{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>36. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/747 <br>KARAR NO\t: 2021/1327<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 19/11/2020<br>NUMARASI\t: 2020/416 E. -  2020/725 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tahkim (Hakem)<br>KARAR TARİHİ: 24/06/2021<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı tarafın müvekkiline ait olan taşınmazı 15/01/2016  başlangıç tarihli  kira kontratı ile  12 yıl 6 ay süre ile kiralandığını, söz konusu kira kontratının  feshi sebebiyle davalı ile  aralarında bir uyuşmazlık  meydana geldiğini, bu nedenle uyuşmazlığın çözümü için hukuki bir süreç başlayacağını, davalının tahkim  şartının  geçersizliği konusundaki beyanlarının yersiz ve mesnetsiz  olduğunu, çünkü  davalı ile aralarında oluşan uyuşmazlık sürecine ilişkin yargılamayı uzatmaya ve sürüncemede bırakmaya çalıştığını,  oysaki  kira sözleşmesinin 11.  maddesinin son derece  açık ve kesin olduğunu, buna göre taraflar arasında bu sözleşmeden kaynaklı  uyuşmazlıkların  çözümünün  öncelikle tahkim yolu ile olacağının kararlaştırıldığı gibi hakem kurulunun nasıl oluşturulacağının  da açıkça kararlaştırıldığını, dolayısıyla tahkim konusunda  bu kadar açık ve kesin olan bir anlaşmaya rağmen  tahkimin  geçersizliğini iddia ederek  hakem kurulunu oluşturmamak adına üye belirlememenin işi uzatmaya matuf ve hukuka aykırı bir iddia olduğunu belirterek, davalı ile yapmış oldukları sözleşmede kararlaştırılmış oldukları tahkim yolu ile  ihtilafların çözümü hükmü gereğince sözleşmede kararlaştırıldığı gibi hakem kurulunu oluşturamadıklarından hakem kurulunun mahkemece  seçilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili ile  davacı arasında 15/01/2016  başlangıç tarihli kira sözleşmesi bulunduğunu, söz konusu sözleşmenin feshi ile taraflar arasında uyuşmazlık oluştuğunu, uyuşmazlığın çözümü için hakem atanmadığını ve bu suretle  yargılamanın uzatıldığının iddia edildiğini, ancak iş bu iddiaların gerçeği  yansıtmadığını, söz konusu  hakem ataması istenen uyuşmazlıkta  müvekkilinin davacılara  her hangi bir  borcu  bulunmadığını, bu hususun kendilerine Beyoğlu  ... Noterliğinin  22/07/2020 tarih  ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bildirilmediğini, uyuşmazlığa  ilişkin itirazlarının baki  kalmak  kaydıyla  bir an için uyuşmazlık  olduğu kabul edilse  bile, bunun çözümünün  sözleşmede yer alan tahkim yoluyla olmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece üçlü hakem heyetinin tayin edildiği, ek kararla kararının kesin olduğunun belirtildiği, ek karara karşı davalı vekilinin istinaf talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Talep,\"tahkim sözleşmesine istinaden mahkemece hakem tayini\" istemine ilişkindir.6100 sayılı HMK'nın onbirinci kısmında tahkim düzenlenmiş, 407 vd maddedelerde tahkime yer verilmiştir. 412. maddede, tahkim sözleşmesi, tarafların sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamı veya bir kısmının çözümünün hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşma olarak tanımlanmıştır. Hakemlerin seçimi 416.maddede, iptal davası 439. maddede düzenlenmiştir. HMK'nın 416/son maddesine göre, mahkemenin hakem kurulunun seçimine ilişkin verdiği kararlara karşı kanun yoluna başvurulamayacağı açıkça düzenlenmesi karşısında mahkemece verilen ek karar yerinde olduğundan istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin ek  kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de hatalı bir sonuca varılmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İlk derece mahkemesinin ek kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin  istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince alınması gereken 59,30 TL istinaf maktu karar harcının peşin olarak alındığı anlaşılmakla başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalının istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının iadesine,4-Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.24/06/2021<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"81c81c9b1ea45ea3","SID":"04ed6a27c0e948b5"}}