{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ... TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\tT.C.<br>\tANKARA<br>\t3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>GEREKÇELİ KARAR  <br>ESAS NO\t: ...<br>KARAR NO\t: 2021/142<br><br><br>DAVA TARİHİ\t: 21/04/2016<br>DAVA\t: Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti<br>DAVA TARİHİ\t: 05/03/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 25/02/2021<br>K. YAZIM TARİHİ\t: 15/03/2021<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali-Koop.Üyeliğinin Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı asil dava dilekçesi ile özetle; Davalı kooperatifin 45 yıllık üyesi olduğunu, ferdi münasebet sonrası seneler öncesi tam hisse ile mülkiyet hakkı kazandığı konutu 07.07.2014 tarihinde tapudan sattığını, ancak ortaklık haklarını devir etmediğini kooperatife  taahhütlü mektupla bildirdiğini, buna rağmen kooperatifin ortaklıktan çıkarılmasına, ortaklık payının  3. kişiye devrine karar verdiğini, ... Ticaret Mahkemesinde ... E. sayılı dosyada devam etmekte olan ortaklığın tespiti ve genel kurul kararlarının iptali davası açtığını, bilirkişi incelemesi neticesinde ortak olduğu, genel kurula ortaklık vasfı bulunmayan kişilerin katıldığı, yapılan seçimlerin geçersiz olduğuna dair rapor verildiğini, üç kişilik yönetim kurulunun başkan ve bir üyesinin ortak olmadıklarının tespit edildiğini, Kooperatifler Kanunu’nun 55. maddesi uyarınca yönetime seçilecek olanların ortak olma mecburiyeti bulunduğunu, bu durumda 27.03.2016 da yapılan genel kurulun ortaklık vasfı bulunmayan kooperatifi temsil etmemeleri gereken kanunen  yetkisiz kişiler tarafından hazırlandığını, genel kurul ve hazırlık işlemlerinin tamamının ortak olmayan bu nedenle de yönetim kurulu üyeliğini haiz olmayan kişiler tarafından gerçekleştirildiğinden işlemlerin tamamının yok hükmünde olduğunu, ortaklığının tescil edilmiş olmasına rağmen genel kurula davet edilmediği ve davet edilmeyeceğinin söylendiğini, bakanlık temsilcisinin  kabulü  ile genel kurula katılabildiğini, ortaklık haklarına sahip olmayan kişilerin genel kurula katıldığını belirterek  davalı kooperatifin 27.03.2016 tarihli genel kurul toplantısı ve alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Dosyamız ile birleşen ... Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Merkezi Ankara, taşınmazlarının bulunduğu yer ... Körfezi ..., ... olan S.S. ... Evleri ... Turizm Kooperatifi aracılığı ile edendiği arsa ve üzerinde inşaa ettiği konutunu  07/07/2014 yılında davalıya devrettiğini, kooperatife  bu hususta bilgi verdiğini, davalının kooperatife ortaklık talebinde bulunduğunu, fakat kooperatif ortaklığını devretmediğini, kooperatif tarafından ise mülkünü devir edenin üyeliği mülkün yeni sahibine geçer şeklinde karar verildiğini, bu hususta ... Ticaret Mahkemesine ... Esas sayılı dosyası ile iptal dava açıldığını, bu davada kooperatifin ortağı olduğunun tespitine ilişkin talebi kabul ettiğini beyan ettiğini, süregelen davanın verilen kararında eksiklik olduğundan bahisle istinaf yoluna gittiğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 21/09/2018 tarih .... Karar sayılı ilamıyla verilen kararın kaldırılarak dava dışı olan ... hakkında dava açmak üzere tarafına süre verildiğini, aynı mahiyette ... Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında da ... Ticaret Mahkemesi dosyasının akıbetinin beklendiğini, ... Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının 21/02/2019 tarihli duruşmasında ise davacıya ...'ın davaya dahil edilmesi için tarafına süre verildiğini, birleştirme talepli olarak iş bu davayı açtığını belirterek, kendisinin koop. ortağı olduğunun tespitine, davalının ise koop. ortağı olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davacının işbu davada taraf ehliyeti bulunmadığını, dava dilekçesinde ortaklıktan çıkarıldığını ve hissesinin üçüncü kişiye devrine yönelik karar verildiğini beyan ettiğini, ... Ticaret mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunu delil göstererek dava açtığını, bilirkişi raporunun takdiri delil olup bağlayıcılığı olmadığı gibi kesin hüküm teşkil etmesinin söz konusu olmadığını, öncelikle davacının taraf ehliyetinin incelenmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği gibi yönetim kurulundaki kişilerin kooperatif ortağı olmadığına yönelik tespit niteliğinde kesinleşmiş bir mahkeme ilamının mavcut bulunmadığını, yönetim kurulu üyesi ...’ın 11.08.2008 tarihinde taşınmaz ile birlikte kooperatif hak ve yükümlülüklerini de ...’ndan devraldığına dair belgeyi ve kooperatife çektiği ihtarnameyi ve  aynı şekilde ...’in ...- ...’ndan devraldığına dair hisse devir belgesini ve ihtarname örneğini sunduklarını, davacının ithamlarının asılsız olduğunu belirterek davacının dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise ... Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını veya birleştirilmesini istemiştir.<br>Dosyamız ile birleşen ... Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davacının iddialarının yerinde olmadığını, davalının kooperatif üyesi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. <br> DELİLLER: Mahkememizce davalı kooperatif genel kurul toplantı tutanağı, hazirun cetveli, ana sözleşme getirtilmiş, bilirkişiden rapor alınmıştır.<br>Getirtilen ... Ticaret Mahkemesi’nin 09.05.2019 tarih ve ... E. ... K. sayılı kararının incelenmesinde; Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile, davacı ...’ın davalı kooperatife ortak olduğunun tespitine, davalı kooperatifin 22.03.2015 tarihli genel kurul toplantısında 8. ve 9. gündem maddeleri ile alınan kararların iptaline, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Bu kararın istinaf edilmesi üzerine; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi’nin 09.07.2020 tarih ve 2019/1995 E. 2020/897 K. sayılı ilamı  ile; Asıl davanın kısmen kabulü ile davacı (...’ın) davalı kooperatifin ortak olduğunun tespitine, davalı kooperatifin 22.03.2015 tarihli genel kurul toplantısında alınan 8. Ve 9. Gündem maddeleri ile alınan kararların iptaline, 22.03.2015 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 7. Maddesinde alınan aidatlarını zamanında ödemeyen ortaklar hakkında %3 gecikme cezası uygulanması kararında %3 kısmının yok hükmünde olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin isteminin reddine, birleşen davanın kabulü ile ...’ın  davalı kooperatifin ortağı olmadığının tespitine  karar verilmiştir. Karar temyiz edilmeksizin 01/09/2020 tarihinde kesinleşmiştir.<br>Kooperatif uzmanı bilirkişi düzenlediği raporunda; Davacının  27.03.2016  tarihli  genel  kurul gündeminin  3, 4, bileşik 5-6, 7 ve 9 maddelerinde alınan kararlara karşı muhalefet şerhi yazdırması nedeniyle 1163 Sayılı Kanunun  53. maddesi uyarınca bu kararlar  yönünden dava açma hakkının bulunduğu, yapılan incelemede; Gündemin 7. maddesinde; “Ankara Ticaret İl Müdürlüğü’nün 10.09.2015 tarihli  ve 04 sayılı yazısı ekinde yer alan inceleme raporunun 3. Maddesinde  bahsi geçen 4.481,00.TL’nin kooperatifçe karşılanmasına”  davacının red oyuna karşılık 23 kabul oyuyla oyçokluğuyla karar verildiği, esasında bakanlıkça kesilen bu idari para cezasının  yönetim kurulunun  sorumluluğunda bulunduğu, ancak kooperatif   genel  kurulunca  ‘açık ibra niteliğinde sayılabilecek’ bu kararla  kooperatife kesilen idari para cezasının  kooperatifçe karşılanmasına  karar  verilmiş olması karşısında; Davacının payına düşen miktarı  ödemesi durumunda  ibra kararına ve bu karara red oyu verip muhalefet şerhi yazdırdığından  ilgili  yönetim kurulu üyelerinden rücu etme  hakkı bulunduğundan, genel kurul iradesine üstünlük tanınarak  genel kurul kararında  iptal nedeni bulunmadığı, yahut  bu kararın ‘iptalinin’  gerekip  gerekmeyeceği hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğu, davacının muhalefet şerhi verdiği diğer gündem maddelerinde alınan kararlarda  mevcut dosya kapsamına nazaran  yasa, anasözleşme ve iyi niyet kurallarına  aykırı  bir  yön tespit edilemediği, yine  alınan kararlarda  batıl bir yön tespit edilemediği belirtilmiştir.<br>MAHKEMENİN GEREKÇESİ:  Dava, davalı kooperatif genel kurul kararının iptali; birleşen dava, davacının kooperatif üyeliğinin tespiti(davalının da üye olmadığının tespiti)ne ilişkindir.<br>            Asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede; Davacı asil dava dilekçesi ile özetle, davalı  kooperatifin  27.03.2016 tarihli genel kurul toplantısı ve alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı kooperatif vekili ise cevap dilekçesi ile özetle, genel kurulda alınan kararların yasaya ve ana sözleşmeye uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.<br>Davalı  kooperatifçe  davacının ortaklık sıfatına  ilişkin itirazda bulunulmuş ise  de; Yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği gibi, davalı kooperatifçe  ... Ticaret Mahkemesinde davacı tarafından  açılan davada  davacının ortaklık sıfatının kabul edilmesi  ve  Mahkemece de kabul edilmesi, ... Ticaret Mahkemesi’nin 09.05.2019 tarih ve ... E. ... K. Sayılı kararına karşı  istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin 23. Hukuk Dairesi’nin 09.07.2020 tarih ve 2019/1995 E. 2020/897 K. sayılı kararı  ile  asıl davanın kısmen kabulü ile davacı (...’ın) davalı kooperatifin ortak olduğunun tespitine, birleşen davanın kabulü ile ...’ın  davalı kooperatifin ortağı olmadığının tespitine karar verilmesi ve kararın 01/09/2020 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle davacının ortaklık sıfatının da kesinleştiği anlaşılmaktadır. <br>Taraflar arasındaki anlaşmazlık; davaya konu 27.03.2016 tarihli genel kurul kararlarının, iptallerinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.<br>Mahkememizce alınan kooperatif uzmanı bilirkişi raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli olduğu görülerek hükme esas alınmıştır.\t<br>Bilirkişi raporu tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; 1163 sayılı  Kooperatifler  Kanunu’nun  53.  maddesinde; “Aşağıda yazılı kimseler kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler. / 1. Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri; / 2. Yönetim Kurulu; / 3. Kararların yerine getirilmesi Yönetim Kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri; / Bozma davasının açıldığı ve duruşmanın yapılacağı gün, Yönetim Kurulu tarafından usulen ilan olunur. / Birinci fıkrada yazılı bir aylık hak düşüren sürenin sona ermesinden önce duruşmaya başlanılamaz. Birden fazla bozma davası açıldığı takdirde, davalar birleştirilerek görülür. /  Mahkeme, kooperatifin isteği üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesine karar verebilir. Teminatın mahiyet ve miktarını belirtmek mahkemeye aittir. / Bir kararın bozulması bütün ortaklar için hüküm ifade eder.” hükmü  düzenlenmiştir. <br>Eldeki davada; Davanın  1163 sayılı yasanın 53.maddesine göre hak  düşürücü  süre  içerisinde  açılıp  açılmadığı; eğer  dava  süresinde  açılmış  ise  davacının  dava  açma  hakkı  bulunup  bulunmadığı (genel  kurula  katılması  halinde  alınan  karara  ret  oyu  kullanıp  muhalefet  şerhi  yazdırıp  yazdırmadığı, genel  kurula  katılamaması  halinde  ise  çağrıdaki  usulsüzlük, gündemin gereği gibi  ilan  ve  tebliğ  edilip  edilmediği  iddiası  gibi  1163  Sayılı  Yasanın  53/I/1-2-3  maddesi  hükümlerinde sayılan diğer  hallerin  bulunup  bulunmadığı); Dava  açma  hakkı  bulunması  halinde  de  alınan  kararın  esas  yönünden  bir  başka  deyişle  yasa,  ana sözleşme  ve  iyi  niyet  kurallarına  aykırı  olup  olmadığı  hususları  incelenmiştir.<br>Süre yönünden; 1163  Sayılı  Kooperatifler  Yasası’nın  53. maddesi  uyarınca  iptal  davasının  genel kurulu  kovalayan günden itibaren 1 ay içerisinde açılması gerekmektedir. Eldeki  davada,  27.03.2016  tarihli  genel  kurulunda  alınan  kararların  iptali  istenildiğinden, dava  da 21.04.2016  tarihinde  açıldığından  süresinde  açıldığı  anlaşılmıştır.<br>Şekil ve usul yönünden; İptale konu 27.03.2016 tarihli genel kurul tutanağının  incelenmesinde, gündem  maddelerini  içeren  genel  kurula  çağrının  ortaklar  listesine  kayıtlı  62  ortağa  26.02.2016  tarihinde  Kavaklıdere/Ankara PTT  şubesinden  taahhütlü  mektupla  yapıldığı, davacıya çağrı yapılmadığı, ancak hazirun cetvelinin sonuna tükenmez kalemle isminin eklendiği  görülmüştür. Ortağa genel kurula çağrı  yapılmaması çağrıda bir usulsüzlük olsa da bu durum genel kurul kararlarının doğrudan iptali  sonucunu  doğurmamakta, yalnızca  çağrı yapılmayan ortağa  dava açma hakkı  vermektedir. Genel  kurul  toplantısının  davacı ile birlikte  63  ortaktan  13  ortağın  asaleten  ve  11  ortağın  vekaleten  olmak üzere toplam  24 ortağın  ve  de  bakanlık  temsilcisinin  katılımı  ile  yapıldığı  anlaşılmakla genel kurul  toplantı nisabında  ana sözleşmeye  aykırı  bir  durum  bulunmamaktadır.  <br>Kural  olarak, bir  ortağın genel  kurulda  alınan  kararın  iptalini  talep  edebilmesi  için,  1163 sayılı Kooperatifler Yasasının  53/I-1.  maddesi  hükmü  uyarınca  karara  karşı  ret  oyu  kullanıp  muhalefet  şerhini  tutanağa  yazdırması  gerekmektedir. Yani  ret  oyu  vermesi  yeterli  olmayıp ayrıca oylama sonucunda alınan karara karşı muhalefet şerhi  yazdırması  gerekmektedir. Bu  husus  dava  ön  şartı  olup  re’sen  dikkate  alınması  gerekmektedir. Ayrıca  oylama  öncesi  yapılan  görüşme  sırasında  sonradan  alınacak  karara  esas  olması  muhtemel  bir  hususa  karşı  olunduğunun  belirtilmesi  yahut  eleştiri  yapılması  alınan  karara  muhalif  olunduğu  anlamını  taşımamaktadır. Dolayısıyla  peşin  muhalefet  kabul  edilmemektedir. Muhalefetin  görüşülen  konuya  değil, oylama  sonunda  alınan  karara  karşı  yapılması  gerekmektedir. 1163 Sayılı Yasanın 53. maddesinde belirtilen kararlar iptali kabil kararlar olup, batıl kararlara karşı muhalefet şerhi söz konusu olmaksızın her zaman dava açılabilir. <br>Hazirun cetveli incelendiğinde davacının isminin hazirun listesinin sonuna tükenmez kalemle eklendiği ve  bu durumun gerekçesinin de tutanağa dercedildiği,  bu şekilde davacının  genel kurula katıldığı anlaşılmıştır. <br>Bakanlık  temsilcisinin  katılımı  ile  yapılan  27.03.2016  tarihli  genel  kurul  toplantı  tutanağı  incelendiğinde  davacının; Gündemin 3. maddesinde, yönetim kurulu ve denetim kurulunun  ibrasına, bilanço ve gelir gider tabloların kabulüne ilişkin kararlara; Gündemin 4. maddesinde, orta alanın toprak ve çakılla doldurulması, direnajının  yapılması ve üstüne herhangi bir tesis yapılmaması kararına; Gündemin bileşik 5-6 maddesinde, aidatların 01.04.2016 tarihinden geçerli olmak üzere Nisan, Mayıs, Haziran aylarında ayrı ayrı ortak başına 400,00 TL, temmuz ayında 300,00 TL olmak üzere toplam 1.500,00 TL olması ve tahmini bütçenin kabulüne ilişkin karara; Gündemin 7. maddesinde, Ankara Ticaret İl Müdürlüğü’nün 10.09.2015 tarihli  ve 04 sayılı yazısı ekinde yer alan inceleme raporunun 3. Maddesinde  bahsi geçen 4.481,00 TL’nin kooperatifçe karşılanması kararına; Gündemin 9. maddesinde, elektrik  hatlarının yer altına alınması ve bu hususta komisyon oluşturulması konusunda ihtiyaç halinde  yönetim kurulunca 1.000,00 TL  toplanması  kararına,           ret oyu vererek  muhalefet şerhini yazdırdığı  tespit  edilmekle  davacının  bu  gündem maddelerinde alınan kararlar yönünden dava açma hakkı bulunduğu kanaatine varılmıştır.<br>Esas yönünden; Davacının muhalefet şerhi yazdırdığından dava açma hakkı bulunan genel  kurul  gündeminin  3, 4, bileşik 5-6, 7 ve 9. maddelerinde alınan  kararların  yasa, anas özleşme ve iyi niyet kurallarına  aykırı olup olmadıkları yönünden  incelenmiştir. <br>Gündemin 3. maddesinde; Yönetim kurulu ve denetim kurulunun  ibrasına, bilanço ve gelir gider tabloların kabulüne,  davacının  ret  oyuna karşılık  23  kabul oyu  ile karar verilmiştir. Dava dilekçesinde, ibra kararlarının  yerinde olmadığına yönelik, yönetim kurulunun kooperatifi zarara uğrattığına veya bilançodaki hangi kalemlerin gerçeği yansıtmadığına  ilişkin  somut bir iddia  ileri sürülmemiştir.  Sadece genel kurula çağrı yapan  yönetim kurulu üyelerinin gerçekte kooperatif  ortağı olmadıkları, yetkisiz oldukları, dolayısıyla yetkisiz kişilerce genel kurula çağrı vs. işlemlerin  tamamının  geçersiz olması nedeniyle  genel kurulun ve alınan kararların yok hükmünde olduğu  iddia  edilmiştir.   Yine bu kapsamda ortak olmayan kişilerin genel kurula katıldığı  iddia  edilmiştir. <br>Bir önceki  22.03.2015 tarihli genel kurul gündeminin 4. maddesinde, ..., ...  ve ...’in  yönetim kurulu asil üyeliklerine  seçildiği  belirlenmiştir. Dolayısıyla  iptale konu genel kurul  bu yönetim kurulu tarafından yapılmıştır. Yukarıda ayrıntılı belirtilen ... Ticaret Mahkemesi’nin 09.05.2019 tarih ve ... E. ... K. Sayılı kararı ve dosya içeriği; Söz konusu Mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde verilen,  Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi’nin 09.07.2020 tarih ve 2019/1995 E. 2020/897 K. sayılı kararı da dikkate alındıgğında; Dava dışı ..., ....’ün  kooperatif ortağı oldukları mahkeme kararıyla da kabul edildiğinden,  22.03.2015 tarihli genel kurulda  ..., ...  ve ...’in  yönetim kurulu asil üyeliklerine  seçilmesinde  ve  bu  yönetim kurulu tarafından  genel kurula çağrı yapılarak genel kurul yapılmasında yasa ve ana sözleşmeye aykırı bir yön bulunmamaktadır. <br>Yine  mevcut Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi kararına göre, genel kurula ortak olmayan kişilerin katılması gibi bir durum da söz konusu olmayacaktır. Sonuç olarak ibra kararlarında, toplantı ve karar nisabı yönünden yasa ve ana sözleşmeye bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>Gündemin 4. maddesinde; Orta alanın toprak ve çakılla doldurulması, direnajının  yapılması ve üstüne herhangi bir tesis yapılmamasına  davacının ret oyuna karşılık  23  kabul  oyuyla  oyçokluğuyla  karar verilmiştir. Bu kararda  yasa, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>Gündemin bileşik 5-6 maddesinde; Aidatların 01.04.2016 tarihinden geçerli olmak üzere Nisan, Mayıs, Haziran aylarında ayrı ayrı ortak başına 400,00 TL, temmuz ayında 300,00 TL olmak üzere toplam 1.500,00 TL olması ve tahmini bütçenin kabulüne, yönetim kuruluna bütçedeki rakamlarda fasıllar arasında aktarma yetkisi verilmesine ayrı ayrı davacının ret oyuna karşılık  23 kabul oyuyla oyçokluğuyla karar verilmiştir. Kabul edilen yıllık üye başına toplam 1.500,00 TL aidatın  fahiş olmadığı, genel kurulca toplanan paraların avans niteliğinde olduğu, yönetim kurulunun toplanan paraların hesabını genel kurula verecek olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, bu gündem maddesinde alınan kararda da yasa, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>Gündemin 7. maddesinde ; Ankara Ticaret İl Müdürlüğü’nün 10.09.2015 tarihli  ve 04 sayılı yazısı ekinde yer alan inceleme raporunun 3. maddesinde  bahsi geçen 4.481,00 TL’nin kooperatifçe karşılanmasına, davacının red oyuna karşılık 23 kabul oyuyla oyçokluğuyla karar verilmiştir.                    Davacı ise bakanlık incelemesinde tahakkuk ettirilen 4.481,00 TL para cezasının kooperatif yöneticilerince ödenmesi gerektiğini  belirterek muhalefet şerhi koymuştur. <br>Dosya kapsamına göre,  Bakanlık incelemesi neticesinde TTK 562. Maddesinin, 1. Fıkra, c bendi uyarınca  kooperatife  4.481,00 TL  para cezası  kesildiği  anlaşılmaktadır. Sevk maddesinden defter tasdikleriyle ilgili ceza kesildiği  anlaşılmaktadır. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun  62. Maddesine göre, kooperatif defterlerinin tutulmasından doğan sorumluluk yönetim kuruluna ait olup, yönetim kurulunun bu sorumluluğu yerine getirmemesi nedeniyle, bakanlıkça kooperatife kesilen idari para cezasının sorumluluğu da yönetim kuruluna ait olduğundan, para cezasının yönetim kurulunca ödenmesi gerekmektedir.  <br>Belirtilen nedenlerle, gündemin 7. maddesinin yasaya ve ana sözleşmeye aykırı olduğu ve iptali gerektiği kanaatine varılmıştır.<br>Gündemin 9. maddesinde; Elektrik  hatlarının yer altına alınması ve bu hususta komisyon oluşturulması konusunda ihtiyaç halinde  yönetim kurulunca 1.000,00 TL toplanmasına, davacının  ret oyuna karşılık 23 kabul oyuyla oyçokluğuyla karar verilmiştir. Ancak bu hususta komisyon oluşturulmasına ise oybirliğiyle karar verilmiştir. Bu  kararda yasa, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>Sonuç olarak; davacının dava açma hakkı bulunduğu  iptali kabil kararlar  yönünden, gündemin 7. maddesi  dışındaki  diğer  gündem maddelerinde alınan kararlarda yasa, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.<br>Ayrıca; Davacı tarafçından, genel kurulun ve alınan kararların yok hükmünde olduğu iddia edildiğinden, davacının muhalefet şerhi yazdırmadığı  diğer gündem maddelerinde alınan kararlarda batıl bir yön olup olmadığı yönünden de  değerlendirme  yapılmış, buna göre; Gündemin bileşik 1-2 maddesi; açılış, saygı duruşu ve divan heyeti seçimi  ve Gümrük Ve Ticaret bakanlığının  03.09.2015 tarihli yazısının tartışılmak üzere gündeme ilave edilmesine ilişkin olup, divan heyeti seçimi ve gündeme madde ilavesi oybirliğiyle alınmış olup, batıl bir yön bulunmamaktadır. Gündemin 8. maddesi; hiçbir ortağın faiz borcunun silinmemesine oybirliğiyle karar verilmiş olup, batıl bir yön bulunmamaktadır. Gündemin 10. maddesi; Kooperatif tüzüğünün 5. ve 17 maddelerinde yapılacak değişiklik ile ilgili bakanlıktan ön izin alınması çalışması yapmak üzere yönetim kuruluna oybirliğiyle yetki verilmiş, olup  bu  kararda  da  batıl bir yön bulunmamaktadır.<br>Yukarıda belirtilen gerekçelerle; Somut olayda, 27.03.2016  tarihli  genel  kurulunda  alınan  kararların  iptali  istenildiğinden  dava  da 21.04.2016  tarihinde  açıldığından  1163  Sayılı  Kooperatifler  Yasası’nın  53. maddesi  uyarınca  davanın süresinde  açıldığı, davacının  genel  kurul gündeminin  3, 4, bileşik 5-6, 7 ve 9 maddelerinde alınan kararlara karşı muhalefet şerhi yazdırması nedeniyle 1163 Sayılı Kanunun  53. maddesi uyarınca bu kararlar  yönünden dava açma hakkının  bulunduğu, yapılan incelemede; Gündemin 7. maddesinin yasaya ve ana sözleşmeye aykırı olduğu ve iptali gerektiği, davacının muhalefet şerhi yazdırdığı diğer gündem maddelerinde alınan kararlarda  yasa, anasözleşme ve iyi niyet kurallarına  aykırı  bir  yön bulunmadığı, yine  alınan kararlarda  batıl bir yön tespit edilemediği anlaşılmakla, Mahkememizin ... Esas sayılı asıl dosyasında; davanın kısmen kabulü ile; Davalı kooperatifin 27/03/2016 tarihli olağan genel kurul toplantısının 7 no.lu kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede; Davacının birleşen davayı açmadan önce, aynı konuda ve aynı taraflara ilişkin ... Ticaret Mahkemesi’nin 09.05.2019 tarih ve ... Esas sayılı davayı açmış olduğu, böylece aynın davanın daha önceden açılmış ve dava tarihi itibariyle halen görülmekte (derdest) olduğu anlaşılmıştır. Derdestliğe yönelik dava şartı noksanlığının giderilmesinin mümkün olmadığı ve derdestlik dava şartı olup Mahkemece res'en dikkate alınması gerektiğinden birleşen ... Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında; HMK'nun 114/1-ı ve 115/2. maddeleri gereğince derdestliğe yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,<br>1-Mahkememizin ... Esas sayılı asıl dosyasında; Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davalı kooperatifin 27/03/2016 tarihli olağan genel kurul toplantısının 7 no.lu kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>Alınması gereken 59,30 TL harçtan, peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile eksik  36,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine, <br>Davacı tarafından peşin yatırılan 58,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen toplam 1.765,40 TL yargılama giderinden176,50 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>2-Birleşen ... Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında; HMK'nun 114/1-ı ve 115/2. maddeleri gereğince derdestliğe yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE, <br>Alınması gereken 59,30 TL harçtan, peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile eksik  14,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,<br>Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>Dair; Davacı asil ...'ın yüzüne karşı, davalılar vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/02/2021<br><br>Başkan ...<br>  ¸[e-imza]<br>Üye ...<br>  ¸[e-imza]<br>Üye ...<br>  ¸[e-imza]<br>Katip ...<br> ¸[e-imza] <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ceb2dbc92bb98788","SID":"838c6c546b89d993"}}