendisine yer tesliminden sonra gerekli  araç-ekipman ve  personel ile  işe başladığını, iş sahibince sözleşmenin 7. maddesinde belirtildiği şekilde 1 ay vadeli 25.000,00-TL tutarlı çekin davalı tarafından yapılan işler tutarından düşülmek üzere avans olarak verildiğini, davacıya göre sözleşmenin   26.09.2014 tarihli olduğunu, davalının sahadan çekildiği iddia edilen tarihin ise 28.09.2014  tarihi  olduğunu,  belirtilen sözleşme tarihi  ve sahadan çekilme tarihlerinin yanlış olduğunu, dilekçede belirtilen işlerin 2 günde yapılabilecek işler olmadığını, davalı firmanın 15-16  gün bilfiil çalıştığını, davacının feshinin haksız nitelikte olduğunu, davalının sözleşmeye uygun şekilde üstlendiği işleri yaptığını, ancak  iş sahibinden  kaynaklı ve haksız şekilde sözleşmenin feshi ile iş sahasında çalışan  işçi ve iş makinelerini çekmek zorunda bırakıldığını, komşu  binalara zarar verilmediğini, davacının menfi tespit talebinin maddi ve hukuki gerekçeleri bulunmadığından çek üzerinde konulması talep edilen tedbir  talebinin ve çek bedeline ilişkin menfi tespit talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davaya konu  çekin davalı  tarafından 3.kişilere ciro edildiğini ve tahsile konu olduğundan davanın konusuz kaldığını, bu yönde de davanın konusuz kalması nedeniyle hüküm kurulmasına yer olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, taraflarca akdedilen 22.09.2014 tarihli sözleşme ve bu sözleşmenin revize edilmesi ile imzalanan 26.09.2014 tarihli sözleşmenin 6. maddesi uyarınca; çelik halatlı ankraj (malzemeli), zemin çivisi, püskürtme beton işçiliği işinin  sözleşmede kararlaştırılan birim fiyatlar üzerinden davalı tarafça yapılmasının kararlaştırıldığı, bedelden daha sonradan düşülmek üzere 25.000,00-TL miktarlı çekin davacı tarafça davalı yükleniciye avans olarak verildiği, davalı tarafça işin bir kısmının bitirildiği, işin eksik bırakıldığının her iki tarafın beyanları ve dosyaya sunulan delillerle sabit olduğu, davacı tarafça aynı işin bir başka yükleniciye verilmek suretiyle tamamlandığı hususu da dikkate alınarak, beton püskürtme imalatı işi karşılığı 4.063,50-TL, ankraj imalatı karşılığı 5.031,00-TL, mini kazık imalatı karşılığı 3.240,00-TL olmak üzere toplam 12.334,50-TL işin görüldüğü, yine bu işlerin görülmesi için yapılması  gerekli olan  proje bedeli için 4.000,00-TL ve mobilizasyon bedeli için 3.500,00-TL dahil davalının yapıtığı işin karşılığı olmak üzere toplam 19.834,50 TL'nin davalıdan istirdadının yerinde olmadığı, bu kısmın dışında kalan 25.000,00-19.834,50= 5.165,50-TL'lik kısım yönünden davacının davalıya borçlu olmadığı ve 5.165,50-TL'nin davalıdan istirdadına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; davacının davalıya avans olarak verdiği 23/10/2014  ödeme tarihli ...bankası Ataşehir Şubesine ait, ... nolu ve 25.000,00-TL bedelli çek dolayısıyla 5.165,50-TL'lik kısım yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, 25.05.2016 tarihli bilirkişi raporunun 9. Sayfasında “Esasen davalının yaptığını iddia ettiği imalatlara ilişkin dosyasında herhangi bir metraj, tutanak, ataşman, yardımcı hesap ve hak ediş bulunmamaktadır. Ancak davalı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu fotoğraflardan beton püskürtme, gergi hattı imalatı ve kazık imalatına ilişkin kısmi çalışmalar yaptığı görülmektedir.” şeklinde değerlendirmede bulunmuş olup ilgili değerlendirmede açıkça  davalının yaptığını iddia ettiği imalatlara ilişkin herhangi bir hakedişi bulunmadığını, bilirkişi raporunda davalının kısmi çalışmalar yaptığının görüldüğü  belirtilmiş olup, yapılan kısmi işlemlerin ise 26.09.2014 tarihli sözleşme ile yüklenici olan davalının taahhütlerinin eksiksiz ve sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediğini ve bu nedenle de davalının bu konuda herhangi bir hak edişinin olmadığını açıkça ortaya koyduğunu, yapılacak inşaat kapsamındaki iksa işlerine ait zemin çivisi, ankraj ve püskürtme beton imalatlarının yapılmasını yüklenmiş olup davalı tarafından taahhüt edilen işin sözleşmeye uygun olarak yerine getirilmediğini, bilirkişi raporunda da açıkça belirtilmiş olduğu üzere kısmi çalışmalar yapılmak suretiyle davalının sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, bu nedenle  davalının sözleşmeye aykırı olan kısmi çalışmaları nedeniyle 12.334,50 TL’nin davalının talep edebileceği hakediş tutarı olduğu yönündeki değerlendirmeleri kabul etmediklerini, bilirkişi raporunda açıkça “Esasen davalının yaptığını iddia ettiği imalatlara ilişkin dosyasında herhangi bir metraj, tutanak, ataşman, yardımcı hesap ve hak ediş bulunmamaktadır.” şeklinde bir değerlendirme ile davalının hakedişinin olmadığını belirttiğini, fotoğraflarda yapılmış olduğu belirtilen işlerin ise taraflar arasında yapılan sözleşme hükümlerine aykırı olduğu ve bu nedenle de davalının herhangi bir hakedişinin olmadığını açıkça ortaya koyduğunu,  bilirkişi raporunun 9. Sayfada “Sonuç olarak; Davalının binanın ön cephesinde ve -2 kotunda (20,00 m x 3,00 =) 60,00 m2 beton püskürtme (Shotcrete) imalatı yaptığı, yine -2 katında delik açarak gergi halatı imalatı yaptığı anlaşılmış, dosyada bulunan fotoğraflardan ise bir miktar mini kazık çalışması yapıldığı belirlenmiştir.”  şeklinde değerlendirme yapılmış olup, davalı tarafça yapılan mini kazık çalışmalarının sadece fotoğraflarda mevcut olduğu, yapılan bu çalışmaların sözleşmeye uygun olmadığı ve bu nedenle de davalının bu konuda herhangi bir hak edişinin olmadığının açıkça ortada olduğunu, bilirkişi raporunda; proje bedeli 4.000,00 TL, mobilizasyon bedeli 3.500,00 TL olmak üzere toplam 7.500,00 TL belirlenmiş ve aynı bilirkişi raporunun sonuç kısmında “işin tamamının bitirilmemiş olması nedeniyle davalının proje ve mobilizasyon bedelini talep edemeyeceği yönündeki kök rapordaki görüşümüzde değişiklik bulunmadı” denildiğini, davalının proje ve mobilizasyon bedelini talep edemeyeceğinin kabulü gerektiğini, arazi içerisinde yapılacak inşaat kapsamındaki iksa işlerine ait zemin çivisi, ankraj ve püskürtme beton imalatlarının yapılmasını yüklenmiş olup, davalı tarafından taahhüt edilen iş sözleşmeye uygun olarak yerine getirilmediğini ve bilirkişi raporunda da açıkça belirtilmiş olduğu üzere kısmi çalışmalar yapılmak suretiyle davalının sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, davalının sözleşmeye aykırı olan kısmi çalışmaları nedeniyle 12.334,50 TL’nin davalının talep edebileceği hak ediş tutarı olduğu yönündeki değerlendirmelerini ise kabul etmediklerini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.Taraflar arasında 26.09.2014 tarihli davacıya ait arsa üzerinde yapılacak inşaat kapsamında iksa işlerine ait zemin çivisi, ankraj ve püskürtme beton imalatlarının yapılması konusunda anlaşmışlardır. Davacı tarafından ... Bankasına ait ...nolu 25.000,00TL bedelli çek yapılacak işlere avans olması için davalıya verilmiştir. Davacı taraf davalının sözleşme gereğince edimlerini yerine getirmemesi sebebiyle avans olarak çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Mahkemece, mahallinde yapılan keşif ve tarafların sunmuş oldukları deliller değerlendirilerek davanın kısmının kabulüne,  5.165,50 TL'lik kısım yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Davacı vekili  mahkemeye sunmuş olduğu 30.03.2015 tarihli dilekçesi ile, dava konusu yapılan 25.000,00 TL bedelli çekin davalı tarafından tahsil edildiğinden bahisle davasına istirdat davası olarak devam edilmesini talep etmiştir.Mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporunda, mahallinde yapılan keşif, ölçüm ve  değerlendirmeler neticesinde, davalının yapmış olduğu imalatlar nedeniyle talep edebileceği hakediş tutarının  12.334,50-TL olduğu, davalı talebi olan ve taraflar arasında  sözleşmenin 6. maddesinde yer alan \"Onaylı Proje bedeli\"  ile  \"Mobilizasyon\"  bedelinin davalı tarafından kısmi iş yapılmış olması nedeniyle talep edilemeyeceği, mahkemece sözleşmenin  6. maddesinde yer alan \"Onaylı Proje\" bedeli  ile \"Mobilizasyon\"  bedelinin ödenmesi gerektiğinin uygun görülmesi halinde, davalı hakedişine (Proje Bedeli: 4.000,00-TL + Mobilizasyon Bedeli : 3.500,00-TL =) 7.500,00-TL'nin ilave edilmesi   gerekeceği, tarafların tacir olduğu, bu nedenle davalının fatura düzenlemek zorunda bulunduğu, dolayısyla alcağa KDV ilave edilmesi gerektiği, hesap ve değerlendirmelerin işin niteliğine, fiili duruma, sözleşme koşullarına ve dosya içeriğine uygun bulunduğu, davalının toplam harcamasının 19.384,50 TL olduğu belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre, davalı yüklenici tarafından sözleşme kapsamında çalışmaya başlandığı, proje ve mobilizasyon (şantiye kurulması) işlerinin yapıldığı, ayrıca sözleşme konusu işlerden yüklenici tarafından yapıldığı belirtilen beton püskürtme imalatı, ankraj imalatı, mini kazık imalatı  karşılığı toplam 12.334,50-TL bedelli iş yapıldığı, yine bu işlerin yapılabilmesi için gerekli olan  proje bedeli 4.000,00-TL ve mobilizasyon bedeli 3.500,00-TL olmak üzere davalının yapıtığı işlerin karşılığı olmak üzere toplam 19.834,50 TL'nin davacıdan tahsili gerektiği, buna göre davalının vermiş olduğu 25.000,00 TL avans çekinden 19.834,50 TL'nin mahsubu halinde davacının davalıya 5.165,50-TL borçlu olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bu husus gözetilerek davacının davalıya 5.165,50 TL borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmiştir. Ancak, yargılama sırasında çek bedelinin ödendiği ve davacının davaya istirdat davası olarak devam edilmesini istediğinden mahkemece 5.165,50 TL'nin davalıdan istirdaden tahsiline karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak, menfi tespit hükmü kurulması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin  usul yönünden kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak, davacının davasının kısmen kabulüne, davacının borçlu davalıya olmadığı anlaşılan 5.165,50 TL'nin davalıdan alınarak istirdaden davacıya verilmesine  dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1- Davacı vekilinin istinaf talebinin usul yönünden KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/10/2018 tarih ve 2014/1544 Esas, 2018/754 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 5.165,50 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN 1-Alınması gereken 352,86 TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 426,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 74,09 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,2-Davacı tarafından yatırılan 426,95 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan 25,20 TL başvurma harcı, 190,00 TL tebligat ve posta gideri, 600,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 815,20 TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre takdiren 168,44 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye miktarın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı tarafından yapılan 9,00 TL tebligat gideri olmak üzere yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 7,14 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye miktarın davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 5.100,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 5.100,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE, 2-Davacı tarafından yapılan 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 23,63 TL posta gideri olmak üzere toplam 144,93 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, KESİN olmak üzere 15/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e20d5cf529e764be","SID":"6fd2cdfe61fa7906"}}