{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ    <br><br>                ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        31. HUKUK DAİRESİ <br><br>....<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t(İnceleme Aşamasında Kararın  Kaldırılarak Dosyanın                                                                                                     Mahkemesine Gönderilmesi HMK 353/1-a.6 md)\t<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>  K A R A R <br>......<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 24/06/2021<br>NUMARASI\t: ......<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ                     : 30/09/2021<br>KARARIN YAZIM TARİHİ : 06/10/2021<br><br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin davada mahkemece  ihtiyati tedbir talebinin reddine  dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili,  müvekkili ile davalı arasında 2017 yılından beri ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasında 15/04/2017 tarihinde eser sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeye konu alacağı ve daha fazlasını  davalı şirkete ödendiğini, sözleşmeye konu borcun ödenmiş olması nedeniyle bugüne kadar davalı şirket tarafından müvekkiline  herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, menfi tespit talep edilen icra dosyasına konu faturalarla sözleşmenin içeriğinin hemen hemen aynı olduğunu, davalı şirketin aynı alacak için  mükerrer takip yaptığını, davalının alacaklı olduğunu ispatlaması gerektiğini belirterek ve  dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle müvekkili hakkında davalı tarafça  başlatılan Ankara 10. İcra Müdürlüğünün ...... Sayılı dosyasındaki  borçtan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı 234.376,88-TL'nin istirdadına dava sonuna kadar teminatsız olarak takibin durdurulmasına, bu mümkün değilse uygun görülecek teminat karşılığında takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine,  aksi halde İcra Dairesindeki paranın  alacaklıya ödenmemesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece; talebin,  İİK 72/2 ve 3. maddeleri gereğince icra takibinin durdurulması veya icra dairesindeki paranın alacaklıya ödenmesinin durdurulmasına ilişkin olduğu,  2004 sayılı İİK'nın 72/2 maddesinde \"İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir\"; 72/3. maddesinde ''İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.'' hükmü bulunduğu,  6100 sayılı HMK' nın ise 389. maddesinde \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" ve  390/3 maddesinde  \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. \" hükümleri bulunduğu, İİK 72/2 maddesi kapsamında icra takibinin durdurulmasına  veya icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir taleplerinde, ihtiyati tedbir şartlarına ilişkin genel hüküm niteliğindeki HMK 389 ve HMK 390/3 maddesi hükümlerinin dikkate alınması gerektiği, yapılan inceleme sonucunda, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sadece arabuluculuk son tutanağının sunulduğu, herhangi bir delilin bulunmadığı, mevcut dosya kapsamına göre ihtiyati tedbir talep eden davacının davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat edemediği ve bu şekilde ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, icra takibinin durdurulması veya icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı tarafa icra takibine dayanak hiçbir borcunun bulunmadığını, mahkemece; dava dilekçesindeki hususların değerlendirilmediğini, delilleri sunması için süre verilmediğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.\t<br>\tGEREKÇE:<br>\tTalep, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında İİK 72/3 maddesi  gereğince ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı vekili, müvekkili hakkında davalı tarafça başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve takibin tedbiren durdurulmasını, aksi halde icra dairesine ödenen paranın alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulmasını talep etmiştir. Söz konusu bu talep, niteliğince İİK 72/3 maddesi kapsamındadır. <br>Mahkemece, HMK'nın 389 ve 390/3 maddeleri hükümleri gereğince  değerlendirme yapılmış ise de; özel kanunlarda düzenlenen hususlar için genel hükümler uygulanamayacağından yukarıda açıklanan talep hakkında genel hüküm niteliğinde olan HMK hükümlerinin uygulanması, İİK 72/3 maddesi hakkında hiç bir inceleme ve değerlendirme yapılmaması usul ve yasaya aykırı olmuştur.<br>Bu durumda; mahkemece, ilgili icra dosyası getirtilerek İİK'nın 72/3 maddesi kapsamında inceleme ve değerlendirme yapılması gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.<br> HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>\t2-Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/06/2021 gün ve .....Esas sayılı ara kararının HMK’nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\t3-Talebin yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece  mahkemesine  GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>5-Davacı tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>      \t  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olarak  30/09/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ff11fe085c6f83a1","SID":"4a5551b66d0564d5"}}