{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2021/549 <br>KARAR NO\t: 2021/483<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/01/2021<br>NUMARASI: 2021/18 Esas 2021/14 Karar <br>DAVA: Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/04/2021<br>Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ilişkin hükmün davacı vekili tarafından  istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili , davalı ve müvekkilinin, aralarında \"Taşınmazın Satılması Hakkında Aracılık Sözleşmesi\"akdettiklerini, sözleşme doğrultusunda müvekkilinin 180 gün süre ile belirlenen şartlarda, davalının maliki olduğu İstanbul İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Blok No:17-20 sayılı taşınmazın satılması işine aracılık etme borcunu üstlendiğini, buna karşılık davalı ise edim yükümlülüğü borcunu üstlendiğini ve karşılığından 90.000-TL+KDV bedelinin komisyon ücreti ödeyeceğini beyan ettiğini, tarafların  aynı zamanda sözleşmede 180.000-TL+KDV olarak cezai şart kararlaştırdıklarını, müvekkilinin  sözleşme konusu borcunu gereği gibi ifa etmesine karşın davalı tarafın hiçbir zaman müvekkile dönüş yapmadığını, yazılı ve sözlü birçok teklif sunulmasına karşın davalı taşınmazını satmak istemediğini, müvekkilinin bu doğrultuda 6 ay boyunca oyalandığını ve  müvekkilinin boşa emek harcamasına sebep olduğunu, müvekkilinin edimini yerine getirdiğini, elinden gelen tüm çabayı sarfettiğini, davalının verilen ciddi teklif ve alıcılara rağmen müvekkilinin 6 aylık emeklerini hiçe sayarak sözleşmeden dönmek istediğini beyan ettiğini,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve ıslah yolu ile talebin arttırılması kaydıyla davalının haksız fesih nedeniyle 90.000-TL fesih tarihi 22/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Dava dilekçesi üzerine tensiben istinafa konu görevsizlik kararı verildiğinden davalının davaya cevabı bulunmamaktadır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın haksız fesih nedeniyle uğranılan zararın tahsili noktasında toplandığı, söz konusu ilişkinin davalıya ait taşınmazın satımı için davacının aracılık etmesi hususunu içerdiği, taraflardan biri tacir olmadığı gibi, söz konusu uyuşmazlığın yukarıda sayılan mutlak ticari davalar kapsamına da girmediği dikkate alınarak, ticari olmayan davalarda görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olup asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisi olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, mahkemenin görevsizliğine,  dosyasının görevli ve yetkili İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili; davanın Tüketici Mahkemesinde açıldığını, ancak Tüketici Mahkemesince Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verildiğini, 6502 sayılı Kanun uyarınca simsarlık sözleşmesinin bir tüketici işlemi olduğunu, taraflar arasında Taşınmazın Satılması Hakkında Aracılık Sözleşmesi akdedildiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılarak Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE \t:Dava konusu uyuşmazlık işyeri niteliğindeki taşınmazın satılması için taraflar arasında imzalanan tellallık sözleşmesinden kaynaklanan hizmet bedeli alacağına ilişkindir.TTK nun 4(1).madde de  her iki tarafın  ticari işletmesiyle ilgili  hususlardan doğan hukuk davalarının  ticari dava olduğu ;5(1) maddesinde ise aksine hüküm bulunmadıkça ,dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın  asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalara bakmakla  görevli olduğu (3.)bentte ise asliye hukuk mahkemesi ile asliye ticaret mahkemesi  arasında ki ilişkinin görev ilişkisi olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda davacının gayrimenkul tellallığı işiyle iştigal ettiği ,dava konusunun da hizmet bedeli alacağına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tacir sıfatını haiz ticaret  şirketidir.Davalı ise  işyeri niteliğinde ki gayrımenkul malikidir.Davanın taraflarından herhangi birisi tüketici sıfatını haiz değildir. Davalının tacir sıfatını da haiz olmadığı anlaşıldığı,tüketici işlemi sözkonusu olmadığından davaya bakmaya tüketici mahkemesi veya davanın her iki tarafının tacir olmadığı anlaşılmakla asliye ticaret mahkemesi görevli bulunmamaktadır. Her iki taraf tacir bulunmadığından davaya  genel mahkemelerce bakılması gerektiğinden asliye hukuk Mahkemesi  davaya bakmakla görevlidir.Göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. HMK 114/c maddesinde mahkemenin  görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiş olup; mahkemenin görevli olmaması nedeniyle görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine dosyanın gönderilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf   başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda  HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/04/2021<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9c371e6901729b30","SID":"2933318448e0414a"}}