{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2021/387 <br>KARAR NO\t: 2021/414<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 31/12/2020<br>NUMARASI\t: 2020/771 <br>DAVANIN KONUSU: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)<br>KARAR TARİHİ: 15/04/2021<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, tedbir talepli dava dilekçesinde, ... A.Ş., 30.10.2020 tarih ve BİAŞ-4-4419 sayılı kararı ile “Payları Yakın İzleme Pazarında işlem gören ve 06.04.2020 tarihinde uyarılan Şirketinizin faaliyetlerini devam ettiremeyecek seviyede finansal durumunun bozulmuş olması nedeniyle Kotasyon Yönergesinin 23/1-d maddesi kapsamında Borsa kotundan çıkarılmasına karar verilmiştir.” denilmek suretiyle Müvekkil Şirket ... A.Ş.( ...) ’yi borsa kotundan çıkarttığını, ancak çıkarılma tarihi olan 30.10.2020 tarihinde müvekkil şirketin faaliyetlerini devam ettirmeyecek seviyede finansal durumunun bozulmuş olmadığının, 30.10.2020 tarih ve BİAŞ-4-4419 sayılı kararında belirtilen borsa kottan  çıkarılma şartının oluşmadığının  tespiti ve ... A.Ş.’nin 30.10.2020 tarih ve BİAŞ-4-4419 sayılı borsa kottan çıkarma kararının hükümsüzlüğüne/iptaline karar verilmesini, ... A.Ş. ‘nın 30.10.2020 tarih ve BİAŞ-4-4419 sayılı kararı, hisselerin borsada işlem görmemesine, yatırımcıların hisselerini satabileceği bir pazarın olmamasına  ve hisselerinin piyasa değerinin düşmesine, müvekkil şirketiin ve hissedarlarının telafisi güç ve imkânsız zararlara uğramasına   sebep olacağından ihtiyati tedbir kararı verilerek, dava konusu kararın uygulanmasının tedbiren  durdurulmasını talep etmiştir. Mahkemenin 31/12/2020 tarihli ara kararı ile davacının ihtiyati tedbir talebinin ... A.Ş tarafından davacı hakkında verilen kararın hükümsüzlüğünün tespiti istemi yönünden yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından 6100 Sayılı HMK'nun 390/3 fıkrası uyarınca bu aşamada  reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından dava dilekçesindeki nedenler tekrarlanarak istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Talep, davacı şirketin borsa kotundan çıkarılmasına ilişkin davalı  ...Ş.’nin 30.10.2020 tarih ve ...-4-4419 sayılı kararın ihtiyati tedbir yolu ile durdurulması istemine ilişkindir. HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrasında \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. \" hükmü düzenlenmiştir. Buna göre şartların mevcut olması durumunda ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.Yine HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir.Somut olayda; borsada yakın izleme pazarında işlem gören davalı şirketin  faaliyetlerini devam ettiremeyecek seviyede finansal durumunun bozulmuş olması nedeniyle Kotasyon Yönergesinin 23/1-d maddesi kapsamında borsa kotundan çıkarılmasına ilişkin verilen kararın, davacı şirketin  faaliyetlerini devam ettirmeyecek seviyede finansal durumunun bozulmadığı iddiası ile tedbiren durdurulması talep edilmiş ise de  bu aşamada dosyaya sunulan belgeler davacının iddiasına  yönelik yaklaşık ispata yeterli değildir. Bu nedenle davacının, iddialarının ispatlamasının yargılama sonucu belirlenebileceği, bu aşamada yaklaşık ispat koşulu gereçekleşmediği görülmekle, mahkemece verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararın  yerinde olduğu anlaşılmıştır.  Sonuç olarak,  mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan ihtiyati tedbir talep eden davacı  şirket vekilinin istinaf başvurusunun  HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-HMK' nın  353/1.b.1 Maddesi gereğince davacı tarafın istinaf başvurusunun  esastan REDDİNE,2-Başvuru tarihinde Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli olan 162,10 TL  istinaf yoluna başvurma harcının Hazineye irat kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 59,30  TL istinaf karar harcı davacı taraftan peşin alındığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,4-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dair dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda tarafların yokluğunda oy birliğiyle ...362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.15/04/2021<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7333e14335d344a8","SID":"f08c26a721204228"}}