{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi  ...<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br>...<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t:18/01/2019<br>NUMARASI\t\t...<br>TALEP\t: Zayi Belgesi Verilmesi<br>TALEP TARİHİ\t: 14/01/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 01/06/2021<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 01/06/2021<br><br>\tTaraflar arasındaki zayi belgesi verilmesine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı talep eden tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tTALEP<br>\tTalep eden dava dilekçesinde özetle; ticari defter ve kayıtlarının e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğunu, 03/01/2019 tarihinde ticari defterlerini tutuğu bilgisayar ve serverlarına yönelik internet ortamında sibet saldırı/hackleme olduğunu, tüm programlar, şifreler ve yedekleri geri dönülmeyecek şekilde şifrelendiğini, verilerin geri alınabilmesi için para talep edildiğini, müvekkili şirketin devam etmekte olan vergi incelemeleri ile ilgili müfettişler tarafından ticari tefter ve belgelerin talep edildiğini, ticari defterlerin e-defter olarak tutulması nedeniyle sisteme yüklendiğine dair elektronik beratları ile birlikte vergi müfettişlerine sunulması gerektiğini, yaşanan sibe saldırı nedeniyle elektronik berat bilgilerinin tamamının şifrelendiğini ve ellerinden çıktığını, bu nedenle e-defter olarak tutulan ticari defter-kayıtların ve elektronik beratlara zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t      \tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece;  bilgiyasar ve serverlara yönelik internet ortamında yapılan siber saldırıdan kaynaklanan zayi belgesi verilmesi TTK m. 82/7 gereğince \"yetkili mahkemeden\" istenebileceğinin belirtildiği, 6100 sayılı HMK m. 383 gereğince çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun belirtildiği, bir çekişmesiz yargı işiyle ilgili olarak TTK m. 82/7 de olduğu gibi sadece mahkemeden veya hakimden bahsedilirse  Sulh Hukuk Mahkemeleri görevli olmakla davanın mahkemenin görevsizliği gerekçesiyle usulden reddine, süresinde ve istek halinde dosyanın  HMK.1, 20 maddeleri uyarınca görevli  Ankara Sulh Hukuk  Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tTalep eden istinaf dilekçesinde özetle;  ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yönetim kurulu başkanı olduğu İflas Halinde ... ve Ticaret A.Ş. hakkında her ne kadar  iflas kararı verilmiş ise de, şirketin tasfiyesi dışındaki konularda temsili ve ticari belgelerin saklanması konularında sorumluluklarının devam ettiğini, yaşanılan hacklenme olayı sonrasında devam eden vergi incelemeleriyle ilgili e-defterlerin, elektronik beratlar ile birlikte vergi müfettişlerine sunulmasının imkansız hale gelmesi nedeniyle zayi belgesi verilmesi için dava açıldığını, 6102 sayılı yasanın 82/7 maddesinde, ticari defterlerin ziyaına ilişkin davaların tacir tarafından açılacağını, yasanın 4/1-a maddesinde 6102 sayılı yasadan doğan davaların ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağını, yasanın 5/1 maddesinde de, Asliye Ticaret Mahkemelerinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğunu, söz konusu yasal düzenlemeler karşısında  İflas Halinde ... ve Ticaret A.Ş.'nin zayi olan ticari defter ve kayıtları için yönetim kurulu başkanı sıfatıyla açmış olduğu davanın çekişmesiz yargı işi olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. \t<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep; ticari şirkete ait e-defter  olarak elektronik ortamda tutulan ticari defterlerin zayi olduğunun tespitine ve zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek yapılan incelemede;  <br>\t01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nın 383. maddesinde çekişmesiz yargı işleri ile ilgili olarak ''aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece'' sulh hukuk mahkemesinin görevli olacağı öngörülmüştür. Söz konusu hükümden anlaşılması gereken, aksine bir düzenlemenin varlığı halinde görevli mahkemenin bu düzenlemeye göre belirleneceğidir.<br>\tKonuya bu bağlamda yaklaşıldığında, gerek TTK'nun 563 vd maddelerinde düzenlenen kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptaline ilişkin davaların ve gerekse de TTK'nun 68 vd maddelerinde düzenlenen zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin davaların, hem 1086 sayılı Kanun'un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve hem de 6100 sayılı HMK'nun 382/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna dair çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğu söylenmelidir. Bu nedenle, ilk bakışta, bu nitelikteki davaların da sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürülebilecektir. 6100 sayılı yasa 01/10/20211 tarihinde yürürlüğe girmiş ve 6102 sayılı TTK 01/06/2012 tarihinde yürürlüğe girene kadar Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olabilir ise de; bu nitelikteki davalar ve/veya  HMK'da  tercih  edilmiş  tanımıyla  işlerin, aynı zamanda TTK'nun 4 ve 5. maddeleri  uyarınca ticari  nitelikte çekişmesiz yargı işi olup, TTK'nun 4 ve 5. maddesinin özel nitelikte birer usul hükmü niteliğinde bulundukları düşünüldüğünde, bu davalar ve esasen ticaret hukukuna dahil ve mahkemece görülecek olan çekişmesiz yargı işlerinin tümü bakımından görevli mahkemenin tayininde, HMK'nun  383. maddesinde belirtilen hükmün aksine ve özel bir düzenlemenin var olduğu; bu durumda TTK'nun 5. maddesinin  başlığı  ile  birlikte  nazara  alındığında, Ticaret  Kanunu'nda yer alan çekişmesiz yargı işleri bakımından asıl görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olup ticaret mahkemesinin bulunmadığı yerler bakımından ise asliye hukuk mahkemesinin görevli kabul edilmesi gerektiği açıktır. Nitelik, 6100 sayılı HMK ile aynı tarihte kabul edilen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 757/1. maddesinde bu tür işlerde ticaret mahkemelerinin görevli olduğunun belirtilmiş olması da yasa koyucunun iradesinin söz konusu yorum yönünde tecelli ettiğinin açık bir göstergesidir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 18/10/2012 tarih.... Karar sayılı emsal ilamı). <br>\tHal böyle olunca, her ne kadar ilk derece mahkemesince zayi belgesi verilmesi talepli işbu davada Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de,  davanın açıldığı tarih gözetildiğinde TTK'nun 563 vd maddelerinde düzenlenen kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline ilişkin davalar ile  TTK'nun 68 vd maddelerinde düzenlenen zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin davaların,  6100 sayılı HMK'nun 382/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna dair çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğu, ancak bu nitelikteki dava ve işlerin aynı zamanda TTK'nın 4 ve 5. maddeleri  uyarınca ticari çekişmesiz yargı işi niteliğinde bulunduğu ve TTK'nun 4 ve 5. maddesinin özel nitelikte birer usul hükmü niteliğinde bulunduklarından bu davaların ve esasen  ticaret hukukuna dahil ve mahkemece görülecek olan çekişmesiz yargı işlerinin tümü bakımından asıl görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu anlaşılmakla verilen görevsizlik kararı usul ve yasaya aykırıdır. <br>\tÖte yandan, dava dilekçesinde davacı olarak,  defterleri zayi olduğundan bahisle zayi belgesi verilmesi talep olunan ... ... ve Ticaret A.Ş. yönetim kurulu başkanı ... ismi yazılı ise de, talep dilekçesi içeriğinden davanın şirket adına açıldığı anlaşılmakla bu husus kaldırma nedeni olarak kabul edilmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen karar HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereği kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;  <br>\t1-Talep eden vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/01/2019 tarih ... Karar sayılı kararının  KALDIRILMASINA, <br>\t2-HMK'nın 353/(1)-a.3 maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren  Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine,\t<br>\t4-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\t6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.3 maddesi uyarıca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/06/2021<br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7049d4adbf8edfce","SID":"d0b08cb1f9acf656"}}