{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  24. HUKUK DAİRESİ     <br>                       T.C.<br>                   ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         24.HUKUK DAİRESİ      <br><br>...<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  \t(...)<br>ÜYE\t\t: ...  \t(...)<br>KATİP\t\t: ...  \t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/06/2021<br>NUMARASI\t\t:...<br><br>DAVANIN KONUSU\t: TAZMİNAT<br>İSTİNAF TALEBİNDE <br>BULUNAN\t: DAVALI VEKİLİ <br>KARAR TARİHİ\t: 05/10/2021<br>KARARIN YAZILDIĞI <br>TARİH\t: 07/10/2021<br><br>\tMahkemece verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: <br>TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının yapmış olduğu trafik kazası sonrasında aracını 28/08/2020 tarihinde tamir için davalı şirkete teslim ettiğini,  tamir işlemlerinin tamamlanmasının ardından davalı servis çalışanları tarafından test sürüşü sırasında aracın şanzımanının kilitlendiğini, ancak davalı tarafça davacıya şanzıman arızasının kazadan kaynaklı meydana geldiğinin bildirilerek davacıdan 43.000,00 TL tutarında ödeme yapılmasının istendiğini, şanzımanın davalı servis hatası sebebiyle arızalandığını, davalı şirketin kendi kusuru sebebiyle verdiği hasarı tamir etmeyeceğini beyan etmesi üzerine davacının aracını tamir için  başka bir servise götürdüğünü ve 46.620,18 TL tamir masrafında bulunduğunu belirterek,  46.620,18 TL tamirat bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.<br>CEVAP:\tDavalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafından Ankara 5.Sulh Hukuk Mahkemesinin ... sayılı dosyasında yapılan bilirkişi tespitinin davada delil olarak kullanılmasının usule aykırı olduğunu, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI:Mahkemece, davanın ayıplı hizmet iddiasına dayalı olarak açılan tazminat davası olduğu,  davacının gerçek kişi olup, davaya konu aracın da hususi nitelikte bulunduğu dikkate alındığında davacının tüketici olarak kabul edildiği ve  gerçekleşen somut olayda 6502 sayılı yasa hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna gidilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle mahkeme kararının kaldırılarak uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE :Davada, araç tamiri (eser) sözleşmesinden kaynaklanan zararın tazmini talep edilmektedir. <br>\t6102 sayılı TTK'nun 4.maddesine göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede altı bent halinde sayılan davalar, ticari dava sayılır. <br>\tTaraflardan biri, tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Zira, TTK'nun kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı, ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.<br>\t6335 sayılı Kanun'un 2.maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı TTK'undan ve 6102 sayılı TTK'nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. <br>\t6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3.maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı Yasa'nın 73.maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.<br>\tBir hukuki işlemin 6502 sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.<br>\tGörev hususu, kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca ileri sürülmese dahi, mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözönünde tutulması gerekir.<br>\tDosya kapsamından, davacıya ait dava konusu .... plaka sayılı aracın  \"hususi\" araç olması nedeniyle ve ihtilafın araç tamiri (eser) sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşıldığına göre, davacının 6502 sayılı kanun kapsamında tüketici olduğu tartışmasızdır.  \tBu durumda,davacının tacir olmayıp, 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici olduğunun belirlenmiş olması karşısında, mahkemece; görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tBelirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; kurulan hükümde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nun 353/1/b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br><br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenler ile; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-)İstinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından davalıdan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t3-)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran davalı üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-)Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 362/1-a. maddesi gereğince  KESİN olmak üzere 05/10/2021  tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye<br>...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye<br>...<br> e-imzalıdır<br><br>Katip<br>...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br>  İş Bu Karar İlamı E-İmza ile İmzalanmıştır. <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"51f60a37cf86fc75","SID":"5ce1abd20e763d89"}}