{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2019/841 <br>KARAR NO\t: 2021/612<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/01/2019<br>NUMARASI: 2017/74 E - 2019/57 K\t<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın  İptali<br>KARAR TARİHİ: 02/03/2021<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlular aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, borçluların 09/12/2016 tarihinde haksız yere itirazda bulunduğunu ve takibin durduğunu, müvekkili şirketin ticari amaç güderek davalılardan ...’e ait “İstanbul ili, ... ilçesi, ... köyü, ... mevkii, ... pafta ... parsel numaralı taşınmazın”  40.000,00 TL bedel mukabilinde alım satımı hususunda sözlü olarak anlaştıklarını, işbu satışa istinaden kısmi olarak 20.000 TL ödeme yapılması konusunda anlaşıldığını, müvekkili şirketin bu nedenle davalılardan ... San. Ve Tic. A.Ş.’nin hesabına 21/07/2016 tarihinde 15.000,00 TL, 27/07/2016 tarihinde ise 5.000,00 TL olmak üzere toplamda 20.000,00 TL ödediğini, tarafların taşınmazın 21/07/2016 tarihinde devri konusunda mutabakata vardıklarını, bakiye satış bedelinin satış anında ödenmesinin kararlaştırıldığını, anlaşmaya binaen edimini ifa eden müvekkili şirketin davalıların üzerine düşen edimi yerine getirmesi adına irtibata geçtiğini, davalı tarafın ilgili taşınmazın devrine yanaşmadığını beyan ederek, itirazın iptali ile davalı tarafa  icra inkar tazminatı yükletilmesine  karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.  Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari bir ilişkinin söz konusu olmadığını, görevsizlik nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da taraflar arasında yazılı veya sözlü olarak İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, ... Köyü, ... Mevkii, ... pafta, ... parsel sayılı taşınmazın alım ve satımına ilişkin yapılmış bir anlaşma ya da sözleşme bulunmadığını, davacı yanın İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasıyla takibe koyduğu banka dekontlarının davacı yanın yaptığı borç ödemesi olduğunu, bu nedenle bu dekontların davacı tarafın müvekkillerimden alacaklı olduğu anlamına gelmediğini, ayrıca dava dışı kişilere  verilen vekaletnamelerin de davacı tarafın müvekkillerinden alacaklı olduğu anlamını taşımadığını beyan ederek, davanın  reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Mahkemece,1-Davanın KISMEN KABUL VE KISMEN REDDİNE,  İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalılardan 20.000 TL alacaklı olduğunun tespiti ile, bu miktara vaki itirazın iptali ile, takibin asıl alacak 20.000 TL üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %10,50 geçmemek üzere değişen oranlardan avans faizi uygulanmak sureti ile, takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, 2- Alacağın % 20 si oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Kararı istinaf eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari bir ilişkinin söz konusu olmadığını, görevsizlik nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da taraflar arasında yazılı veya sözlü olarak  taşınmazın alım ve satımına ilişkin yapılmış bir anlaşma ya da sözleşme bulunmadığını, davacı yanın İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasıyla takibe koyduğu banka dekontlarının davacı yanın yaptığı borç ödemesi olduğunu, bu nedenle bu dekontların davacı tarafın müvekkillerinden alacaklı olduğu anlamına gelmediğini, ayrıca dava dışı kişilere  verilen vekaletnamelerin de davacı tarafın  alacaklı olduğunu göstermediğini beyanla,kararın kaldırılması  istenmiştir....nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme sonucunda; Dava; taşınmaz alım satımı ilişkisinden kaynaklı olduğu iddia edilen  alacak istemi ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Görev yönünden yapılan incelemede   ;harici satış sözleşmesinin davacı şirket ile davalı ... arasında yapıldığı iddia edilmektedir.Diğer davalı şirketin hesabına ise satış bedeli olarak para gönderildiği iddiası mevcuttur. Davacı ile davalı şirket ,yasa gereği tacirdir.Ancak diğer davalı taşınmaz hissedarı olup,dosyada tacir olduğuna dair iddia,belge ve bilgi bulunmamaktadır.6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesi ve  5. maddesinde yazılı unsurlar mevcut olmadığından ,göreve ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Dayanak ,İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında, davacı tarafından,borçlular arasında gösterilen  davalı aleyhine 20.592,08 TL alacağın tahsili için   takip başlatılmış,  takip borçlularının borca ve  ferilerine itiraz etmiştir.Tapu kayıtlarına  göre ,davalı ... ,taşınmazda hissedar iken dava tarihinden önce 19/01/2017 tarihinde hissesini 3. kişiye sattığı görülmüştür. Davacı şirket tarafından davalı şirket hesabına, 21/07/2016 tarihinde 15.000 TL, 27/07/2016 tarihinde ise 5.000 TL olmak üzere 20.000 TL ödeme yapıldığına ilişkin dekontlar ibraz edilmiş,bankadan dekont örnekleri mahkemece  celp edilmiştir.  15.000,-TL ödemenin dekontunda ,açıklama kısmında ,\" ...'e ait Arnavutköy ilçesi, ... Köyü, ... Mevkii, ... pafta, ... parsel numaralı taşınmazın satışına ilişkin\" olduğu yazılıdır.Diğer ödeme belgesinde bu şekilde bir açıklama bulunmamaktadır.Ne var ki ,her iki ödemenin tarihleri dikkate alındığında ve arada o dönemde  başkaca hukuki ilişki bulunduğu iddia edilmediğine göre ,2. dekont ödemesinin de taşınmaz satışı ile ilgili olduğu kabul edilmiştir. Dosyaya celp edilen vekaletnameye göre ,davalı ...'ün banka dekontunda yazan taşınmazın satışı konusunda davacı şirketin yetkililerine  satış yetkisi içeren  vekaletname verdiği görülmüştür.Mahkemece alınan  bilirkişi raporunda , davacı şirket ticari defterlerinin tasdiklerinin süresinde yapılmış olduğunu, davacı şirket ticari defter kayıtlarının incelenmesinden banka kayıtlarında yer alan 15.000 TL ve 5.000 TL tutarındaki ödemelerin davalı şirket adına hesap açılarak \"159 Verilen Avanslar\" hesabı altında kayıt altına alarak davalı şirketi borçlandırdığını, ticari defterlerin kapanış kayıtlarında da 20.000 TL lik alacağın varlığını koruduğunu, 2016 yılı içerisinde davacı şirket ile davalı şirket arasında herhangi bir ticari işlem bulunmadığını, davacı şirketin davalı şirkete herhangi bir nedenle bir borcunun bulunmadığını, davalı şirketin inceleme günüde gelmediğini, defter ve belgelerin yerinde incelenmesi talebinde de bulunmadığını, bu nedenle davalı şirket ticari defterlerinin incelenemediğini beyan etmiştir.Mahkeme tarafından, davalı tarafın yapılan ödemenin borç ödemesi karşılığı olduğu beyanı yönünden , ödemenin varlığını kabul ettiği ancak farklı bir sebebe dayandığını iddia ettiği , davalının beyanının  bu haliyle vasıflı ikrar niteliğinde olup vasıflı ikrar bölünemeyeceğinden davalının ödemenin borç için yapılmış olduğu beyanının aksinin ispat yükünün  davacıda bulunduğu şeklindeki tesbiti isabetli olup, yine davacının dosyaya delil olarak sunmuş olduğu dekont içeriğinde “... İstanbul ili Arnavutköy ilçesi ... köyü ... pafta 156 parsel satışın istinaden” açıklamasının yer aldığı ,vasıflı ikrar nedeniyle ispat yükü hala üzerinde olan davacının dekont içeriğindeki açıklama sayesinde yapılan ödemenin taşınmaz satışı nedeniyle yapılan ön ödeme olduğunu ispat ettiği şeklindeki kabulü ile ,her iki dekonttaki ödemenin bu hukuki ilişkiye ait olduğu anlaşılmakla ,yapılan ödeme ve miktarları yönünden mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda , mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve hukuka   aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 1.366,20 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 342,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.024,20 TL'nin davalıdan  alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa  karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02/03/2021<br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e58cd53589f9630a","SID":"7b9ebae0d60d4f31"}}