{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>\tT.C.<br>\tKARŞIYAKA<br>ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ                                         \"TÜRK MİLLETİ ADINA\"<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tGEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2021/...<br>KARAR NO\t: 2021/...<br><br>BAŞKAN\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>DAVACI \t: ...<br>\t...<br>\t...<br>DAVALI \t: ...<br>\t  ...<br>\t ...<br>DAVA\t: Genel Kurulu Toplantıya Çağırmaya İzin Verilmesi<br>DAVA TARİHİ\t: 14/12/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 07/04/2021<br>KARARIN YAZILDIĞI<br>TARİH\t: 16/04/2021<br><br>\tDavacı tarafından davalı aleyhine açılan ve ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 20..E.,  K.sayılı  tarihli yetkisizlik kararı üzerine mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;<br>\tİSTEK                                :<br>\tDavacı dava dilekçesi ile; kendisinin ...'nin %51 payına sahip olan hissedarı olduğunu, bu şirketin ... tarihinden beri organ eksikliği nedeniyle şirket genel kurulunun yapılamadığını, organ eksikliğinin giderilememesi halinde TTK'nun 530. maddesi gereği şirketin feshine karar verileceğini, hali hazırda şirketin yönetim kurulunun olmadığını, son yönetim kurulu üyelerinin de aralarındaki husumet nedeniyle bir araya gelemediğini, bu nedenle şirketin genel kurulunun toplantıya çağrılamadığını, şirket ortağı ...'nun şirkete zarar verdiğini, şirketin mallarına ilişkin usulsüz tasarruflarının bulunduğunu belirterek, TTK'nun 410/2 maddesi gereği davacı ...'a genel kurulu toplantıya çağırma izni verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tSAVUNMA            \t\t\t\t\t\t\t:<br>\tDavalı; davaya cevap vermemiştir.<br>\tGEREKÇE VE HÜKÜM  :<br>\tDavacı taraf delil ve belgelerini ibraz etmiş, davalı şirkete ait sicil dosyası örnekleri celbedilmiştir.<br>\tDava; 6102 sayılı TTK'nın 410/2 maddesi gereğince genel kurulu toplantıya çağrıya izin talebinden ibarettir.<br>\tUyuşulmazlık ve çözülmesi gereken sorun; İkametgahı mahkememiz yargı çevresi içerisinde kalan davalı şirketin %51 hissesine sahip ve ... tarihi itibariyle ...yıl süre ile davalı şirketi münferiden temsil ve idareye yetkili olan davacının süre sona ermesine rağmen şirket genel kurulunu toplantıya çağırma yetkisinin bulunup bulunmadığı ve işbu davayı açmakta hukuki menfaatinin olup olmadığı noktalarındadır.<br>\tTTK'nun 390/1 maddesine göre, esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alır. Bu kural yönetim kurulunun elektronik ortamda yapılması halinde de uygulanır.\t<br>\tYargıtay'ın istikrarlı içtihatlarına göre, yönetim kurulu ya da müdürün görev süresinin sona ermesi, esas sözleşmede aksi bir hüküm yoksa, acil yönetim işlerini yürütmesine ve bu arada genel kurulu toplantıya çağırma yetkisini kullanmasına engel teşkil etmez. (Yarg. ... HD'nin ... gün ...E., ... K. ve ...gün ... E., ...K., sayılı içtihatları -..., ...)<br>\tMaddi ve hukuki olgular ışığında olaya dönüldüğünde; <br>\tDavalı şirketin münferiden temsile yetkili bulunan ve %51 hisseye sahip olan davacının 2... tarihli genel kurul kararında ön görülen ... yıllık müdürlük görevi süresi sona ermiş ise de, esas sözleşmede aksi bir hüküm bulunmadığından, acil yönetim işlerini yürütme ve bu arada genel kurulu toplantıya çağırma yetkisinin halen uhdesinde bulunduğu anlaşılmıştır. <br>\tÖte yandan, TTK'nun 390/1 madde hükmünde, yönetim kurulunun üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanacağı ve kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alacağı belirtilmiş ise de, iki ortaklı ve iki üyeli yönetim kurulunda bu maddenin mutlak şekilde uygulanması hak ve adalet ilkeleri ile menfaat dengelerine uygun düşmez. Bu itibarla, %51 hisseye sahip ve münferiden şirketi temsile yetkili bulunan davacının tek başına en azından acil işlerden sayılan genel kurulu toplantıya çağırma kararı almak için yönetim kurulunu tek başına toplayıp karar alma imkanın bulunduğunun kabulü gerekir.<br>\tO halde, kanunda öngörülen bu imkanlar çerçevesinde müdür sıfatıyla davalı şirket genel kurulunu toplantıya çağırması mümkün iken, TTK'nun 410/2.maddesine göre dava açmasında hukuki yarar yoktur; bu nedenle\tdavanın reddi gerekir.<br>\tHÜKÜM                            :<br>\tYukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal gerekçeye, dosyadaki delillere ve heyetin taktirine göre:\t <br>\tDavanın REDDİNE,<br>\tAlınması gerekli 59,30 TL karar harcından 54,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>\tDavacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tSarfedilmemiş gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa  iadesine,<br>\tDair kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacının yüzüne karşı, davalının yokluğunda oybirliği ile verilen bağlı karar açıkça okunup, anlatıldı. 07/04/2021<br><br>Başkan ...<br> <br>Üye ...<br> <br>Üye...<br> <br>Katip ...<br> <br><br><br>Bu döküman 5070 Sayılı Kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e50542914dd0b267","SID":"0aca0a9fd98baa8e"}}