{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İZMİR <br>1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ       <br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>                                                                 <br>ESAS NO\t\t: 2018/61 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2021/536<br><br>DAVA\t\t: Menfi Tespit <br>DAVA TARİHİ\t\t: 16/01/2018<br>KARAR TARİHİ\t\t: 09/06/2021<br><br>Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Menfi Tespit davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. <br>İDDİA VE TALEP:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... İzmir ... şubesi tarafından bono  olarak isimlendirilen  bir belgeye istinaden  diğer borçlular ile birlikte  müvekkilleri aleyhine  İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla davaya konu  kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlatıldığını, dosyada davalı  bankaca en son icra işleminin 11/06/1997 tarihinde yapıldığını, davalı bankanın dosyada çok uzun süre işlem yapmamasına  rağmen 27/04/2007 tarihinde Yargıtay ... Hukuk Dairesinin bir kararını ibraz ederek yenileme talep ettiğini, İcra Müdürlüğünün dosyada hacizler mevcut olduğundan emsal Yargıtay kararı uyarınca borçlulara  yenileme dilekçesi tebliğ edilmeksizin takibin yenilenmesine karar verdiğini, ... esas sayılı tahtında  yenilenen takip kapsamında bugüne kadar ölçüsüz gayrimenkul hacizleri uygulandığını,  söz konusu  kambiyo takibinde  davalı tarafın alacaklı sıfatı ve keza takipte taraf ehliyeti olmadığını, takibe  müstenit belgenin bono niteliğinde olmadığından takip yapılamayacağını, takibe devam edilemeyeceğini, kambiyo senedi vasfı taşımayan belgenin ciro yoluyla  tedavüle çıkarılması, dolayısıyla devalı bankanın  meşru hamil  kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bankanın belge içeriği alacağı temlik aldığına dair takibe eklenmiş bir belgenin bulunmadığını,  alacığın ciro edildiğine ilişkin açıklama olmadığını, bonoda alacaklı görünen ...nin davalı ... Bankasına borcu olmadığını belirterek  takibin teminatsız  olarak durdurulmasını, davalı tarafın kambiyo  takibi yapma hakkı takipte alacaklı sıfatı ve takip  edilebilir alacağı bulunmadığından takibe konu miktar ve her türlü ferilerinden dolayı borçlu bulunmadığının tespitine davalı hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP VE SAVUNMA:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  senet vasfına  ilişkin itirazların yargılama yerinin icra hukuk mahkemeleri olduğunu, buna ilişkin itirazların 5 günlük yasal sürede yapılması gerektiği bu nedenle  bu itirazın reddi gerektiğini, bankanın senette yetkili meşru hamil sıfatında olup senetten dolayı davacılardan alacaklı  olduğunu, takipte zamanaaşımı süresinin 10 yıl olup banka alacağının zamanaşamına uğramadığını, banka ile ... arasında  genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davacıların iş bu kredi sözleşmesine müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imza attıklarını borcun ödenmemesi üzerine  takip başlatıldığını belirterek  davanın reddine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVA:<br>Dava, menfi tespit isteğine ilişkindir.<br>DELİLLER:<br>-İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası<br>-Bilirkişi ...'ın 26/11/2019 tarihli kök raporu ve 29/03/2021 tarihli ek raporu,<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Davalı bankanın bono olarak verdiği belgeye istinaden davacılar ile dava dışı  kişiler aleyhinde kambiyo senedine mahsus haciz yoluyla 1996 yılında takip başlattığı,  takibin uzun süre işlemsiz bırakıldığı sonrasında 2007 yılında takibin yenilendiği, borçluların mal varlıklarına haciz uygulandığı, davalı tarafın  söz konusu belgeye istinaden alacaklı sıfatı ve taraf ehliyetinin bulunmadığı takibin zamanaşımına uğradığını, davacıların davalıya borcu bulunmadığını, Yargıtay tarafından da söz konusu belgenin  bono olmadığının kabul edildiği iddiası ile iş bu davada İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... dosyasında takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebinde bulunduğu, davacılar tarafından söz konusu takibin zamanaşımına uğradığı ve senedin bono vasfına sahip olmadığı iddiası ile de iş bu davadan önce İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında şikayet yoluna başvurduğu, anılan mahkemece verilen kabul kararının Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ...-... esas ... karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca  takip dayanağı senette  düzenleme yerinin yazılı olmadığı, senedin bono vasfını taşımadığı, adi senet hükmünde olduğu, 6098 sayılı TBK'nun 146 maddesinde (818 sayılı Borçlar Kanunun 125 maddesi) düzenlenen 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu yönünde karar verildiği, bu karar doğrultusunda İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin 22/11/2016 tarih ve ... esas, ... karar sayılı  ilamı ile takip dayanağı senette zamanaşımı süresinin 10 yıl olarak kabul edildiği, son işlem tarihinin 11/06/1997 ve yenileme talebinin de 27/04/2007 tarihi olduğu ve takibin zamanaşımına uğramadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, bu kararın Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 21/05/2018 tarih ve ... esas ... karar sayılı ilamı ile kesinleştiği, icra mahkemesince de kabul edildiği üzere söz konusu belgenin adi senet hükmünde olduğu ve dava konusu uyuşmazlıkta 2007 yılından önce takibin zamanaşımına uğramadığı, 2007 yılında takip yenilendikten sonra da icra dosyası kapsamında alacaklı olan davalı tarafından icra takip işlemlerinin yapılmaya devam edildiği, iş bu dava tarihine kadar ki sürede de 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, davacıların zamanaşımına yönelik iddialarının yerinde olmadığı, ayrıca takip türüne ilişkin iddiaların da takip hukuku kapsamında kaldığı, mahkememizce bu yönüyle bir inceleme yapılmasına lüzum bulunmadığı, takibe dayanak  adi senet  alacaklısı olan ... tarafından söz konusu senet arkasına ciro yapılmak suretiyle senedin davalı bankaya tevdi edildiği, senedin niteliğine göre yapılan cironun alacağın temliki hükmünde olduğunun kabulü gerektiği bu sebeple davacıların davalı bankaya yönelik alacaklı ve takip sıfatı bulunmadığı yönündeki iddialarının da yerinde olmadığı, davacıların mükerrer takip ve tahsilatlar yapıldığı iddiası bakımından,  dava konusu takip yönünden davalı bankaya borçlu olup olmadıkları yönünden yapılan incelemede ise, mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporuna göre, davacıların iki ayrı döviz kredisinden kaynaklanan borç nedeniyle  davalı bankaya borçlu oldukları, banka alacağından sorumlu oldukları,  söz konusu takip kapsamında  davalılardan yapılan herhangi bir tahsilatın bulunmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporunun dosya kapsamına uygun, gerekçeli, objektif denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, tarafların itirazlarını karşıladığı, dosya kapsamı itibariyle davacıların davalı bankaya takip  nedeniyle borçlu oldukları anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>Davalı davacının kötüniyetli olduğunu savunmuş ve kötü niyet tazminat talebinde bulunmuş ise de davacının kötüniyetli olduğunun davalı tarafından ispatlanmadığı anlaşılmakla kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Davalının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE, <br>3-Alınması gerekli 59,30 TL başvurma harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 306,49 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 247,19 TL harcın kararın kesinleştikten  sonra  davacıya İADESİNE, <br>4-Mahkememizce bu yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE,<br>6-Davalı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2021 Yılı AAÜT'nin 13/1-2. maddesi uyarınca 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,<br>7-Kararın kesinleşmesinden sonra İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasının mercine İADESİNE, <br>Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.09/06/2021  <br><br>Katip ...<br>E-İMZA <br>  <br>Hakim ...<br>E-İMZA <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5420d4fb476377bf","SID":"ece93c4eb3ff45a6"}}