{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2021/222 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2021/299<br>DAVA\t\t: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))<br>DAVA TARİHİ\t: 31/03/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 06/04/2021<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>DAVA: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin çek hesabının bulunduğu ...  İstanbul ... Sanayi Şubesinin  ...  ıban numaralı  hesabına ait 31.03.2021  keşide tarihli 94.400-TL bedelli  ... seri numaralı çekin  takas yolu ile sorulması üzerine  çekten haberdar olunduğunu, temin edilen ve dilekçeleri ekinde sunulan çek  altındaki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, müvekkilinin bilgisi ve rızası hilafına  tanzim edilmiş doldurulmuş ve imza edilmiş olduğunu, esasen   çekte  hamil görünen  taraf ile müvekkilinin  ticari ilişkisi  mevcut olup bu çekin şirket tarafından verildiğinden ve imza edildiğinden şirket yetkilisinin  bilgisi bulunmadığını beyanla müvekkili şirket yetkilisinin imzasını taşımayan ve  haricen  tanzim edilerek imza edilen  ...  İstanbul ... Sanayi Şubesinin  ...  ıban numaralı  hesabına ait 31.03.2021  keşide tarihli 94.400-TL bedelli  ... seri numaralı çek  hakkında öncelikle çekin   kötü niyetli  hamil veya cirantalar vasıtası ile bankaya ibraz edilmek suretiyle tahsili cihetine gidilmesi durumunda telafisi  imkansız zararların  doğmasını önlemek adına söz konusu çek hakkında ödeme yasağı kararı verilmesini , yargılama neticesinde yapılacak  inceleme sonucu  imzanın şirket yetkilisine ait olmadığının tespiti ile  çek iptaline karar verilmesini  talep etmiştir. <br>GEREKÇE: <br>Dava; çek iptali talebinden ibarettir.<br>6102 sayılı Yasanın 757 ve devam maddeleri gereğince iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir. Mahkeme, ödemeyi meneden kararında muhataba, vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdi etmeye izin verir ve tevdi yerini gösterir. Poliçeyi eline geçiren kişi bilindiği takdirde, mahkeme, dilekçe sahibine iade davası açması için uygun bir süre verir. Dilekçe sahibi verilen süre içinde davayı açmazsa, mahkeme, muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır. Poliçeyi eline geçiren kişi bilinmiyorsa, poliçenin iptaline karar verilmesi istenebilir. İptal isteminde bulunan kişi, poliçe elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür. Mahkeme, dilekçe sahibinin, poliçe elinde iken zıyaa uğradığına dair verdiği açıklamaları inandırıcı bulursa, verilecek ilanla, poliçeyi eline geçireni, poliçeyi belirli bir süre içinde getirmeye davet ve aksi takdirde poliçenin iptaline karar vereceğini ihtar eder. Poliçeyi getirme süresi en az üç ay ve en çok bir yıldır. Elden çıkan poliçe mahkemeye sunulursa, mahkeme, iade davası açması için dilekçe sahibine uygun bir süre verir. Dilekçe sahibi bu süre içinde dava açmazsa, mahkeme, poliçeyi, sunmuş olana geri verir ve muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır. Elden çıkan poliçe, verilen süre içinde mahkemeye sunulmazsa, iptaline karar verilir.<br>Poliçeye dair iptal hakkındaki 757 ilâ 763 üncü maddelerle 764 üncü maddenin birinci fıkrası   Yasanın 818/1-s maddesi gereğince çekler hakkında da uygulanır.<br>Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/01/2015 tarih,  2014/19118 esas ve 2015/925 karar sayılı ilamı; 15/04/2015 tarih, 2015/571 esas ve  2015/5258 karar sayılı ilamı; 03/06/2015 tarih, 2015/2751 esas ve 2015/7625 karar sayılı ilamlarında belirtildiği üzere keşidecinin çek iptali davası açma hakkı bulunmamaktadır.<br>Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 17/04/2013 tarih, 2012/8365 esas ve 2013/7471 karar sayılı ilamı; 26/06/2012 tarih, 2011/9069 esas ve 2012/10993 karar sayılı ilamı; 17/12/2013 tarih, 2013/9917 esas ve  2013/23042 karar sayılı ilamı; 18/11/2013 tarih,  2013/6068 esas ve 2013/20772 karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere bu davanın açılabilmesi için davacının keşideci değil, hukuki hamil olması gerekir, keşidecinin doğrudan doğruya çek iptali davası açma hakkı bulunmayıp keşidecinin keşide ettiği çekin bedelini hamile ödeyerek çeki geri alması da kendisine hamil sıfatı kazandırmaz. Kıymetli evrakın iptaline ilişkin davanın, TTK’nun 563/2. (6102 sayılı TTK 651/2) maddesi uyarınca, zayi edildiği anda kıymetli evrak üzerinde hak sahibi olan kişi, bir diğer söyleyişle ancak kıymetli evrakın yetkili hamili tarafından açılabilmesinin olanaklı olması nedeniyle davacının çekle işleyen hesap sahibi sıfatıyla bu nitelikteki davayı açmasına yasal olanak bulunmamaktadır.<br>Somut olayda hasımsız olarak açılan  davada davacı vekili tarafından dava dilekçesinde müvekkili şirketin çek hesabının bulunduğu ...  İstanbul ... Sanayi Şubesinin   ...  ıban numaralı  hesabına ait 31.03.2021  keşide tarihli 94.400-TL bedelli  ... seri numaralı çekin  takas yolu ile sorulması üzerine  çekten haberdar olunduğunu, temin edilen ve dilekçeleri ekinde sunulan çek  altındaki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, müvekkilinin bilgisi ve rızası hilafına  tanzim edilmiş doldurulmuş ve imza edilmiş olduğunu beyanla yargılama neticesinde yapılacak  inceleme sonucu  imzanın şirket yetkilisine ait olmadığının tespiti ile  çek iptaline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmakla yukarıda açıklanan yasal düzenleme ile eldeki talebin değerlendirilmesinde her ne kadar istem sahibi keşidecisi olduğu çek üzerinde imzaların kendisine ait olmadığını beyanla iptaline karar verilmesini talep etmiş ise de, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, keşidecinin kıymetli evrakın iptalini talep etme hakkı bulunmayıp, anılan davayı açmak üzere dava ehliyeti bulunmamaktadır. Dava ehliyeti dava şartlarından olup Mahkememizce resen yapılan incelemede dava şartı noksanlığının tespit edilmesi üzerine 6100 sayılı Yasanın 320/1.maddesinin verdiği yetki ile dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek yasal ve yerinde görülmüştür.<br>Bu itibarla;<br>HÜKÜM: <br>1-Davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, <br>2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Karar kesinleştiğinde davacı gider avansından artan bakiyenin davacıya/vekiline iadesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin yokluğunda; davacı vekiinin gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize vereceği bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize göndereceği dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/04/2021<br><br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br> <br>Hakim ...<br>¸e-imzalıdır <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"16df3b8cc9f67030","SID":"7be14267eeaf24a8"}}