{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  24. HUKUK DAİRESİ     <br>                       T.C.<br>                   ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         24.HUKUK DAİRESİ      <br><br>....<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>....<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/04/2021(Ara Karar tarihi)<br>NUMARASI\t\t:....<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İHTİYATİ TEDBİR<br>İSTİNAF TALEBİNDE <br>BULUNAN\t: DAVACI VEKİLİ<br>KARAR TARİHİ\t: 06/07/2021<br>KARARIN YAZILDIĞI <br>TARİH\t: 07/07/2021<br><br>\tMahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: <br>  \tTALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ile kardeşleri davalılar ... ve ... arasında 1993 tarihinde tüm ortakların 1/3 hissedar olduğu ve her bir ortak tarafından eşit şekilde sermaye ile ortaklık kurulduğunu, inşaat, gayrimenkul alım-satımı, kiralanması alanlarında faaliyet gösterdiklerini, 23.05.1997 tarihinde davalı .... kurulduğunu, davacının ve davalılardan ...'ın gerçek hissesinin bulunmadığını, davacının ortaklık kazancından kendisine düşen payın ödenmediğini, ortaklık hesaplarına ilişkin bilgi ve belgelerin davacıya verilmediğini ileri sürerek, adi ortaklığın feshini ve tasfiyesini, davalılardan ... ve ... yönetimindeki davalı şirketin mal kaçırma tehlikesi bulunduğunu, davalılardan.... adına kayıtlı mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. <br>CEVAP:\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki ortaklığın tasfiye edilerek davalı ...'a ait hak ve alacakların ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalılar... vekili cevap dilekçesinde, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI: Mahkemece, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davalılardan ... ve yönetimindeki şirket adına kayıtlı malvarlığının kötüniyetli olarak üçüncü kişilere devredilme tehlikesi bulunduğundan, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair  verilen ara kararının kaldırılarak tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, taraflar arasındaki adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi ile  davacı payına düşen hak ve alacakların davacıya ödenmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.\t<br>\tHMK'nun 389. maddesinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği bildirilmiştir. HMK'nın 390/3.maddesinde ise, \"(3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" hükmü düzenlenmiştir. <br>\tBu düzenlemeye göre mahkeme davanın esasını çözümleyecek veya böyle bir sonuç doğuracak biçimde (nitelikte) ihtiyati tedbir kararı veremez. Mahkeme ancak gecikmesi halinde doğabilecek tehlikeyi önleme veya ciddi zararı dava süresince (geçici olarak) önlemek için yalnız bu amaçla sınırlı olmak üzere gereken tedbirlerin alınması için ihtiyati tedbir kararı verebilir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nun 355.md hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosyadaki yazılara,  kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle istinaf olunan ilk derece mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, yerinde bulunmayan bütün istinaf sebeplerinin reddi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;<br>\t1-)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-)İstinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından davacıdan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t3-)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-)Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nun 391/3. maddesi gereğince, KESİN olmak üzere 06/07/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br><br>Başkan<br>...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye<br>...<br>e-imzalıdır <br><br>Üye<br>...<br>e-imzalıdır <br><br>Katip<br>...<br> e-imzalıdır<br><br><br>  İş Bu Karar İlamı E-İmza ile İmzalanmıştır. <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0fe752546a52507b","SID":"f26deb8d0f65756c"}}