{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2019/1724 <br>KARAR NO: 2021/1011<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/06/2017<br>NUMARASI: 2016/629 E - 2017/617 K<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ: 01/04/2021<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:\tDavacı  vekili dava dilekçesinde;davacının  ... nolu tesisatın kurulu bulunduğu ... Mah. ... Cad. N:... Bağcılar/İst adresinde iş yerlerine kumaş baskı emprime  işi yaptığını,  davalı şirket yetkililerince  30.04.2016 tarihinde yaptığı kontrolde 180.267,00 kwh üzerinden 78.071,00 TL ek tahakkuk yapıldığını, ek tahakkukun faturası içinde 14.401,625 kwh tüketiminde   dahil edildiğini, bu tüketim miktarının dahil  6.939,43 TL olduğunu,davacının bunun dışında kalan 71.131,57 TL müvekkilinin borcu olmadığını belirterek,gerçek tüketim bedeli olan 6.939,43 TL dışında kalan 71.137,57 TL oranında borçlu olmadığının tespiti ve faturanın iptaline  karar verilmesini  talep  ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; uygulanacak hükümlerin EPDK tarafından yayımlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği içerisinde bulunmakta olup  bu yönetmeliğin  13. maddesinin açık olduğunu,  bu madde gereği yapılacak hata durumunda ödeme yükümlülüğünün  ortadan kalkmayıp  itiraza konu tüketim bedeli ile tüketicinin bir önceki tüketim döneminde ödemiş olduğu tüketim bedeli arasındaki farkın yüzde otuzdan fazla olması durumunda tüketicinin bir önceki dönem tüketim bedeli kadarını son ödeme tarihine kadar ödeyebileceğini,  davacıya tahakkuk ettirilen bedelin 1 yılın üzerinden hesaplamasının  ise yine Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 13. maddesi 6. fıkrasından  kaynaklandığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davada ek tüketimden kaynaklı faturadan borçlu olunmadığının tespiti talep edilmiştir. Mahkeme,alınan bilirkişi raporunda , davacının borcunu 14.023,86 TL olduğu tespit edildiğini, 78.071,00 - 14.023,86 =64.047,14 TL fazla tahakukun yapıldığı gerekçesiyle; \"Davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya 64.047,14 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar vermiştir. Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunda EPDK, EPY hükümlerinin dışına çıkarak kanuna aykırı bir rapor düzenlendiğini,bilirkişinin sağlıklı bir hesaplama yapabilmesi için gerekli belgeler olan  ...’ın 2016/3 VE 2016/4 dönemine ait faturanın hesap ayrıntısı ve tüketimin ne şekilde belirlendiği ve faturanın neye dayandırılarak hesaplandığını belirten, hesap bülteni, kontrol bülteni ve tesisat cari endeks döküm bilgilerini, sayaç kaldırma belgesi, laboratuvar raporu, sayaç işaretleri ,... nolu tesisatın sayılı tesisatta hangi yapılan işlemlere ilişkin belgelerin dosyada bulunmadığını, celp edilmemesi sonucunda EPDK ve EPY’ye aykırı bir rapor ortaya çıktığını,itirazlara  rağmen tek  bilirkişi raporu ile karar verildiğini,rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, ek tahakkuku geçersiz kılacak hiçbir belgenin sunulmadığını,bilirkişinin aksi kanıtlanmadıkça tutanaklara göre hesaplama yapmak zorunda olduğunu ve davalı kurum  kayıtlarının süre ve kurulu güç ve aşım değerleri kapsamında davalı  kurum kayıtlarını baz alarak yeni bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Alınan bilirkişi raporunda , davalı tarafça  12 ay üzerinden hesaplama yapıldığı, azami 12 aylık tahakkuk yapılabilmesi için akım trafosunun 125/5 olduğunun tespit edildiği tarih olan 30.04.2016 dan bir seneyi geçtiği yani 30.04.2015 'den önce belgelendirilmiş işlemin belgesinin sunulması gerektiği, 30.04.2015'den 1,5 ay öncesinde davacının 18.03.2015 'de bu sayaca ilk defa abonelik yaptığı, davalının yanlış ek tahakkuk hesabının hatalı olduğu , akım trafolarının her abonenin sözleşme gücüne göre belirlendiği, sözleşme gücüne göre doğru orantılı olarak artmakta veya azalmakta olduğu, doğru bulgu ve belge olarak  abone detay bilgisinde sözleşme gücünün 12.04.2016 tarihinde 33 kw'dan 72 kw'a artırıldığına dair bilginin davalı tarafından sunulduğu gözetilerek 12.04.2016 tarihinde 125/5 akım trafosunun monte edildiğinin belirlenmesiyle , ilgili dönemler için   davacının 2016/05 dönemine ait faturasına  konu normal tüketim ve eksik çarpan (X13) dahil tüketimlerinin toplam tutarının 14.023,86 TL olduğu hesaplandığından, dava konusu ek tahakkuk fatura tutarı olan 78.071,00 TL dan  14.023,86 TL çıkartıldığında 64.047,14 TL lık fazla tahakkuk yapıldığı  tespit edilmiştir. Hükme dayanak rapor kapsamında, sözleşmeye konu kurulu gücün 12.04.2016 tarihinde 33 kw'dan 72 kw'a artırıldığı  hususunun abone detay kayıtları gereği davalı kurum kayıtlarından belirlendiği gözetilerek, yapılan hesaplamaya ilişkin  bilirkişi raporunun ilgili mevzuat ve yönetmelik hükümlerine uygun  ,taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu anlaşılmıştır.Bu konuda yeni bilirkişi incelemesinin davaya katkı sağlamayacağı açıktır. Mahkeme kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 4.375,06 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.093,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.281,29 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 01/04/2021</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"869d1953aee833cf","SID":"3ac13ff8f444c856"}}