{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br>...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                             K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ...\t... <br>ÜYE\t\t: ...\t...<br>ÜYE\t\t: ... \t...<br>KATİP\t\t: ... \t...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/06/2021<br>NUMARASI\t\t:....<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/06/2021 tarih ve ..... sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>  TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalının talebi üzerine  taraflar arasında zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesi akdedildiğini ancak davalının sigorta primlerini ödemediğini, müvekkili şirket tarafından ödenen sigorta primlerinin davalıdan tahsili amacıyla başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, sigorta sözleşmesinin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın arabuluculuk dava şartına tabi olup davanın ilk açıldığı tarihten önce arabuluculuğa başvurulması gerektiğini ancak anılan dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın 6102 sayılı TTKnun 5/a-1 maddesi ve HMKnun 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davanın ilk olarak Tüketici Mahkemesinde açıldığını, Tüketici mahkemesinde dava açılmadan önce arabuluculuğa  başvurduklarını, dava şartının yerine getirildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, sigorta prim alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>                                                     06/12/2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesinde, \"Bu Kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" hükmü bulunmaktadır. <br>\t6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde de, \"İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" düzenlemesi mevcuttur.<br> Dava konusu uyuşmazlığın, yukarıda belirtilen kanun hükümleri uyarınca, arabuluculuk dava şartına tabi olduğu hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Dosya kapsamından  davanın ilk olarak 22/02/2021 tarihinde tüketici mahkemesinde açıldığı, davacı tarafça  dava açılmadan evvel arabulucuya başvurulduğu ve 14/01/2021 tarihli anlaşmaya varılamadığına dair son tutanağın dava dilekçesi ekinde mahkemeye sunulduğu, tüketici mahkemesince  23/02/2021 tarihinde  görevsizlik kararı verildiği, görevsizlik kararı sonucu   dava dosyasının ilk derece mahkemesine tevzi edildiği ve  yukarıda belirtilen esasına kaydedildiği,  davacı tarafın 26/02/2021 tarihinde tekrar arabulucuya başvurduğu 17/03/2021 tarihli  anlaşmaya varılamadığına dair son tutanağın mahkemeye sunulduğu anlaşılmaktadır. Görüldüğü üzere davacı taraf davanın ilk açıldığı 22/02/2021 tarihinden önce arabulucuya  başvurmuş ve son tutanağı da dava dilekçesi ekinde  mahkemeye sunmuştur. Bu itibarla  davacının  davanın ilk açıldığı tarihten önce arabulucuya başvuru şartını yerine getirdiği anlaşıldığından mahkemece davanın ilk açıldığı tarihten önce arabulucuya  başvurulmadığına ilişkin gerekçesi yerinde olmadığı gibi  aksi durumda dahi davacının, davanın ilk açıldığı tüketici mahkemesince verilen görevsizlik kararından sonra  arabulucuya başvurduğu ve son tutanağın  ilk derece mahkemesince davanın esasına girilmeden sunulduğu gözetildiğinde, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  ... Karar sayılı ilamında da  belirtildiği gibi dava şartının yerine getirildiğinin kabulü gerektiği anlaşıldığından mahkemece açıklanan hususlar gözden kaçırılarak  yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine  karar vermek gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜ ile, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07/06/2021 tarih ve ..... sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>                        2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t6-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/11/2021 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2021       <br><br>....<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fc81dcdb4d91b275","SID":"50cc66f85d34f9b8"}}