{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2018/476 Esas - 2021/701<br>Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili<br>ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR<br><br><br>ESAS NO\t: 2018/476 Esas<br>KARAR NO\t: 2021/701<br><br>DAVA\t: ALACAK<br>DAVA TARİHİ\t: 30/06/2015<br><br>KARAR TARİHİ\t: 08/11/2021<br>YAZIM TARİHİ \t: 16/11/2021<br>\tMahkememizde  alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t:<br>\tDavacı vekili ; Taraflar arasında 24.07.2006 tarihinde \"İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin üçüncü kişilerin hak iddialarını düzenleyen 7. maddesinde dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığını, anılan sözleşmeden önce dağıtım faaliyetlerin davalı tarafından yürütüldüğü sırada kamulaştırmasız el atma nedeniyle müvekkili aleyhine ... Asliye Hukuk Mahkemesinde ... Esas sayılı dosyada açılan davanın kabul edildiğini ve müvekkili tarafından toplam 3.179,75 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek bu miktarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep  etmiştir.<br>\tYANIT\t\t:            <br> \tDavalı vekili ; alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin özelleştirilmesinin hisse satışı suretiyle gerçekleştirildiğini ve İHDS hükümleri uyarınca müvekkilinden talepte bulunulamayacağını, davacı tarafından düzenlenen devre esas bilanço ile geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini belirtip, davanın reddini istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>\tDavadaki talep, İHDS öncesine ait işlemden kaynaklanan ve üçüncü kişiye yapılmak zorunda kalan ödemenin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.<br>\tMahkememizce yapılan yargılama sonucu ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas. 2010/356 Karar. sayılı dosyası nedeniyle üçüncü kişiye yapılan ödemenin İHDS’nin akdedildiği tarihten önceki döneme isabet eden olaylara dayandığı, sözleşme hükümleri gereğince davacının bu durumu davalı ...'a ihbar yükümlülüğünün bulunmadığı, bu nedenle dava dışı üçüncü kişilere yapmış olduğu ödemelerin tamamını rücuan talep edilmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle 3.179,75 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>\tKararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 12/04/2018 tarihli kararında \" Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, rücuya konu olan ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... (2005/187) Esas sayılı dosyası üzerinden açılan kamulaştırmasız el atma davası İHDS'nin imzalanmasından önce 25.03.2005 tarihinde ... aleyhine  açılmış ve mahkemece, İHDS'den  sonra 09.07.2010 tarihinde, kamulaştırmasız  el  atılan yerin tapusunun iptali ile ... adına tesciline ve bazı kısımlar içinde ... adına irtifak hakkı tesisine karar verilmiştir. Ayrıca kamulaştırmasız el atılan yerin tespit edilen bedelinin ise ...'den tahsiline karar verilmiş olup, bu karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. İşbu davada ise, davacı tarafından icra dosyasına yatırılan kendi adına tesciline karar verilen ve kamulaştırmasız el atılan yerin tespit edilen bedelinin davalı ...'tan tahsili talep edilmektedir. Bu durumda, kamulaştırmasız el atılan yerin tapu kaydı incelenip kimin adına tescil edildiği araştırıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış,\" denilerek kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.<br>\tTarafların bozma kararına karşı beyanlarını alan mahkememiz usul ve yasaya uygun olan ilama uyup, ... Asliye Hukuk Mahkemesi kararının kesinleşmesini beklemiştir. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas 2010/356 Karar sayılı davası ile ilgili olarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu kararın temyizi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesi.... Karar sayı ve 24/02/2011 tarihli kararı ile yeniden yargılama yapılmasına gerek görmediği için hüküm fırkasının \" ....5.728,00 metre karelik bölümdeki davacı payı oranında, davalı idare adına irtifak hakkı tesis ve tesciline, pilon yeri olarak gösterilen 30,00 metre karelik bölümdeki tapu kaydının davacı payı oranında iptali ile davalı idare ( ... ) adına tesciline karar verilmiş, tarafların başvurusu üzerine karar 24/02/2011 tarihinde kesinleşmiştir.<br>\t Bu davadaki talep davacı tarafından icra dosyasına yatırılan kendi adına tesciline karar verilen ve kamulaştırmasız el atılan yerin tespit edilen bedelinin davalı ...'tan tahsili istemine ilişkindir.<br>\tDavacının bedelini talep ettiği taşınmaz bölümünün ... Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen kararı ile yine davacı ... adına tesciline karar verilmiştir. Her ne kadar mahkeme kararı tapuya ibraz edilip, davacımız adına tescil işlemi yapılmamış ise de, taşınmaz mülkiyetinin olağan yöntem dışında yeni malik adına geçişini sağlayan istisnai hallerden biri de kesinleşmiş mahkeme kararı olup, mahkeme kararının kesinleşmesi ile artık davacı ... karara konu yerin maliki olmuştur. Mahkeme kararının tapuya işlenmemiş olaması davacının malik olma durumunu değiştirmemekte olup, tapuda işlem yapılması sadece üçüncü kişilere bildirimi sağlamakta olup, davacı adına tapuya tescil kararı verilen pilon yeri bedelinin davalıdan talep edilmesinin mümkün olmadığı kabul edilip, aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;<br>\tDavanın REDDİNE,<br>\tAlınması gereken 59,30 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 54,31 TL'nin mahsubu ile bakiye 4,99 TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE ÖDENMESİNE.<br>\tDavacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\tDavalı tarafından yatırılan 162,91 TL bakiye karar harcının karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davalıya İADESİNE.<br>\tDavalı lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 3.179,75 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE.<br>\tDavalı tarafından yapılan 97,10 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE,<br>\tKarar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı kalması halinde bildirilecek hesap numarası olur ise hesaba, hesap numarası bildirilmez ise gider avansından karşılanmak koşulu ile posta havalesi ile yatıran tarafa İADESİNE.<br>\tDair, Davacı Vekili Av. ....'ın yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/11/2021<br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9e24eb4efa9ebe77","SID":"f3a62b34b2954791"}}