{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     <br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ<br>\t\t\t        (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)<br>\t      (Kararın kaldırılarak dosyanın mahkemesine<br> gönderilmesi/HMK m.353/1-a.3 )<br>....<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/02/2021<br>NUMARASI\t\t:...<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 01/06/2021<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 02/06/2021<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan  Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında  mahkemece davanın görev yönünden usulden reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>\t\t\t\t\t\t\tDavacı vekili;  müvekkili ile davalı şirket arasında 17/10/2016 tarihli sözleşme bulunduğunu, davalının sözleşme kapsamında ki yükümlülüklerini yerine getirememesi üzerine, davalı ile yapılan \"sulh ve ibra protokolü\" kapsamında davalı tarafından tamamlanamayan işlerin onun nam ve hesabına başka firmaya yaptırılması konusunda tarafların anlaştığını, yarım kalan işlerin dava dışı ... firmasına tamamlatıldığını, davalının kendi nam ve hesabına yapılan işlerin bedelini müvekkiline ödemediğini, ayrıca davalının SGK prim borçlarının da müvekkili tarafından ödendiğini belirterek, davalıdan şimdilik 1.336.262,48 TL alacağının ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte  tahsilini talep etmiştir. <br>\t\t\t\t\t\t\t<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>\t\t\t\t\t\t\tMahkemece; uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde tahdidi olarak sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı,  davalı vakıfın, vakıf senedindeki amacına göre, gelirinin %50'sinden fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcadığından tacir olmadığı, tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması şartını taşımayan bu davanın nispi ticari dava da olmadığı, buna göre mahkemenin bu dava yönünden görevli mahkeme olmayıp, açılan bu davada görevli mahkemenin HMK 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu belirtilerek  HMK 114/1-c maddesinde düzenlenen \"mahkemenin görevli olması\" dava şartı bulunmadığından aynı yasanın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkil ... tacir sıfatını haiz olduğundan Asliye Ticaret Mahkemelerinin  davaya bakmakla görevli olduğunu, yerel Mahkemenin karar gerekçesini  dosya kapsamında bulunan  mevcut delilleri ve beyanları hiç incelemeden ve değerlendirmeden oluşturulduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE :<br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak  istemine ilişkindir. <br>\t İnceleme, 6100 sayılı Hukuk  Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\t1- TC Anayasası'nın 36/1 maddesinde, \"Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir\" hükmü düzenlenmiştir. Yine HMK'nın 27. maddesi uyarınca  \"kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikce hükmünü veremez\". Bir davanın görülmesi için taraf teşkilinin sağlanması esas olup, hakimin bu hususu re'sen gözetmesi gerekir. Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırabilmesi, öncelikle tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Kişinin hangi yargı merciinde duruşmasının bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, usulüne uygun olarak tebligat yapılması ile sağlanabilir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, ... Karar) Bu kapsamda Mahkemece davalı şirketin şube adresine yapılan tebligatların  geçerli olduğundan bahsetmek mümkün değildir. <br> <br>\tMahkemece davalı şirketin faal olması halinde geçerli vekaletname uyarınca vekiline, bulunmaması halinde  ilgili merkez adresine dava dilekçesi ve eklerinin  normal şekilde tebliğ edilmesi; tebligatın bila tebliğ iade dönmesi halinde Tebligat Kanunun’nun 35.maddesine göre yeniden tebligat çıkartılması gerekirken yazılı şekilde dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun tebliğ edilmeden, davalının hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilecek şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi,....<br>\t2- 6102 sayılı TTK'nın 16/1. maddesine göre \"...amacına varmak için bir ticari işletme işleten vakıflar, dernekler... ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kuruluş ve kuruluşların da tacir sayılacağı, aynı maddenin 2. bendinde, kamu yararına çalışan derneklerin, ticari işletme işletse dahi tacir sayılmayacağı kabul edildiği ve TTK'nın 4-1. maddesine göre her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde sayılan davaların ticari dava sayılacağı belirtildiği,\" Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 23/03/2016 tarihli tasdiknamesine göre  davacının, adına kayıtlı iktisadi işletmesi olup dava konusu sözleşme de sahne sanatları ve gösteri merkezi inşaatına ilişkindir. Bu haliyle uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğu ve davaya bakmakta ticaret mahkemesinin görevli olduğu, bu itibarla yazılı şekilde görev yönünden davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi,....Karar) <br>\tAçıklanan nedenlerle; sair hususlar incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.3 maddesi gereğince  kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br> HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br> 1- Davacı vekilinin  istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>\t2-ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 17/02/2021 ve ... Karar  sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece  mahkemesine  GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,<br>\t5-Davacı tarafından  ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 01/06/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br> <br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ba9abd1a54b09dd6","SID":"8c544b5f610864f4"}}