{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2021/1955 <br>KARAR NO: 2021/2073<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/03/2021<br>NUMARASI: 2021/201 Esas, 2021/370 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 09/11/2021<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında boyama konusunda sözleşme bulunduğunu, müvekkilinin dava dışı ... Ltd.Şirketinden satın alıp boyanmak üzere  davalıya gönderildiğini, davalının boyadığı  kumaşı, başka bir işlem daha görmek üzere ... Şirketine gönderdiğini, ... Şirketinin de bu işlem görmüş malı davacının  müşterisi olan ... Ltd. Şti'ne, bu şirketin de konfeksiyon yapılmak üzere ... firmasına gönderdiğini, ancak ... firmasının uyarısıyla davacının müşterisi olan ... firmasının davacıya  ayıp ihbarı yaptığını, müvekkilinin de derhal davalı şirkete ayıp ihbarı yaparak malları iade ettiğini, halen de ayıplı olarak  1103,29 kg kumaşın davalıda bulunduğunu, müvekkilinin müşterisine mahcup olmamak adına ... Ltd. Şti.nden yeniden 1020 Kg ham kumaş aldığını, bu ikinci parti ham kumaşın da aynı iş akış şemasını izleyerek ... Ltd.Şti.nin boyahanesine 1020 kg işlem görmek üzere  gönderildiğini, ancak 698 kg boyalı kumaşta bir önceki partideki gibi boyuna izler olduğu belirtilerek  iade edildiğini, müvekkilinin de davalıya iade ettiğini, tüm bu mallar için davacıya   iade  faturaları kesildiğini, davacının da  kendisine yansıtılan bu zararı aynen davalıya yansıtarak 14/07/2020 tarihli ve 185.360,35 TL tutarlı reklamasyon bedeli faturası kestiğini, ancak davalının 17/07/2020 tarihli ve aynı bedelli iade faturası kestiğini, davacının, 20/07/2020 tarihinde tekrar 185.360,35 TL bedelli Reklamasyon Bedeli faturası kestiğini, davalının da 22/07/2020 tarihinde aynı bedelli iade faturası kestiğini, toplamda 1801,29 kg malın ayıplı olarak 1.103,29 kg'sinin davalıda 698 kg'sinin ise davacının İstanbul deposunda durduğunu, laboratuvarlarda hata tespit testleri yaptırıldığını, bu raporlarla ilgili davalının bilgilendirildiğini,  buna rağmen davalının alacaklı olduğu iddiasıyla Çorlu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi yaptığını, müvekkilinin borca itiraz ettiğini, bu itiraz üzerine davalının Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/304 esas sayılı davası ile müvekkili aleyhine itirazın iptali ve alacak talepli dava açtığını, söz konusu dava ile bu davanın taraflarının aynı olduğunu ve her iki davanın da konusunun ayıplı boyanmış olan kumaşlardan kaynaklanmış olan farklı alacak talepleri olduğunu belirterek, HMK md.166 gereği bu davanın, Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/304 esas sayılı davası ile birleştirilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 73.962,91  TL'nin  28/01/2021 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. Mahkemece, Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/304 esas sayılı dava dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, tarafların ve dava sebebinin aynı olduğu, dosyalardan biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyeceği, davacının birleştirme talebinde bulunduğu, her iki dava arasında bağlantı bulunduğu gerekçesiyle usul ekonomisi de gözetilerek,  HMK.nun 166/1, 4 madde ve  bendleri  uyarınca mahkeme dosyasının Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/304 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile,  davalı şirketin davacı şirketten olan alacağının tahsili için kendileri tarafından  Çorlu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davacının itirazı ile duran takibin devamını temin için itirazın iptali davası açıldığını, itirazın iptali davasının Çorlu 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/304 Esas sayısında kayıtlı ve derdest bulunduğunu, Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi dava dosyasında ön inceleme yapıldığını, delillerin toplanma aşamasında olduğunu, mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiğini, mahkemece HMK’nun  166/1 maddesine göre iki davanın birleştirilmesine karar vermiş ise de mahkemenin yargı çevresinin  Bakırköy, birleştirilmesine karar verilen Çorlu 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin ise Tekirdağ yargı çevresinde bulunduğunu,  iki davanın görüldüğü iki ayrı mahkemenin  iki ayrı yargı çevresinde bulunduğunu, mahkemenin vermiş olduğu birleştirme kararının HMK'nın 166/1. maddesine göre değil, HMK'nın 166/2.maddesine göre vermesi gerektiğini, mahkeme tarafından verilen birleştirme kararının müstakilen istinaf edilmesinin mümkün olduğunu,  mahkemenin birleştirme kararını ancak esas hükümle birlikte istinafı kabil olarak vermesinin  hatalı olduğunu, davacı taraf dava dilekçesinde davasını alacak davası olarak belirtilmiş ise de dilekçe ve gerekçeli karar içeriğinden davacı tarafın talebinin tazminat niteliğinde olduğunu, dava dilekçesinde ileri sürülen hususların Çorlu 1.Asliye Hukuk Mahkemesindeki dosyada da ileri sürüldüğünü,  davalardan birisinin itirazın iptali diğerinin ise tazminat davası niteliğinde olduğunu,  ayrı yargılama usulüne tabi oldukları gibi Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde  açılan davanın aşama kaydettiğini, dava dosyalarının birleştirilmesinin yargılamada usul ekonomisi bakımından da bir faydasının bulunmadığını, dava dilekçesinin öncelikle kendilerine  tebliğ ile beyan ve cevapların alınması gerekirken dosya üzerinden tensiben birleştirme kararı verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı, davasında 73.962,91  TL ayıplı işler bedelinin tahsilini ve bu dava dosyasının HMK'nın 166. maddesi gereğince Çorlu 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/304 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece dava dosyasının Çorlu 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 166/2. Maddesinde \"Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır.\" hükmü; HMK'nın 168. Maddesinde ise \"Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna; bölge adliye mahkemesi kararları hakkında ise temyiz yoluna, ancak hükümle birlikte gidilebilir. Şu kadar ki, bu husus tek başına, bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenme; Yargıtayda ise bozma sebebi teşkil etmez.\" hükmü düzenlenmiştir. HMK'nın 168. Maddesi hükmüne göre, aynı yargı çevresi içerisinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülen davalar yönünden verilen birleştirme kararlarına karşı istinaf yoluna ancak hükümle birlikte gidilebilir. Somut olayda, birleştirilmesi istenilen davalar ayrı yargı çevresinde olup, her ikisi de düzey olarak asliye mahkemesi ise de birisi ticaret mahkemesi, diğeri ise hukuk mahkemesi sıfatını taşımaktadır. Hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilen kararlar aynı yargı çevresinde ve aynı düzey ve sıfattaki mahkemelerce verilen birleştirme kararları olup, ayrı yargı çevrelerindeki mahkemelerce verilen birleştirme kararlarının istinaf edilebilmesi için esas hakkında hüküm kurulmasının beklenmesine gerek bulunmadığından, istinaf başvurusunun incelenmesine geçilmiştir. Davaların birleştirilmesi ve ayrılmasına ilişkin hükümler, HMK'nın 166. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, amacı usul ekonomisine hizmet etmek ve aynı konuda çelişkili kararlar verilmesini önlemektir. Mahkemece istinaf incelemesine konu dava dosyası ile Çorlu 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/304 esas sayılı dava dosya arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu gerekçesiyle davaların birleştirilmesine karar verilmiştir. Davaların görülmekte olduğu mahkemelerden biri İstanbul ili Bakırköy ilçesi, diğeri ise Tekirdağ ili Çorlu ilçesi yargı çevresinde bulunduğundan ayrı yargı çevresindedir. Bu durumda birleştirme kararı verilebilmesi için HMK'nın 166/2.maddesi hükmünde belirtilen şartların bulunması gerekmektedir. HMK'nın 166/2. maddesi uyarınca, ayrı yargı çevrelerinde yer alan  aynı düzey ve vasıftaki  hukuk mahkemelerine açılmış davaların  bağlantı sebebiyle birleştirilmelerine karar verilebilir.  Şu halde, ayrı yargı çevresi dahilinde bulunan  mahkemelerde açılan davaların görüldüğü mahkemelerin aynı düzeyde olmasına karşın aynı vasıfta  olmaması, birinin asliye ticaret mahkemesi, diğerinin asliye hukuk mahkemesi olması nedeniyle birleştirilmesi usulen mümkün değildir. Bu durumda, mahkemece işin esasına girilerek, toplanacak deliller çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde birleştirme yönünde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.  Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak, yukarıda açıklanan şekilde işin esasına yönelik inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/03/2021 tarih, 2021/201 Esas, 2021/370 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 09/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ebeab33c257a7eea","SID":"9b7bb818dd179a4e"}}