{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2021/687 <br>KARAR NO\t: 2021/527<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ - NUMARASI: 18/01/2021 - 2021/34 D.iş - 2021/31  D.iş Karar<br>TALEP: İhtiyati Hacze İtiraz<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/04/2021<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ  TALEP : İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle; borçlulardan ...Ltd. Şti.  İçin 15.04.2020 vadeli ve 400.000 bedelli bono dolayı borçluların, borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının uygun bir teminat karşılığı ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İHTİYATİ HACİZ KARARI: Mahkemece; Alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve mevcut kanıtlara göre istem kanuna uygun görülmüş olmakla, toplam 400.000,00 TL. Alacak yönünden alacağın % 15 'ine tekabül  eden  60.000  TL Teminat karşılığında İİK'nin 257/1 maddesi gereğince borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarın, İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde İhtiyaten haczine karar verilmiştir.<br>İTİRAZ : İhtiyati haciz kararına itiraz eden vekili itiraz dilekçesinde özetle; müvekkili olan şirketin 19/02/2020 tarihli sözleşme ile el değiştirdiğini, senedi takibe koyan ... Ltd. Şti. yetkilisi el değiştirmeden haberdar olduğunu, senetin yeni şirket sahiplerine ve şirkete TTK'ya uygun olarak ödeme için ibraz edilmediği gibi protesto şartı da yerine getirilmediğini, senet  şirketin ticari defter kayıtlarında da  bulunmadığını,  talebe konu senetin şirketin pay devrinden sonra geçmişe yönelik düzenlenmiş sahte bir evrak olduğunu, Cumhuriyet savcılığına dolandırıcılık suçundan şikayette bulunulduğunu ve Asliye Ticaret Mahkemesinde menfi tespit davası açıldığını beyanla itirazlarını tekrar ettiklerini, müvekkil hakkında verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI\t: Mahkemece;  itiraz eden vekilinin itiraza konu ettiği hususlar esasa ilişkin olup, İİK'nın 265. maddesinde sayılan ihtiyati hacze itiraz sebeplerinden olmadığı, esasa ilişkin davada tartışılmasının gerektiği anlaşılmakla; İİK 265 kapsamına uymayan itirazın reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ   :İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; bir ticaret şirketinin tüm ticari hareketlerinin hiçbir şekilde şirket kayıtlarında olmayan ve protestoya dahi gerek kalmaksızın bir ticaret şirketinin vadesi gelmeyen bir senedi ödenmemesinden bahsedilemeyeceği için anılan karar şirket devirleri sonrası büyük sahtekarlık ve dolandırıcılıklara yol açacağını, ticari kayıtlarda olmayan senedi ödemelerinin beklendiğini, müvekkil şirkete ödenecek senedin, çeki vs olduğunu gösterir bir evrak olması gerektiğini, protesto ile haber verilmesi gerektiğini, bu durumun bir mali kayıttan anlaşılacağını, senetlerin illetten mücerret olması gibi bir durumun kimseye rahatça senet düzenleme imkanı vermeyeceğini, senedin bir ödeme aracı olduğunu, karşılığından ne alınmışsa ticari defterlerde yer alacağını, olayda şirketin sadece kira alacağı olan başkaca hiçbir ticari faaliyeti olmayan şirket olduğunu, verilen karar ile şirket devreden kişilere rahatça geçmişe yönelik senet düzenleme yetkisi verilmiş ve dolandırıcılığın önü açıldığını, menfi tespit davacı açıldığını, suç duyurusunda bulunduğunu, en az 3 yıl süreceği düşünülürse telafisi mümkün olmayan zararlar ortaya çıkacağını, bu hususları istinaf ederek, ilk derece Mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE :\tTalep İİK 265. maddesi uyarınca ihtiyati haczin itiraz üzerine kaldırılması istemine ilişkindir.Mahkemenin  18/01/2021   tarihli ara karar ile ihtiyati haczin kabulüne ilişkin karara karşı   yapılan itiraz üzerine  25/02/2021  tarihli ek  karar  ile itirazın reddine karar verilmiş,borçlu  tarafından itiraz üzerine verilen ek karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Hamilin bonoyu düzenleyene karşı ihtiyati haciz talep edebilmesi için ,bononun süresinde ibraz edilmiş  ve vadesinin  gelmiş olması yeterlidir.Ancak düzenleyen dışında müracaat borçlularına (lehdara )başvurabilmesi için senedin vadesinin gelmiş olması yeterli olmayıp ayrıca TTK.nun 778/d. maddesinin göndermesi  aynı Kanunun 714 ve 730. maddeleri uyarınca, ödeme gününü izleyen iki iş günü içinde senedi düzenleyenin protesto edilmesine bağlıdır. Alacaklı hamil, anılan madde koşullarında, senedi düzenleyene protesto keşide etmediği takdirde,düzenleyen dışındaki diğer borçlulara  karşı müracaat hakkını kaybeder. Ödeme protestosu  bonoya bağlı alacağın muaccel hale gelmesi veya borçluların temmerüdü  için öngörülen bir ihtar olmayıp, hamilin müraccat hakkını kullanabilmesi için öngörülen bir koşuldur.Kanunda ödememe protestosunun çekilebileceği  azami süre düzenlenmiş olup bu düzenlemeden ödeme günü gelmiş  bononun ancak bu sürenin sonunda muacel hale geldiği ya da talep edilebilir hale geldiği sonucu çıkarılamaz.Süre içerisinde protesto çekildiği andan itibaren müracaat borçlularına başvuru şartı oluşacaktır.Senedin düzenleyicisi  şirketin pay devir sözleşmesi ile el değiştirilmesi ve senedin  şirket ticari  defterlerinde kayıtlı olmaması borçlu şirketin düzenleyici sıfatını etkileyen ve  ortadan kaldıran bir husus değildir.  Senedi lehdardan ciro yolu ile devralan ihtiyati haciz talep eden hamilin borçlu  düzenleyiciye karşı ihtiyati haciz talep edebilmesi için protesto çekilmesine gerek yoktur.İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekli olup, 15/04/2020  ödeme tarihli 400.000- TL bedelli senede konu talep tarihi itibarıyla muaccel olan alacak yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesinde ve İİK 265 maddesinde sınırlı olarak sayılan, borçlu vekilinin  bu  madde kapsamında  kalmayan itirazlarının  mahkemece reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle istinaf nedenleri yerinde görülmeyen  ihtiyati hacze itiraz eden  vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. \t<br>H Ü K Ü M \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;   1-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf karar harcı itiraz eden borçlu tarafından başlangıçta peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-f maddesi  ve İİK'nın 265/ son maddeleri uyarınca  oy birliği kesin olarak  ile karar verildi.22/04/2021<br>\t\t\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0192133f182983d2","SID":"c759b286f383af97"}}