{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F MAHKEMESİ  K A R A R I<br>DOSYA NO\t: 2019/2089 <br>KARAR NO\t: 2021/761<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/11/2018<br>NUMARASI: 2016/486 E. - 2018/1128  K. <br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/04/2021<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21.03.2016 kaza tarihinde mülkiyeti davacıya ait ve davalının kasko sigortacısı olduğu ... plakalı aracın dava dışı sürücünün hakimiyetinde kaza yaptığını, davalı Sigorta şirketinin hasar talebini kabul  etmediğini, sürücünün kaza anında 0,5 promil alkol sınırını aşmadığını, yönetmelik ile getirilen 0,5 promil sınırının yasal dayanağı olmadığını, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile gerçekleşmediğini beyan ile 44.150,00.TL nin 21.03.2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan alınmasını talep ve dava etmiştir.  Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  sigortalı araç sürücüsünün kaza anında 0,54 promil alkollü olduğa, aracın alkollü sürülmesi halinin teminat dışı bırakıldığını, sigortalı araç sürücüsünün kazayı alkolün etkisi ile yaptığını, KTK 48.maddesinde 25.05.2013 tarihinde yapılan değişiklik ile artık kazanının münhasıran alkollün etkisi ile meydana gelip gelmediğine bakılamayacağını, beyan ile davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; \"kaza tarihinde mülkiyeti davacıya ait sürücü ... 'in sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile viraja hızlı girmesi neticesinde karşı şeride girerek kendi şeridinde seyir halinde olan sürücü ... 'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde kazanın meydana geldiği ,bu kazada davacı şirkete ait aracı kullanan sürücünün KTK nun 52/a/b maddesi ile KTK na bağlı yönetmeliğin 101/a maddelerini ihlal ettiğinden asli ve tam kusurlu olduğu , kazanın meydana gelmesinde davacının şoförünün münhasıran alkollü olmasının etkili olduğu , bu haliyle talebinin sigorta kapsamı dışında olduğu belirlendiğinden ve sigorta şirketinden bu tespite göre tazminat talep edemeyeceği\" gerekçesi ile;  Davanın reddine, karar verilmiştir. Davacı  vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı  vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu kazanın salt alkolden kaynaklanmadığını, dava dışı sürücünün alkol oranının mevzuata uygun olarak hesaplanmadığını, dava dışı sürücü aleyhine Bakırköy 7 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/564 Esas sayısı ile açılan davada kazanın salt alkolden kaynaklanmadığının tespit edildiğini, bu nedenle oluşan zararın kasko sigortası poliçesi kapsamında kaldığını belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.İstinaf edenlerin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede; 21.03.2016 kaza tarihinde mülkiyeti davacıya ait ve davalının kasko sigortacısı olduğu ... plakalı aracın dava dışı sürücünün hakimiyetinde kaza yaptığı ve davacının aracında hasar meydana geldiği davalı Sigorta şirketinin ise hasar talebini dava dışı sürücünün alkollü olması nedeniyle karşılamadığı anlaşılmıştır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, kazanın oluş şekline, dava dışı sürücünün oluşan kazada tam kusurlu olmasına ve kazanın dava dışı sürücünün salt alkollü olmasından meydana geldiğinin yeterli gerekçeler içeren bilirkişi raporu ile  tespit edilmiş olmasına, davacı ve davalının taraf bulunmadığı İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/564 Esas sayılı davasında alınan bilirkişi raporuna itibar edilmemesinde yasaya aykırılık bulunmamasına  göre, davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. <br>HÜKÜM: Gerekçe uyarınca; 1-Usul ve yasaya uygun olan ve başlıkta yazılı bulunan  mahkeme  kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,(HMK.m.353/1-b/1)2- Alınması gereken  59,30-TL harçtan peşin yatırılan 44,40-TL nispi karar ilam harcınınn düşümü ile 14,90-TL nispi karar ilam harcının istinaf eden  davacı dan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-Yasa yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,HMK. m. 353/1-b/1 hükmü uyarınca, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK. m. 362/1-a mad. gereğince, miktar itibariyle kesin olarak  oy birliğiyle karar verildi.28/04/2021<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1c4600141c1e7b13","SID":"110dad7aced93725"}}