{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1480 <br>KARAR NO: 2021/1379<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/12/2020<br>NUMARASI: 2020/422 Esas - 2020/422 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/06/2021<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi uyarınca dosya incelendi, <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde;Davacının İngilizce Öğretmenliği mesleğini icra ettiğini, 25.06.2017 tarihinde ana akım medya organlarının da dahil olduğu birçok ulusal ve yerel ölçekte yayın yapan medya kuruluşlarında servis edilen bir haberde; lise son sınıf öğrencisi olan ... isimli bir öğrencinin LYS'den çok yüksek puan almasına rağmen, tercih etmediği bir üniversiteye yerleştiği, internet IP adreslerine ilişkin yapılan tespit sonucunda tercihlerinin arkadaşı olan ... tarafından ÖSYM web sayfasından değiştirildiği yönünde haberlerin  yer aldığını, 25.12.2017 tarihinde aynı haberlerin ekseriyetle aynı yayın organlarında yeniden gündeme geldiğini ve bu sefer de arkadaşının şifresini izinsiz kullanarak tercihlerini değiştiren söz konusu ... isimli şahsın 2 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldığının  ifade edildiğini,  Söz konusu haberler basılı, görsel ve internet kaynaklı medya organlarında “Arkadaşının ÖSYM şifresini çalıp tercih değiştirdi”, “Böyle arkadaş olmaz olsun!” ve “Arkadaşının ÖSYM şifresini çalıp tercihini değiştiren öğrenciye şok hapis cezası” gibi sair başlıklarla ulusal ve yerel medyada uzunca süre gündemde tutulduğunu, davacının söz konusu haberlere  ve  olayla hiçbir ilişkisi olmadığını, ... isimli şahısla da isim benzerliği dışında hiçbir bağlantısı bulunmadığı halde davacının  fotoğrafının  davalı şirketin de aralarında bulunduğu birtakım kişi ve kurumlarca haberlerde tekrar tekrar kullanıldığını, davacının bu olaylar nedeniyle  son derece elem duyduğunu,  çevresindeki herkese olayın gerçek yüzünü açıklamak zorunda kaldığını,, açıklasa bile alay konusu hâline gelmekten kurtulamadığını,  davacının  fotoğrafının facebook profil fotoğrafı olarak kullanılmış olduğundan çevresindeki herkesçe ,, öğretmenlik itibarının derinden zedelendiğini, dedikodusu yapılır hâle geldiğini, . saygınlığına zarar verildiğini,  internet ortamındaki içeriğin kolaylıkla yok edilebilir nitelikte olması nedeniyle İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/5 Değişik İş sayılı dosyası ile delil tespiti yapıldığını, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun (\"FSEK\") 86 maddesinin yollamasıyla; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (\"TBK\") 58. maddesine ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (\"TMK\") 24 ve 25.maddeleri gözetilerek  10.000 Türk Lirası tutarında manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince; \"Görev husususun res’en  mahkemece dikkate alınacak olması hususu gözetilerek  mahkememizin görevsizliğine, Dava dilekçesinin usulden reddine, HMK 20. madde uyarınca Dosyanın süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleşme tarihinden ,kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize müracaat edilmesi halinde   dosyanın yetkili ve görevli istanbul nöbetçi asliye hukuk  Mahkemesine gönderilmesine,  \" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın dayanağının FSEK 86. Madde hükmü olduğundan  fotoğrafın izinsiz kullanılması bakımından açılan davanın görevli mahkemede açıldığını beyan ederek  aleyhe kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf sebepleri ile bağlı kalınarak yapılan incelemede; Dava; haksız fiil iddiasına dayalı manevi tazminat  istemine ilişkindir. Davaya konu maddi olay, davalının yapmış olduğu haberde, habere konu edilen  olayın faili ile isim benzerliği olması nedeni ile , izinsiz olarak  sosyal paylaşım sitesinden resminin aldığını ve haberde kullanıldığını belirterek oluşan manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.  Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup, görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. 5846 sayılı Yasa'nın 76. maddesinde bu kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden kaynaklı uyuşmazlıklara ihtisas mahkemesi niteliğindeki fikri ve sınai haklar hukuk mahkemelerince bakılacağı belirtilmiştir. Taraflar arasındaki davada 5846 Sayılı Yasadan kaynaklanan bir hakkın varlığı, yokluğu veya tecavüze ilişkin bir uyuşmazlık olmayıp, davacının kişisel hesabındaki fotoğrafın izinsiz yayını nedeniyle kişilik hakları  kapsamında manevi tazminat talebinde bulunulduğu, davacının kişisel hesabındaki fotoğrafının eser niteliğinde olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Bu nedenle mahkemece yapılan değerlendirme yerindedir. Açıklanan nedenlere davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 1. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/422 Esas, 2020/422 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1/b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 59,30-TL  maktu istinaf karar ve ilam harcı, istinaf yoluna başvuran davacı tarafından peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4-Yasa yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, 5-HMK'nın 359. Maddesinin 3. fıkrası gereği karar kesin nitelikte olduğundan kararın taraflara tebliği işleminin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  30/06/2021</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e0c62ece8ce2f3f2","SID":"df1245b19d654484"}}