{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  24. HUKUK DAİRESİ     <br>                       T.C.<br>                   ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         24.HUKUK DAİRESİ      <br><br><br><br><br>\t\tT Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>\t\t\tK A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/12/2016<br>NUMARASI\t\t:...<br>DAVANIN KONUSU\t: ALACAK<br>İSTİNAF TALEBİNDE <br>BULUNAN\t: DAVACI VEKİLİ<br>KARAR TARİHİ\t: 09/07/2021<br>KARARIN YAZILDIĞI <br>TARİH\t:10/07/2019<br><br>\tMahkemece verilen karara karşı davacı vekili  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: <br>TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında 03/11/2011 tarihli sözleşme ile....bulunan yerde yapılacak binanın.... bulunan binanın 1 numaralı dairesi ile takası karşılığı satışını içeren sözleşmeler imzalandığını, davalı satıcının taahhütlerini yerine getirmemesi üzerine yasal işlemlere başlanıldığını, bu kapsamda  davalılarla 30/11/2012 tarihli 330.000,00 TL'lik lehtarı davacı olan senedin taksitler halinde ödeneceği konusunda uzlaşmaya varıldığını, ancak davalının protokolü de ihlal ettiğini ve ödeme yapmadığını belirterek, davacının 30/11/2012 tarihi itibariyle davalılardan 330.000,00 TL tutarındaki senet dolayısıyla alacaklı olduğunun tespitine, 30/11/2012 tarihi itibariyle 330.000,00 TL'nin avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:\tDavalılar, davaya herhangi bir cevap vermemişlerdir.<br>MAHKEME KARARI: Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna gidilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf talebinde; mahkemece verilen kısmen kabul kararının hukuk, usul ve hakkaniyete aykırı olduğunu, protokolün yapıldığı tarih ve ödeme yapılması gereken tarihler dikkate alındığında, dava konusu alacağın dava tarihi itibariyle talep edilebilir bir alacak olduğunu , davalıların kötü niyetli davrandıklarını, davalıların protokol gereklerini yerine getirmediklerini, kabule göre ise faizin başlangıç tarihinin ödeme tarihi olması gerekirken, faiz başlangıcının dava tarihi olarak alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, karanı kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Her ne kadar davalı vekili tarafından karar istinaf edilmiş ise de,  dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gidiş-dönüş avansı ile  nispi istinaf harcının yatırılmadığı anlaşıldığından, nisbi istinaf  harcı 85,70 TL, istinaf kanun yoluna başvuru harcı 2.817,79 TL, istinaf nisbi karar harcı ile 150,00 TL ve gider avansının yatırılması için davalı tarafa mahkemece HMK’nun 344. maddesi gereği muhtıra gönderilmiştir. <br>\tDavalı adına çıkartılan muhtıranın istinaf eden davalı vekiline 20/11/2017 tarihinde tebliğ edilmesine karşın verilen bir haftalık kesin süre içerisinde noksan harç ve giderlerin yatırılmadığı görülmüştür.<br>\tBunun üzerine, mahkemece;  18.12.2017 tarihli ek  kararı ile  HMK’nun 344. maddesi gereğince davalının istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.<br>\tMahkemenin 18.12.2017 tarihli istinaf başvurusu değerlendirme kararı davalı tarafa usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olmasına rağmen, davalı tarafından bu karara karşı herhangi bir istinaf talebinde bulunulmamıştır. <br>GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki harici taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklanan ödenen satış bedelinin tapu devrinin gerçekleşmemesi nedeni ile sebepsiz zenginleşme kurallarına göre davalı satıcıdan tahsili talebine ilişkindir.<br>\tUyuşmazlık, 19/02/2014 tarihli protokol gereğince, davacının davalı tarafa ödediği  satış bedelinin iadesi kapsamında davalı tarafından davacı alıcıya verilen senedin davacı tarafından tahsilinin mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>\tTaraflar arasında imzalanan 19/02/2014 tarihli Protokolün incelenmesinden;  davalı ... ... AŞ. adına temsilen, kendi adına asaleten ... ile dava dışı ... ve davacı ... adına vekillerinin imzaladığı, bu protokolün  \"...1.) Ankara 31. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında 19/02/2014 tarihi itibariyle 96.500,00 TL ödenmiş olduğuna ilişkin mutabakat sağlanmıştır. Dosyanın hesabı çıkarılarak; 30/03/2014 tarihinde 25.000,00 TL, 30/04/2014 tarihinde 50.000,00 TL, 30/05/2014 tarihinde 50.000,00 TL, 30/06/2014 tarihinde kalan bakiye ödenecektir.  2.) 30/11/2012 tarihli lehdarı ... olan 330.00,00 TL tutarındaki senedin ödemesi yukarıda yazılı icra dosyasının bitiminden itibaren altı ay içinde eşit taksitler halinde ödenecektir. 3.).......30/11/2012 tarihli 330.000,00 TL tutarındaki (lehtarı ... olan) senet ve Ankara 31. İcra Müdürlüğünün.... sayılı dosya borçları ferileriyle birlikte ödendiğinde, avukat ile .... arasında 15/11/2011-03/11/2011-13/11/2011 tarihli daire satış sözleşmesi dolayısıyla herhangi bir ihtilaf kalmamış olacaktır...\"  düzenlemelerine yer verildiği anlaşılmıştır.<br>\tTaraflar arasında 03/11/2011 ve 13/12/2011 tarihli harici taşınmaz satış sözleşmelerinin yapıldığı, 19/02/2014 tarihli protokol ile davaya konu edilen senedin ödenmesinin belirli şartlara bağlandığı, Protokolün 2.maddesinde, dava konusu olan alacak için \"30/11/2012 tarihli lehtarı ... olan 330.000,00 TL tutarındaki senedin ödemesi, yukarıda yazılı icra dosyasının bitiminden itibaren altı ay içerisinde eşit taksitler halinde ödenecektir...\" şeklinde düzenlendiği, Protokolün 2.maddesinde davacıya ödenmesi kararlaştırılan 330.000,00 TL'lik senedin ödenme durumu ile ilgili altı ay içerisinde eşit taksitler halinde ödenmesi hususunun kararlaştırıldığı ve dava tarihinin  de 27/10/2014 olduğu göz önüne alındığında,  mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tBelirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; kurulan hükümde isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin  istinaf talebinin HMK.'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tHÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>\t1-Davacı vekilinin istinaf talebinin  HMK.'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Eksik alınan  27,90 TL istinaf harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf yargılama giderinin istinaf yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde,6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere, 09/07/2021  tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br><br>  İş Bu Karar İlamı E-İmza ile İmzalanmıştır. <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0294b9c39ba62f15","SID":"f334d246587849c9"}}