{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2019/543 <br>KARAR NO: 2021/429<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/11/2018<br>NUMARASI: 2016/1186 Esas - 2018/835 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/03/2021<br>Davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili , davalının davacı  bankanın ... nolu şahsi  müşterisi olduğu,aynı zamanda ... A.Ş nin yetkili kişisi olarak şirket hesaplarından işlem gerçekleştirdiğini,davalının ... A.Ş nin yetkilisi sıfatı ile 03.03.2015 tarihinde şirketin ... nolu hesabından 58.000- TL çektiğini,para çekme işleminden sonra dava dışı şirketin işleme itiraz etmesi sonucunda yapılan incelemede davalının hesap sahibi olan şirket nezdindeki yetkilerinin kaldırıldığı ve davalının bu durumu bildiği halde davacı bankayı yanıltarak işlem yaptığını, şirketin talebi üzerine davacı banka tarafından 58.000-TL nin iade edildiğini,kendisine ait olmayan parayı hesabına geçiren davalının sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince , davacı bankaya verdiği zararı tazmin etmekle mükellef olduğunu ,  paranın iade edilmemesi üzerine İstanbul ...İcra Müd. ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını , itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek davalının haksız itirazının iptali ile davalının % 20 tazminat ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili,davanın zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğini,davalının 03.03.2015 tarihinde ... A.Ş hesabından para çektiğini, söz konusu işlemin yapıldığı tarih itibarı ile davalının yetkisinin kaldırıldığına dair bilgi verilmediğini,davalının tek taraflı yapılan bu işlemden haberdar olmadığını,davacı bankanın işlem bedelini iadesinin kendi hatasından kaynaklandığını,davalının sorumluluğu bulunmadığını,alacağın likit olmadığını inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığını,davanın öncelikle zamanaşımı nedeni ile reddine ve davacı aleyhine % 20 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece;toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalının yetkisiz temsilci olarak davacı bankadan parayı çekmesi nedeni ile   davanın kabulü ile İstanbul ... İcra Müd. ... esas sayılı dosyasına davalının yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının alacak miktarı üzerinden  % 20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; davanın öncelikle zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğini, davalının para çekme işleminin gerçekleştiği 03.03.2015 tarihinde yetkisinin kaldırıldığından haberdar olmadığını,bu konuda dava dışı şirket tarafından bildirimde bulunulmadığını, davacı bankanın iade işlemini gerçekleştirmesinin kendi hatası olduğunu , alınan bilirkişi raporunun hükme esas alacak nitelikte olmadığını belirterek kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava , davacı banka tarafından temsil yetkisi sona eren davalıya  yapılan ödemenin istirdadı için  yapılan takip nedeni ile açılan itirazın iptali davasıdır. Ticaret siciline tescil ve ilanı zorunlu olan bir husus tescil ve ilan edilmiş ise, üçüncü kişiler bu hususu bilmediklerini iddia edemeyecekleri gibi, kaydı gerekli olmasına rağmen kayıt ve ilan edilmeyen bir hususun da üçüncü kişilerce bilinmedikleri kabul olunur (TTK m.36) Somut olayda ;15 haziran 2010 tarihli imza sirküleri ile davalıya ilk yapılacak genel kurula kadar geçerli olmak üzere münferit temsil yetkisi verildiği ,30.12.2014 tarihli imza sirkülerine göre de ,davalının temsil yetkisinin 1.12.2014 tarihi itibariyle sona erdiği,detaylı sicil kayıtları getirtilmese de ,imza sirkülerinin düzenlendiği tarih itibariyle sicile  tescilin gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Davalı vekili temsil yetkisinin sona erdiğinin müvekkiline bildirilmediğini ,tek taraflı temsil yetkisinin kaldırılmasının geçersiz olduğunu ileri sürse de yukarıda yazılı yasal düzenlemeler gereğince ticaret siciline tescil olunan bir hususun bilinmediği üçüncü şahıslar tarafından dahi  ileri sürülemeyecektir. Yine şirketi temsil yetkisinin kaldırılması münhasıran genel kurula ait olduğundan geçersizliği de ancak bir karar iptali davasında ileri sürülebilecek olup,davalı vekilinin temsil yetkisinin kaldırılmasının geçersiz olduğuna yönelik istinaf sebebi yerinde değildir. Kural olarak, \"yetkisiz temsilci, sahte talimat, bankanın hataya düşürülmesi suretiyle mevduat hesabından para çekilmesi\" halinde mevduat sahibi bu çekişe muvafakat veya icazet vermez ise bankaya karşı alacağı aynen devam eder. Ancak, yapılan ödemelere davacı sonradan icazet vermişse banka sorumlu tutulamaz. (yargıtay 11.HD nin 2013/627 esas ,2014/7711 karar sayılı ve 18.4.2014 tarihli ilamı)Davacı bankanın itiraz üzerine mevduat sahibine ödeme yapması kusur teşkil etmediğinden bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Davalının temsil yetkisi sona erdikten sonra  şirketin davacı bankadaki ... nolu hesabından 3.3.2015 tarihinde 58.000-TL parayı çektiği davalının ikrarı ile sabittir.Mevduat sahibine 3.3.2016 tarihinde ödeme yapan banka 6.4.2016 tarihinde  davalıya karşı icra takibi başlatmıştır.Davalı tarafından çekilen paranın  temsil yetkisinin sona erdiği tarihten sonra aradan geçen zaman ve ticaret sicil kayıtlarının etkisi  dikkate alındığında hataen yapılmış bir işlem olarak kabulü mümkün olmadığından davalı ,davacı  banka zararına olarak uhdesinde bulunan parayı davacıya iade ile yükümlüdür. Yapılan ödeme tarihine göre ; TBK 72.gereğince  zamanaşımı süresi dolmadan icra takibi başlatıldığından  davalı vekilinin zamanaşımı süresinin dolduğuna yönelik istinaf nedeni de yerinde değildir. Açıklanan sebeblerle,davanın kabulüne, davalının takibe itirazının iptaline ve likit alacak nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Davalıdan alınması gereken 3.993,12-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 995-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.998,12-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davacının  yaptığı  60-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/03/2021</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1ae730261a0a6605","SID":"7f1d0affc3be0dda"}}