{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F MAHKEMESİ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2019/2708 <br>KARAR NO: 2021/1524<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/05/2019<br>NUMARASI: 2017/403 E. -  2019/535  K. <br>DAVANIN KONUSU: Tazminat <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/10/2021<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14/11/2016 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracına bindiği esnada sürücüsü ve plakası belirlenemeyen kapalı kamyonetin aniden ... plakalı taksinin yanından geçerek aracına binmeye çalışan müvekkiline çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek, işgücü kaybından doğan 3.200-TL daimi maluliyet tazminatı ve 100-TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 3.300-TL tazminatın davalıya başvuru tarihi olan 06/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Davanın kabulü ile 19.082,64-TL sürekli iş göremezlik tazminatının 18/04/2017 temerrüt tarihinden işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Davalı  vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı  vekili istinaf dilekçesinde; davalıya başvuru şartının yerine getirilmediğini, davacının maluliyetinin ZMMS genel şartları uyarınca belirlenmesi gerektiğini, geçici işgöremezlik zararından sorumlu bulunmadıklarını belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. İstinaf edenlerin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede; 14/11/2016 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı aracına bindiği esnada sürücüsü ve plakası belirlenemeyen kapalı kamyonetin aniden ... plakalı taksinin yanından geçerek aracına binmeye çalışan davacıya çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu davacının yaralanarak malul kaldığı anlaşılmıştır. AYM nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı  kararına göre Karayolları Trafik Kanunu'nun zorunlu trafik sigortasına ilişkin 90 ve 92. maddelerinde yer alan, \"Trafik Sigortası Genel Şartları\" ifadelerini iptal ettiği,iptal kararı içerine göre  sigorta şirketlerinin trafik kazalarından doğan tazminat sorumluluğunun öncelikle Karayolları Trafik Kanunu,Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağı, dolayısıyla trafik sigortası kapsamındaki tazminatların belirlenmesinde artık 'Genel Şartlar'ın kural olarak belirleyici olmayacağı, genel Şartlar\"ın  sadece Karayolları Trafik Kanunu ve Borçlar Kanunu'na aykırı olmayan hükümlerinin uygulanabileceği, dolayısıyla bu karardan sonra sigorta şirketlerinin tazminat sorumluluğunu azaltan 'Genel Şartlar'ın birçok hükmünün uygulanamaz hale geldiği görülmektedir. Bu kapsamda açılan davalarda TBK nın haksız fiile ilişkin hükümleri, KTK kanunu hükümleri ile genel şartların bunlara aykırı olmayan hükümleri ile  bu doğrultuda yeni genel şartlarla çeliştiği durumda Yargıtay'ın genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki  yerleşmiş içtihatları doğrultusunda uygulama yapılması gerekecektir. Bu halde Anayasa Mahkemesi'nce verilen  iptal kararı sonrası düzenlenecek maluliyet raporlarında 01/06/2015 tarihinden itibaren uygulanan genel şartların ve  bu kapsamda genel şartlarla belirlenen \"Özürlülük Ölçütü Yönetmeliği\" ile \"Engelliler Yönetmeliği\"nin  uygulanma imkanı kalmadığından , davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talebi yerinde değildir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, davacının yeterli belgeler ile davalıya başvuruda bulunmuş olmasına, davalı aleyhine  geçici işgöremezlik tazminatına hükmedilmemesine,  özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük  bulunmamasına  göre, davalı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. <br>HÜKÜM: Gerekçe uyarınca; 1-Usul ve yasaya uygun olan ve başlıkta yazılı bulunan  mahkeme  kararına yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,(HMK.m.353/1-b/1) 2- Alınması gereken 1.303,53-TL harçtan peşin yatırılan 325,90-TL  nispi karar ilam harcının düşümü ile 973,63-TL nispi karar ilam harcının istinaf eden  davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Yasa yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, HMK. m. 353/1-b/1 hükmü uyarınca, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK. m. 362/1-a mad. gereğince, miktar itibariyle kesin olarak  oy birliğiyle karar verildi.14/10/2021</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7ddbb0d6b85961fd","SID":"5ee59183336d1845"}}