{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2019/2211 <br>KARAR NO: 2021/2197<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/05/2019<br>NUMARASI: 2018/168 E - 2019/441 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 13/09/2021<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı- borçlu aleyhine ödenmeyen elektrik kullanım bedelinin tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde takibe, borca, faize ve faiz oranına itiraz edildiğini, borçlunun icra dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile asıl alacağa uygulanan %16,80 yıllık 6183 sayılı yasa gereği değişecek oranlar üzerinden gecikme zammı,  gecikme faiz  tutarına işleyecek %18 KDV ile birlikte takibin devamına, haksız  itirazla takibi durduran borçlunun %20den az olmamak üzere icra inkar tazminatını ödemeye mahkum edilmesine   karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya elektrik kullanımdan dolayı herhangi bir borcu bulunmadığını beyanla,  davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; taraflar arasındaki sözleşmenin eki niteliğindeki tahahhütnamenin 17. maddesi uyarınca abonenin bu taahhütnameyi geçerli olmayan sebeplerle süresi dışında sona erdirmesi ya da davacının abonelikten kaynaklanan nedenlerle taahhütnamenin süresinden önce sona erdirilmesi durumunda aboneye en yüksek iki fatura tutarında ceza yansıtılacağının kararlaştırıldığı, farklı bir tedarikçiye geçişin geçerli bir neden niteliğinde olmadığı ,bu sebeple davacının talebinin cezai şart olarak nitelendirilmesi halinde bunun ifaya eklenen cezai şart niteliğinde olacağı (6098 sayılı TBK M.179/2) ,bu sebeple alacaklı açıkça hakkından feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmemiş olmadıkça asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebileceği,ancak sunulan bilgi ve belgeler davalı abonenin sözleşmeyi fesh etmesinden sonra farklı bir tedarikçiye geçiş yapıldıktan sonra cezai şart isteminde bulunulmadığı gibi, farklı tedarikçiden enerji alımının sonlandırılması ve yeniden davacı tedarikçi ile yeni bir sözleşme yapılarak elektrik enerjisi alımına başlanması sırasında davacı alacaklının yeni sözleşmeyi herhangi bir çekince koymaksızın imzaladığı ve yürürlüğe koyduğu, enerji kullanım bedellerine ilişkin herhangi bir  alacağının bulunmadığı, ayrıca birikmiş borçların gecikme zammı ile birlikte davalıdan tahsil edildiği, davacının herhangi bir zarara uğramadığı dikkate alındığında, davacının, ifaya eklenen cezai şart alacağı isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın  reddine karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,davacı vekili  istinaf etmiştir. Davacı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece eksik inceleme ile arar verildiği,ek raporda ayrık görüş bildiren bilirkişinin görüşünün dikkate alınmadığı, yeni bilirkişi raporu alınması gerektiği halde mahkemece bu yöne gidilmediği, eksik bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiği, kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek, kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava,  itirazın iptali  talebine ilişkindir. Davanın dayanağı olan  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında ,davalı hakkında 16/06/2017 tarihinde 50.015,60 TL asıl alacak ,980,31 TL faiz,176,46 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 51.172,37  TL alacağın tahsili için takip yapıldığı ,itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür. Yargılamada alınan  bilirkişi heyetinin kök  raporunda; dava konusu faturanın, taraflar arasındaki sözleşmenin süresinden önce sona erdirilmiş olduğu gerekçesiyle sözleşmenin 17.maddesine dayanılarak düzenlenen bir cezai şart tazminatı faturası olduğu, ancak cezai şart tazminat tutarının nasıl hesaplandığı anlaşılamadığı gibi, faturanın da sözleşme süresinin sona ermesinden sonra düzenlendiği, bu durumda dava konusu faturanın taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak düzenlenmiş olduğunun davacı tarafından kanıtlanamadığı, davacının davalıdan birikmiş borçlarını gecikme zammı ile birlikte tahsil ederek sözleşmesini yenilediği ve kar kaybına uğramadığı, Ek raporda; davacı ... A.Ş. Tarafından dava konusu yapılan 50.015,60TL borcu ihtiva eden faturanın süresi dolmuş eski sözleşmeye dayanarak düzenlendiği ve fatura düzenlendiği tarihte davacı ve davalının yeni bir anlaşmayla hizmet ilişkilerinin devam ettirdiği, dava konusu borcu oluşturan fatura tutarının davacı tarafından tahakkuk ettirilerek kayıtlarına alındığı, fakat davalıyı bilgilendirerek kayıtlarına almasının temin edilmediği, davacının davalıdan birikmiş borçlarını gecikme zammı ile birlikte tahsil ederek sözleşmesini yenilediği ve kar kaybına uğramadığı, sözleşme süresince cezai şartın hesaplanıp davalı tarafa bildirilmediği, 10 yıllık zamanaşımı talep edilebilecek cezai şart alacağın sözleşme süresince belirlenmediği, sözleşme bittikten sonra cezai şart alacak tutarının hesaplandığı fakat yine davalıya bildirilmediği, enflasyonun giderek yükseldiği ülke ekonomik koşulları göz önüne alındığında davacının tek taraflı sözleşmeyi yorumladığı şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Mahkemece ,bilirkişi heyeti  görüşü benimsenmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki ;  davacı tarafça ,davalının sözleşme süresi bitmeden başka bir tedarikçi ile anlaşmak suretiyle sözleşmeyi sona erdirdiği  iddia edilmiş olup,dosyadaki bilgi ve belgelere göre   davalının sözleşmeyi süresinden önce sona erdirdiği,  sözleşmenin bu şekilde feshinin haklı bir fesih seyğlamayacağı, bu durumda  dava konusu fatura  bir cezai şart faturası olduğundan,  davalının sözleşmedeki düzenleme sebebiyle, kararlaştırılan cezai şart tazminatını ödemesi gerektiği, dosyada davacının  önceki alacaklarından feragat ettiğine ilişkin bir bilgi ve belge bulunmadığı , taraflar arasındaki sözleşmenin eki niteliğindeki tahahhütnamenin 17. maddesi uyarınca abonenin bu taahhütnameyi geçerli olmayan sebeplerle süresi dışında sona erdirmesi ya da davacının abonelikten kaynaklanan nedenlerle taahhütnamenin süresinden önce sona erdirilmesi durumunda aboneye en yüksek iki fatura tutarında ceza yansıtılacağının kararlaştırıldığı,   davalı abonenin sözleşmeyi feshetmesinden sonra farklı bir tedarikçiye geçiş yapıldıktan sonra cezai şart isteminde bulunulmadığı,  davacı tedarikçi ile yeniden  bir sözleşme yapılarak elektrik enerjisi alımına başlanması sırasında davacı alacaklının yeni sözleşmeyi herhangi bir çekince koymaksızın imzalaması ve yürürlüğe koymasının  cezai şart alacağından zımni feragat olduğuna ilişkin bilirkişi görüşü ile bu görüş benimsenerek davanın kabulü yerine  reddine karar verilmesi açıklanan sebeplerle  usul ve hukuka aykırı görülmüştür. Bu sebeple,sözleşmenin eki niteliğindeki tahahhütnamenin 17. maddesi uyarınca dosyadaki tüketim faturalarına göre , abone olan davacıya  en yüksek iki fatura tutarı olan  51.172,37 TL ceza yansıtılarak fatura düzenlendiği ,faturanın taahhütnameye uygun düzenlendiği anlaşılmakla ,  davacının istinaf talebinin kabulü ile, HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca karar kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf talebinin kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca karar kaldırılarak yeniden esas hakkında; 1-Davanın kabulü ile, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasında hakkında yapılan icra takibinde asıl alacak ve fer'ilerine yönelik itirazın iptaline, icra takibinin takip talebinde belirtilen şartlarla devamına , 2-Kabul edilen asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatı tutarı olan 10.234,47 TL 'nin davalıdan  tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Alınması gereken 3.495,58 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 873,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.621,68 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacıdan alınan 873,90 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu toplam  3.300,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 7.452,41 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısımların kararın kesinleşmesi halinde yatıran taraflara iadesine, İstinaf incelemesiyle ilgili olarak; Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene talebi halinde ilk derece mahkemesince iadesine, Davacının istinaf aşamasında yapmış olduğu 116,90 TL istinaf  giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a  maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  13/09/2021</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c3399ef6de9058b3","SID":"fcfa938f36be68b3"}}