{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2018/88 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2018/140<br>DAVA\t\t: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))<br>DAVA TARİHİ\t\t: 13/02/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 15/02/2018<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan  dosya incelemesi sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, müvekkilinin ...bank A.Ş.'nin ... Şubesi'nin ... Seri nolu 14.987,10 TL bedelli çeki keşide ettiğini, çekin ... kargo ile ... tarihinde ...'da bulunan ... Şubesinden yola çıktığını, ... tarihnde ...'da bulunan ... Şibe'ye teslim edilmesi gerekirken kargoda kaybolduğunu, ... Kargonun kaybolan çeki kargonun kaybettiğini ve müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını, çekin keşidecinin iradesi dışında elinden çıktığı için iptal edilmesi gerektiğini, keşideci tarafınan imzalanmış çeklerin tedavüle çıkarılmasını mümkün olduğundan iş bu çekin iptalini dava ve talep etmiştir. <br>Dava, TTK'nun 818/s maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken TTK 757 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış zayi nedeniyle çek iptali davasıdır.<br>Davacının iptali istenen çekin keşidecisi olduğu dava dilekçesi içeriğinden anlaşılmaktadır. TTK'nun 651. maddesi gereğince; kıymetli evrakın zayi olduğu veya ziyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan  kişi senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir. Aynı kanunun 652. maddesine göre de; kıymetli evrakı zayi eden kimse, iptal kararı alarak hakkını senetsiz olarak da ileri sürebilir veya yeni bir senet düzenlenmesini isteyebilir.Keşidecinin senet üzerinde ileri sürebileceği bir hakkı mevcut değildir. Kaldı ki, çek iptali davası hasımsız olup, dava sonunda verilecek iptal kararı çek hamili 3. kişileri bağlamaz. Çekin iptal kararından sonra takibe konu olması halinde de, keşidecinin yine menfi tespit davası açarak bu çekten dolayı borçlu olmadığını ispat etmesi gerekir.<br>Açıklanan nedenlerle, keşideci olan davacının  iş bu iptal davasını açmakta hukuki yararının bulunmadığı düşünce ve yargısına varılmış ve HMK'nun 114/h ve 115/1-2 maddelerindeki düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1. Davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,<br>2.Alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, <br>3.Bu dava nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,  <br>4.Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, <br>Dair, dosya üzerinden tarafların yokluğunda,  gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren  2 hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/02/2018<br><br>Katip ...<br>*E-İmzalı <br>  <br>Hakim ...<br> *E-İmzalı<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f92a08dc2d43e8b7","SID":"41f5d0511ddca47a"}}