{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2019/1141 <br>KARAR NO: 2021/1203<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/02/2019<br>NUMARASI: 2018/1270 E.2019/127K.<br>DAVANIN KONUSU: Şirket sicil kaydının terkini.<br>Taraflar arasında görülen davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen hükme karşı, davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı davasında özetle; davalı şirkete ait kuruluş evraklarının kendisi tarafından imzalandığını, ancak söz konusu evrakları şirket kurma iradesiyle imzalamadığını, dava dışı ... tarafından şirkette sigortalı olarak çalışabilmesi için evrakları imzalaması gerektiğinin söylenmesi üzerine belgeleri imzaladığını belirterek, davalı şirketin sicil kaydının silinmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar adına duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ edildiği halde duruşmaya katılmamış böylece yokluklarında yargılama yapılarak karar verilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalı şirketin kurulduğu ve şirketin tek ortağı ile yetkilisinin kendisi olduğu, şirketin kuruluşuna ilişkin belgelerdeki imzanın davacıya ait olduğu, davacının bu yönde kabul beyanı bulunduğu, davacı tarafından sigortalı olarak çalışmak amacıyla kurduğunu iddia ettiği şirketin bilgisi dışında kurulduğundan bahisle feshini isteyemeyeceği, davacının iradesinin fesada uğradığı yönünde de herhangi bir iddia ve delilin bulunmadığı dikkate alınarak ispatlanamayan davanın reddi gerektiği, ...\" gerekçesiyle,  davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı  tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı istinaf başvuru dilekçesinde: önceki beyanlarını tekrarla; İş bulmak için  müracaat ettiğinde, kimlik ve  adres bilgilerini  istediklerini ve kendisini sigortalı yaptıracaklarını, ancak bunun için noterden imza vermesi gerektiğini söylediklerini,  işe gireceğini sanarak noterde imza attığını ,bu şekilde  dolandırılmak suretiyle mağdur edildiğini, Kendisine uyuşturucu madde verilmek suretiyle iradesinin etkisiz hale getirildiğini ve bu şekilde evraklara imza attırıldığını, Bu nedenlerle ilk  derece mahkemesinin  istinafa konu kararının  usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve  davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE  GEREKÇE Dava, esasen irade sakatlığı nedeniyle davalı şirketin kuruluş işlemlerinin geçersiz olduğunun tespiti ve şirketin kaydının ticaret sicilinden terkini talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı tarafından, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosyadaki mevcut belgelerden şirketin 08.11.2018 tarihinde kurulduğu, şirketin tek ortağının ve şirketi münferiden temsile yetkili kişinin davacı olduğu, davacının eldeki davayı 18.12.2018 tarihinde açmış olduğu anlaşılmaktadır. Dava hile ve aldatma iddiası ile irade sakatlığı hukuksal nedenine dayalı olup, davacı şirketin kuruluşuna ilişkin belgelere yönelik imza inkarında bulunmamaktadır. Dava, TBK'nın 39. maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmış olmakla davacının iradesinin fesada uğramış olduğu yönündeki iddialarını ispata yarar hiç bir delil ve bilgi dosyada mevcut değildir.Davacı, süresinde iki defa istinaf dilekçesi vermekle, ilk defa istinaf aşamasında  kendisine uyuşturucu madde verilmek suretiyle iradesini etkisiz hale getirdiklerini ve kendisinden şirketin kuruluşuna yarar imza aldıklarını beyan etmiş olsa da davacının bu yönde iddialarını  ispata yarar hiç bir somut delil dosyada mevcut olmamakla birlikte, zorla uyuşturucu kullanımına sebebiyet verilmesi yönündeki iddianın yargılamanın önceki  aşamalarında  ileri sürülmemiş olması sebebiyle zaten ilk defa istinaf aşamasında  dinlenilmesi de mümkün değildir. Davacının yapması gereken, tasfiye kararı almak suretiyle şirketin tasfiyesi sonucu ticaret sicilinden terkinini sağlamaktan ibarettir. Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerlerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 07.10.2021 tarihinde oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi. <br>KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3a4dce9229817221","SID":"e91641afb7b6cfcc"}}