{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     ....<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ             <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>.....<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>.....<br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t:  Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t:  18.10.2021 tarihli ara karar<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t.....     \t<br>\tDavacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili; davalının müvekkili banka ile imzalanan genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan borcunu ödemediğini, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... sayılı dosyasında davalının konkordato isteminde bulunduğunu, mahkemece 11.01.2019 tarihinde davalı şirkete 1 yıllık kesin mühlet verildiğini, alacaklarını bildirerek nisaba dahil edilmesini istediklerini, 07.02.2020 tarihli kararla davalının konkordato isteminin tasdikine, konkordato kapsamında olan borçların tasdik tarihinden itibaren ilk taksit 29.02.2020 tarihinden itibaren başlamak üzere 24 ayda eşit taksitler halinde ödenmesine karar verildiğini, bu güne kadar müvekkili bankaya 17.04.2020, 18.05.2020 ve 17.06.2020 tarihli taksit ödemelerinin yapıldığını, sonraki taksitlerle ilgili süresinde ve belirlenen miktarlarda ödeme yapılmadığını ileri sürerek, konkordatonun müvekkili banka yönünden feshine, davalının tüm mal varlığına ihtiyati tedbir konulmasına, taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının teminatsız olarak -aksi kanaatte olunursa uygun bir teminat karşılığında- ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece Mahkemesince istinafa konu ara kararıyla; davanın konkordatonun feshi talebine ilişkin olduğu, ihtiyati tedbir konulması talep edilen mal varlığının uyuşmazlık konusu olmadığı, davacının alacağın tahsili için konkordatonun feshi davasını açtığı, tedbir konulması talep edilen malların uyuşmazlık konusu olmaması nedeniyle İİK 389 maddesindeki şartın gerçekleşmediği, bu nedenle ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiği, davacının mevcut delillere göre muaccel alacağının bulunup bulunmadığının tespit edilemediği, bu nedenle İİK 257/1. maddesinde ihtiyati haciz kararı verilmesi için aranan muaccel alacağının bulunması şartının mevcut olduğunun yaklaşık ispat seviyesinde ispat edilemediği gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin zorlaşması veya tamamen imkansız hale gelmesi ihtimali söz konusu olduğunu, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için  gereken yaklaşık ispat kuralı gereği de sağlandığından HMK'nın 389/1. maddesi gereğince ihtiyati tedbir taleplerinin kabulünün gerektiğini, kaldı ki hukuk sistemimizde  yerel mahkemede davanın neticelenmesinin en az 1 yıl sürdüğü göz önüne alındığında söz konusu alacaklarının  sürüncemede kalacağı ve mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik sonucunda tahsil edilememesi durumunda müvekkil banka açısından ciddi bir zararın oluşacağının açık olduğunu, söz konusu kararın ihtiyati tedbire ilişkin yasal düzenlemelere de aykırılık teşkil ettiğini, dosya kapsamında ihtiyati haciz kararı verilmesine engel bir durum bulunmadığını,  İİK'nın 258/1 maddesi hükmüne göre alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi gerekmeyip, özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının yeterli olduğunu, sundukları genel kredi sözleşmesi ve  ihtarname ve dosyadaki mevcut belgeler, deliller incelendiğinde, davanın yaklaşık delil ile ispat edildiğini, İlk derece Mahkemesi kararının Anayasanın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil ettiğini belirterek, 18.10.2021 tarihli ara kararının kaldırılmasına ve  davalının tüm malvarlığına ihtiyati tedbir konulmasına, davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının öncelikle teminatsız olarak, yahut takdiren uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyaten haczine karar verilmesini istemiştir.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>\tDava, İİK'nın 308/e maddesine dayalı konkordatonun feshi istemine ilişkin olup, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz isteminin reddine dair ara kararı istinafa konu edilmiştir.\t<br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının  gerekçesindeki hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine  aykırılığın da tespit edilmemesine ve özellikle dava ile istenen talebin para alacağının tahsiline yönelik olmamasına göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>\t1-HMK'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca, davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,     <br>\t22.12.2021 tarihinde, HMK'nın 391/son ve İİK'nın 258/son maddeleri uyarınca, KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  23.12.2021<br>.....<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b28063f96c1322ae","SID":"735dc094df33e74a"}}