{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2020/1553 <br>KARAR NO: 2021/2844<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/11/2019<br>NUMARASI: 2018/777 E - 2019/1214 K<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ: 27/10/2021<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının  davalı kurum ile 02.05.2016 tarihinde taahhütlü abonelik sözleşmesi imzaladığı,  2 yıllık taahhüt süresi boyunca abonelik sözleşmesinin feshedilmemesini  taahhüt ettiğini, taahhüt süresi 30.04.2018 tarihinde sona erdiğinden davacının  taahhüt süresinin sona erdiği fatura döneminin sonunda sözleşmesini feshederek başka bir operatöre taşıdığı, davalının 25.04.2018 tarihinde sözleşmenin feshi nedeni ile ceza tahakkuk ettirerek ... numaralı faturayı kestiği, faturayı kabul etmemekle birlikte davacının  cayma bedelleri ve tarife ücretlerinin tek bir faturada kesilmesinden kaynaklı olarak tarife kısmına ilişkin bir ödeme yapmasının da mümkün olmadığını, sonrasında ... numaralı faturanın tahsili  ihtarında  bulunulması üzerine  davacının   BTK'na şikayetini bildirdiğini,davacının  bu fatura içeriğindeki borçtan sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, kendisinin sözleşmesini taahhüt süresi sonunda feshettiğini,  kesilen  faturanın sözleşmede dayanağının bulunmadığını davacının bu faturadan  borçlu olmadığının tespitine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili  cevap dilekçesinde özetle ; davacı tarafın tacir olduğunu, TTK 18. md. si gereği tüm işlemlerinde basiretli bir tacir olarak hareket etme zorunluluğunun bulunduğunu, dolayısıyla GSM hatlarının dâhil olduğu kampanya sözleşmelerinin tarihini takıp edip, denetleyebilecek durumda olması gerektiğini, davacı şirketin 24.05.2016 tarihli yeni ... kampanya taahhütnamesini imzalayarak, sağlanan aylık fatura indirimi ve ... faydaları karşılığında 4.500-TL aylık fatura taahhüdünü 24 ay süresince yerine getirmeyi ve ana hat olarak da adlarına kayıtlı ... no.lu GSM hattı seçtiğini beyan, kabul ve taahhüt ettiğini,  kampanya taahhütnamelerine uygun olarak hizmet veren davalı  şirket karşısında, taahhüt süresinden önce hatlarını başka şirkete taşıyan davacı şirketin, kampanyaların iptal cayma bedellerini içeren 25.04.2018 tarihli fatura nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemesinin  sözleşmeye, yasaya, hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu  belirterek  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davada  07/05/2018 tarihli ve 10.470,32 TL miktarlı cayma bedeline yönelik faturadan davacının borçlu olmadığının tespiti talep edilmiştir. Mahkeme, taraflar arasında 24.05.2016-24.05.2018 aralığını kapsayan Taahhütlü Abonelik Sözleşmesi bulunduğu, 25/05/2018  tarihinde keşilecek son fatura ile  taahhüt süresinin biteceği, ancak davacının  24. Aya ait son bir dönemi daha bulunduğu halde taahhüt süresi dolmadan 25/04/2018  tarihli fatura kesimi ile taahhüdünü bozarak sözleşmeyi feshettiği,  taahhüt süresi dolmadan taahhüdünü bozarak sözleşmeyi feshetmesi sebebi ile cayma bedeli ödemesi gerektiği, bu kapsamda davalı tarafından düzenlenen davaya konu 25/04/2018 tarihli, ... numaralı,  25/03/2018-24/04/2018  tarih aralığına  ait  10.470,32-TL tutarlı faturanın taraflar arasındaki sözleşmeye uygun bulunduğu,  davacının sözleşmeye aykırı davrandığı, bu sebeple talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle; \"Davanın reddine\" karar vermiştir. Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde;mehkemenin eksik bilirkişi raporunu dayanak alarak eksik inceleme ile karar verdiğini,taahhüt süresinin 30/04/2018 de sona erdiğini, bundan sonra davacının sözleşmeyi feshederek hattını başka operatöre taşıdığını,cayma bedeli ile tarife ücretinin tekbir faturada kesilmesinin mümkün olmadığını,davacının tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, kesilen faturanın dayanağı olmadığını belirterek ,davanın kabulü ile icra takibi açılmışsa %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına da hükmedilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Hükme dayanak bilirkişi raporunda ; davacının kullanımındaki ... numaralı hat üzerine tanımlı \"...\" isimli kontrata dair 24.05.2016-24.05.2018 tarih aralığı kapsayan 24 ay taahhütlü sözleşme gereği   25/05/2018  tarihinde  son fatura ile  taahhüt süresinin biteceği,davacının ise 30/04/2018  tarihinde  henüz taahhüt süresi dolmadan sözleşmeyi feshettiği , 25.03.2018-24.04.2018 tarih aralığına ait 25/05/2018 tarihli   10.470,32 TL lık faturanın davacı tarafça ödenmesi gerektiği belirlenmekle,davacının 24/05/2018 yerine 30/04/2018 tarihinde sözleşmeyi feshederek hattını başka operatöre taşıdığı anlaşıldığından,davacının taahhüt süresine uymadığı, hesaplanan cayma bedelinden de  sorumlu olduğu açıktır. Bilirkişi raporunun taraf,mahkeme  ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu görülmüştür. Davacı cayma bedelinden sorumlu olmadığına yönelik davasını ispatlayamamıştır. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 59,30 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 4,90 TL'nin davacıdan  alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 27/10/2021</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aee8dd7cfc8459da","SID":"591edf6178871f17"}}