{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2019/1847 <br>KARAR NO: 2021/88<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/09/2017<br>NUMARASI: 2016/990 Esas - 2017/720 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Destekten Yoksun Kalma Tazminatı (Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 28/01/2021<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;   <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava ve uyuşmazlık, TBK'nın 53/3. maddesi kapsamında ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince; \"Davanın kabulü ile, 23.546,81 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Karayolları Trafik Kanunu'nın 97. maddesi gereğince, başvuru sahibi tarafından müvekkili şirkete eksik evrak ile başvurulduğunu, dava şartının yerine getirilmediğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, belirlenen tazminattan yetiştirme giderinin indirilmemesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosya kapsamından, dava nezdinde ZMSS poliçesiyle sigortalı bulunan ... plakalı aracın, dava dışı sürücü ...'un sevk ve idaresinde iken, 09/05/2012 tarihinde, davacının oğlu (yaya) ...'a çarpması nedeniyle meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının desteği oğlu ...'ın vefat ettiği, destekten yoksun kalma tazminatının ödenmesi için dava öncesinde davacı tarafça davalı Sigorta Şirketi'ne başvurulduğu ve davalı Sigorta Şirketi tarafından aktüerya bilirkişisinden davacı baba ve dava dışı anne yönünden aktüerya raporunun alındığı, desteğin annesi ...'a ödemenin yapıldığı, ancak desteğin babası olan davacıya hesap numarası bilgisinin verilmemesi gerekçe gösterilerek ödemenin yapılmadığı, işbu davada, desteğin babası olan davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunduğu ve Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yukarıda belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili her ne kadar, dava öncesinde davalı Sigorta Şirketi'ne başvurulmadığını ve davacı baba için belirlenen tazminattan yetiştirme gideri indirilmediğini, dolayısıyla kararın bu yönlerden hatalı olduğunu  iddia etmiş ise de; yukarıda da vurgulandığı üzere, davacı işbu dava öncesinde Sigorta Şirketi'ne başvurduğundan, davalının bu yöne ilişkin istinaf iddia ve itirazında isabet bulunmamaktadır. Yine davalı Sigorta Şirketi tarafından, herhangi bir iste çalışmayan desteğin annesi dava dışı ...'a yapılan ödemede dikkate alınan aktüerya raporunda yetiştirme gideri indirimi yapıldığından, işbu davada, desteğin babası olan davacı için yapılan hesaplamada yetiştirme gideri indiriminin yapılmaması, Yargıtayın yerleşik karar ve uygulamaları ile hakkaniyete uygun bulunduğundan, bu yöne ilişkin itirazı da yerinde değildir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 1.608,48 TL harçtan peşin alınan 402,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.205,98 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.28/01/2021</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e6d0c1b51fc0dbaf","SID":"434b234916845b11"}}